Ad

Sürdürülebilir Beslenme Alışkanlıkları Nasıl Oluşturulur?

Günümüzde çevreyi korumak ve sağlığımızı desteklemek için beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmek önemlidir. İşte adım adım sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazanmanızı sağlayacak öneriler:

  1. Bilinçlenmek: Sağlıklı ve çevreye dostu beslenme hakkında bilgi edinmek için güvenilir kaynaklardan araştırma yapabilirsiniz.
  2. Çeşitli ve Dengeli Beslenmek: Meyve, sebze, tam tahıllar, protein kaynakları ve sağlıklı yağlar gibi farklı besinleri dengelemeye çalışın.
  3. Bitkisel Yiyeceklere Öncelik Verin: Sebzeler, meyveler, baklagiller ve kabuklu yemişler gibi bitkisel yiyecekleri daha fazla tüketin.
  4. Yerel ve Organik Ürünleri Seçin: Yerel ürünleri tercih ederek taşıma maliyetlerini azaltabilir ve doğal kaynakları koruyabilirsiniz.
  5. Gıda İsrafını Azaltmak: Bilinçli alışveriş yapın, gereksiz yere fazla yiyecek almayın ve artıkları değerlendirmek için kompost yapın.
  6. İşlenmiş Gıdalardan Kaçının: İşlenmiş gıdaların tüketimini azaltın, evde hazırlanan taze yemeklere yönelin.
  7. Su ve Enerji Tasarrufu: Suyu verimli kullanın, enerji yoğunluğu yüksek gıdalardan kaçının.

Unutmayın ki küçük adımlar büyük farklar oluşturabilir. Beslenme alışkanlıklarınızı yavaşça değiştirin ve çevrenize de örnek olun. Bu şekilde daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlayabilirsiniz.



Güdül Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayına Davet

Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu ProjesiKüresel Çevre Fonu (GEF) Küçük Destek Programı (SGP) Türkiye tarafından desteklenmekte, Besler Şifa Atölyesi koordinatörlüğünde, Yeşil Orman Okulu ve Güdül Belediyesi proje ortaklığında Güdül’de yürütülmektedir. 

Güdül Ekoköy Evi olarak, doğal yaşamın ve yerel kültürün önemini vurgulamak amacıyla Güdül Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayını düzenliyoruz. Bu özel etkinlikle ekoturizm ve agroturizmi anlamak hem de Güdül'ün doğal zenginliklerini keşfetmek için sizleri aramızda görmek istiyoruz.


Güdül Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayı, 
“Dünya turizm gününde Güdül için birlikte…” 
27 Eylül 2023, Çevrimiçi

Katılım başvuru formu ve programla ilgili bilgiler; https://forms.gle/9N8Av8pK24Aaq2xp6
Besler Şifa Atölyesi olarak sizi davet ediyoruz.


Senin Uyku Tipin Hangisi; Ayı, kurt, aslan ve yunus

"Yunus, kurt, ayı veya aslan mısınız? Uzmanlar, uykunuzun kişiliğini bilmenin üretkenliğinizi artırmanıza ve işinizde başarılı olmanıza nasıl yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Kronotipler, sirkadiyen ritmi ve kişisel uyku profilini tanımlar. Avustralyalı uyku uzmanı Olivia Arezzolo, kronotiplerin nasıl çalıştığını açıklıyor. Arezzolo, her kronotipin dinlenme ve uyanıklık zamanlarından nasıl keyif aldığını da anlatıyor. Örneğin, ayılar öğleden sonra erken saatlerde üretkenlikte düşüş yaşarken, kurtlar ise geceleri daha iyi hissediyor.

İnsanlar temel kronotiplerini değiştiremez fakat, davranışlarını değiştirebilirler. İşte 4 kronotip ve açıklamaları... Siz hangisisiniz? Avustralyalı uyku uzmanı, "kronotip" türünüzü bilmenin iş yerinde üretkenliğinizi artırmaya nasıl yardımcı olabileceğini açıklıyor. Olivia Arezzolo, kronotipleri "uyku profilleri" olarak tanımıyor, yani bu biyolojik olarak erken kalkmaya ve daha sonra yorgun olmaya mı, yoksa geç kalkmaya ve daha sonra yorulmaya mı programlı olduğunuzu anlamanın bir yolu. 30 yaşındaki Arezzolo Dailymail'de yer alan haberde "Bu yaklaşım bireysel sirkadiyen ritminizi veya uyku-uyanma döngünüzün nasıl programlandığını ana hatlarıyla açıklıyor" diyor.

Kronotipler, insanların uyku ve uyanıklık döngülerini tanımlar. Dört temel kronotip vardır: ayılar, kurtlar, aslanlar ve yunuslar.

Ayılar; Ayılar, insanların en yaygın kronotip tipidir. Sabahları erken kalkarlar ve akşamları erken yatarlar. En üretken oldukları saatler sabah 8 ile öğleden sonra 1 arasıdır.

Kurtlar; Kurtlar, geceleri daha aktif olan kronotip tipidir. Sabahları geç kalkarlar ve akşamları geç yatarlar. En üretken oldukları saatler öğleden sonra 1 ile akşam 6 arasıdır.

Aslanlar; Aslanlar, sabahları en üretken olan kronotip tipidir. Sabahları erken kalkarlar ve akşamları geç yatarlar. En üretken oldukları saatler sabah 6 ile öğleden önce 11 arasıdır.

Yunuslar; Yunuslar, en değişken kronotip tipidir. Uyku ve uyanıklık döngüleri diğer kronotiplere göre daha düzensizdir. En üretken oldukları saatler gün içinde değişebilir.

Kronotipinizi nasıl öğrenirsiniz?

Kronotipinizi, uyku ve uyanıklık alışkanlıklarınızı gözlemleyerek öğrenebilirsiniz. Sabahları ne zaman en iyi uyanırsınız? Akşamları ne zaman en iyi uyursunuz? En üretken olduğunuz saatler hangileridir?

Kronotipinizi öğrendikten sonra, ona uygun bir yaşam tarzı oluşturabilirsiniz. Örneğin, ayıysanız, sabahları erken kalkmak ve akşamları erken yatmak için kendinize bir düzen oluşturun. Kurtsanız, geceleri daha aktif olabilirsiniz. Aslansanız, sabahları erken kalkıp egzersiz yapabilirsiniz. Yunussanız, uyku ve uyanıklık döngünüzü düzene sokmak için bazı değişiklikler yapabilirsiniz.

Kronotipinizi bilmek, daha verimli ve üretken olmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca, uyku düzeninizi ve ruh halinizi iyileştirmenize de yardımcı olabilir.

Kronotipinizi belirlemek için yapabilecekleriniz

  • Uyku ve uyanıklık alışkanlıklarınızı gözlemleyin. Sabahları ne zaman en iyi uyanırsınız? Akşamları ne zaman en iyi uyursunuz? En üretken olduğunuz saatler hangileridir?
  • Kronotip testi yapın. İnternette veya kitapçılarda bulunan birçok kronotip testi mevcuttur.
  • Bir uyku uzmanına danışın. Bir uyku uzmanı, kronotipinizi belirlemenize ve ona uygun bir yaşam tarzı oluşturmanıza yardımcı olabilir.

Kronotipinizi bilmenin faydaları

  • Daha verimli ve üretken olun.
  • Daha iyi uyku düzenine kavuşun.
  • Ruh halinizi iyileştirin.
  • Stresi azaltın.
  • Hastalık riskinizi azaltın.

Kronotipinizi değiştirebilir misiniz?

Kronotipinizi değiştirmek zordur, ancak imkansız değildir. Kronotipinizi değiştirmek için yapabileceğiniz bazı şeyler şunlardır:

  • Düzenli uyku saatleri belirleyin ve uyku düzeninizi bozmayın.
  • Öğle (kaylüle) uykusunu saat 14.00'den sonraya bırakmayın,
  • yatak odasında kirli çamaşırlar yadsa yeni yıkanmış çamaşırları bulundurmayın, 
  • Karanlıkta uyku çok önemlidir,
  • Uykudan önce magnezyum içerikli takviyeler alın (koyu yapraklı yeşillikler, kabak çekirdeği, susam, tahin, kakao),
  • Lavanta yağından buhurdanlık ile uyku ortamını geliştirin (melisa ve kedi otu da dahil edebilirsiniz),
  • Uyku göz yastığı kullanabilirsiniz,
  • Tıbbi papatya çayı yada lavanta çayı yada pasiflora çayı tüketebilirsiniz,
  • Kakao, badem, fındık, ceviz yiyebilirsiniz.
  • muz, vişne, elma, kuru baklagiller, fermente besinler alınabilir.
  • Yatak odasını karanlık, sessiz ve serin tutun.
  • Yatmadan önce meyve, kafein ve alkolden kaçının.
  • Yatmadan önce egzersiz yapın, ancak çok ağır egzersizlerden kaçının.
  • Uyku apnesi veya diğer uyku bozukluklarınız varsa tedavi ettirin.

Kronotipinizi bilmek, daha iyi bir yaşam sürmenize yardımcı olabilir. Kronotipinizi belirlemek ve ona uygun bir yaşam tarzı oluşturmak için zaman ayırın.

İnfo kaynak: https://www.gzt.com/infografik/jurnalist/biyolojik-uyku-tipleri-15162



Karaçalı’ya Hünnap Aşılaması Yapıldı.

Karaçalı (Paliurus spina-christi), Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde yetişen, çalı formunda bir bitkidir. Halk arasında "çaltı, karadiken, çeşmezen, avanaktamisi, sincan dikeni, isadikeni" gibi isimlerle de bilinir. Karaçalı, idrar söktürücü, taş düşürücü, yara ve çıban iyileştirici, süt verimi arttırıcı, arıcılıkta önemli ve dere yataklarının ıslahında kullanılan bir bitkidir. Karaçalı, ayrıca dere yataklarının ıslahında kullanılır. Kökleri dere yataklarını stabilize ederek erozyonu önler.

Karaçalının cins adı olan "Paliurus", Latince "idrar söktürücü" anlamına gelir. Bu nedenle karaçalı, eski çağlardan beri idrar artıcı ve taş düşürücü olarak kullanılmaktadır. Taze yapraklarıyla yapılan lapa, yara ve çıbanları iyileştirici özellik gösterir. Karaçalı, mera alanlarında keçilerin en fazla istifade ettiği bitkidir. Bitkinin Nisan döneminde taze sürgünlerini, haziran döneminde çiçeklerini, temmuz döneminde ise tohum taslağını yemesi süt verimi artışına yüzde yüz etki etmektedir. Karaçalı, arıcılık sektöründe de önemli bir bitkidir. Bal skalasında 4-4 olarak değerlendirilmekte, yani yüzde yüz ballı bitkiler sınıfındadır.

Karaçalı, ülkemizde doğal olarak yetişen ve kültür olarak da yetiştirilen hünnap (Zizyphus jujuba) ile akrabadır. Lif içeriği yüksek olan hünnap sindirimi düzenler, kabızlığa karşı iyi gelir. Lifli beslenmek kolorektal kanser riskini de düşürür. Lifli beslenme ile kalp hastalıkları riskini artıran kolesterole karşı da koruma sağlar. Yapılan araştırmalar sonucunda diyabet, sarılık, yara ve ülser tedavisinde kullanılması önerilir.

Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi kapsamında Karaçalı (Paliurus spina-christi)'ya Hünnap (Zizyphus jujuba) aşılaması yapıldı. Deneme amaçlı 5 öbekte yapılan aşılamanın sonuçları bekleniyor. Aşılama konusunda Ankara'nın en iyi aşıcısı ile çalışma yapılmıştır.

Aşılamanın başarılı olması halinde, karaçalının verimi ve kalitesi artacak, ayrıca hünnap ile karaçalının faydalı özellikleri bir araya gelerek daha etkili bir bitki elde edilecektir. Aşılama çalışmaları ile hünnapın verimi ve kalitesinin artırılması ve daha etkili bir bitki elde edilmesi hedeflenmektedir.

 #ŞifaYolu #Güdül #Ankara #SGPTurkiye #BeslerŞifa

#BeslerŞifaAtölyesi

#YeşilOrmanOkulu

#ŞifaYolcuları

#aromaterapi #fitoterapi

#ekoturizm





Aile Çiftçiliği On Yılı Çalıştayı'na Katılım Sağladık.

Birleşmiş Milletler Aile Çiftçiliği On Yılı (2019-2028) kapsamında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Ankara Üniversitesi Kalkınma Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (AKÇAM) işbirliğinde ve Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle Türkiye`de aile çiftçiliğinin mevcut durumunu ve temel dinamiklerini incelemek üzere Türkiye’de aile çiftçiliğinin geleceğine ilişkin bir perspektif çalışması yürütülmektedir. 

Çalışma kapsamında hazırlanacak ana rapora temel oluşturmak üzere dört yerel çalıştay ve bir ulusal çalıştay üzenlenmiştir. Çalıştaylara katılan tarım ve kırsal kalkınma alanının kilit paydaşları, aile çiftçiliğine ilişkin temel eğilimleri tartışmakta ve çözüm önerileri geliştirmektedir. Aile çiftçiliğinin tarım ve gıda sistemlerinin dönüşümünde ve ulusal gıda güvenliğindeki işlevi dikkate alındığında paydaşlarımızın aile çiftçiliğinin geleceğine ilişkin tespit ve önerileri oldukça önemlidir. 

Çalıştay serisi, 10 Temmuz 2023 tarihinde Ankara`da düzenlenen ulusal çalıştay ile tamamlanmıştır. Hazırlanacak sonuç raporunun, ülkemizde aile çiftçiliği kapsamındaki yeni çalışmalara, program ve projelere ışık tutması hedeflenmiştir.

Çalıştayda;

1- Sürdürülebilir Tarım: Besler Şifa, aile çiftçiliği prensiplerini benimseyen bir tarım modeline sahiptir. Bu çalıştay, sürdürülebilir tarım yöntemlerini öğrenmek ve uygulamak için bir fırsat sunmuştur. Organik tarım, çevre dostu tarım yöntemleri, doğal kaynakların korunması gibi konuları ele alarak tarım faaliyetlerinizi daha sürdürülebilir hale getirilmesi planlanmıştır.

2- Bilgi ve Deneyim Paylaşımı: Çalıştaylar, çiftçiler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı için önemli bir platform sağlar. Besler Şifa, kendi deneyimlerini paylaşmak ve diğer çiftçilerden öğrenmek için bu çalıştaya katılmıştır. Farklı bölgelerden gelen çiftçilerle iletişim kurarak farklı tarım tekniklerini öğrenmek ve projeye uyarlanmak hedeflenmiştir.

3- İnovasyon ve Gelişim: Aile çiftçiliği çalıştayları, tarım sektöründeki yenilikleri ve gelişmeleri takip etmek için önemli bir platform olmuştur. Besler Şifa, sektördeki yenilikleri keşfetmek, yeni teknolojileri öğrenmek ve işlerine uygulamak için bu tür bir etkinliğe katılmıştır. Tarımsal verimliliği artırmak, kaliteyi iyileştirmek ve pazarlama stratejilerini geliştirmek gibi konuları ele almak için katılım sağlanmıştır.

4- Ağ Oluşturma: Çalıştaylar, çiftçiler arasında ağ oluşturma fırsatı sunar. Besler Şifa, sektördeki diğer çiftçilerle tanışabilir, işbirliği yapabilir ve gelecekteki iş fırsatları için bağlantılar kurulması öngörülmüştür.

5- Güncel Konuları Takip Etme: Aile çiftçiliği çalıştayları, tarım sektöründeki güncel konuları ele alır. Besler Şifa, sektördeki son trendleri ve politika değişikliklerini öğrenmek için bu tür bir etkinliğe katılmıştır. Yasal düzenlemeler, destek programları, pazar eğilimleri gibi konuları takip edilmiştir.

Sonuç olarak;

Sakinşehir Güdül Şifa Yolu kapsamında söz alınarak ilgilere proje hakkında bilgi verilmiştir. Doğal Yaşam üreticileri ve Ekoköy evi konusunda düşünceler paylaşılmış ve davet edilmiştir.





Aromaterapi Festivali Bitti.

 Aromaterapi Festivali, Türkiye ve dünyanın tek Aromaterapi Festivali olarak kabul edilen etkinlik, 4'üncü kez düzenlendi. Festival, "Tarladan Hasada, Lezzet, Şifa, Sanat" temasıyla 6 Temmuz'da başladı ve 9 Temmuz'da sona erdi. Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM)'nde gerçekleştirilen festival, eğitim seminerlerinden hasada, atölye çalışmalarından söyleşi ve konserlere kadar birbirinden farklı 111 etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Festivalin açılışı, 6 Temmuz Perşembe günü yapıldı ve festival 9 Temmuz saat 22.00'de son buldu. Seminerler ve atölye çalışmaları Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM)'de gerçekleştirilirken, Ören'de 150 standın kurulduğu alanda söyleşiler, atölye çalışmaları ve konserler düzenlendi.

Aromaterapi Festivali, BAÇEM'de Dr. Ender Saraç eşliğinde lavanta, ekinezya ve hatmi çiçeği hasadıyla başladı. Ardından Nurşen Ertuş'un "Doğadan Gelen Güzellik Defilesi" gerçekleştirildi ve festival alanında yapılacak kortej yürüyüşüyle Ören'de devam etti. Festival kapsamında birbirinden farklı 111 etkinlik gerçekleştirildi.

Besler Şifa Atölyesi olarak 4. Aromaterapi Festivali'nde yer alan standımızda, birçok kıymetli hocamızı, dostumuzu ve basın mensuplarını ağırlama fırsatı bulduk. Standımızda özgün aromaterapi ürünlerimizi sergiledik ve ziyaretçilerle paylaştık. Ancak standımız sadece ürünlerimizi tanıtmakla kalmadı, aynı zamanda Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesini de duyurmak ve GEF SGP (Global Environment Facility Small Grants Programme) desteği konusunda açıklamalarda bulunmak için bir platform sağladı.

Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi, doğal şifa kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının teşvik edilmesini amaçlayan önemli bir girişimdir. Bu proje, bölgedeki tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğini korumayı, yerel toplulukların ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmayı ve ekosistem sağlığını desteklemeyi hedeflemektedir. Standımızda, proje hakkında detaylı bilgi sunarak, ziyaretçilerin bu önemli inisiyatifi tanımalarını sağladık.

Ayrıca, GEF SGP desteği konusunda da açıklamalarda bulunduk. GEF SGP, çevresel sürdürülebilirlik projelerine finansal ve teknik destek sağlayan bir programdır. Bu destekle, Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesinin yürütülmesi ve sürdürülebilirliği için önemli kaynaklar elde edilebilir. Standımızda, GEF SGP'nin projeye nasıl destek sağlayabileceği konusunda bilgiler vererek, ilgili paydaşlarla tanışma ve işbirliği imkanları araştırdık.

Festival boyunca, Besler Şifa Atölyesi standımızda yapılan çalışmalarla birlikte, ziyaretçilere aromaterapi konusunda bilgilendirici seminerler ve atölye çalışmaları düzenledik. Bu etkinliklerde, aromaterapinin şifalı dünyasını daha yakından tanıma fırsatı buldular ve doğal şifa kaynaklarının kullanımı konusunda bilinçlendirildiler.

Besler Şifa Atölyesi olarak festivalde yer almamızın temel amacı, insanlara doğal şifa yöntemlerini tanıtmak ve onları doğal kaynakları koruma ve sürdürülebilir kullanım konusunda bilinçlendirmekti. Bu amaç doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz çalışmalar ve yapılan tanışmalar, proje ve işbirliği olanakları hakkında bilgilendirmeler, festival ziyaretçileri arasında büyük ilgi uyandırdı ve olumlu geri dönüşler aldık.

Besler Şifa Atölyesi olarak, festivaldeki standımızda sunduğumuz bilgiler, etkinlikler ve tanışmalar aracılığıyla aromaterapi ve doğal şifa konularında farkındalık oluşturmaya çalıştık. Aynı zamanda, Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi ve GEF SGP desteği ile ilgili bilgilendirmelerle, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik adımların atılmasına katkıda bulunmayı hedefledik. Festival boyunca elde ettiğimiz deneyimler, yeni fırsatlar ve işbirlikleri doğrultusunda bu önemli konularda daha da ilerlemeyi planlıyoruz.

Balıkesir büyükşehir Belediyesi desteği ve Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) ev sahipliğinde seneye 5. si yapılacak festivali muhakkak ziyaret etmenizi öneriyoruz.


























Uluslararası Odun Dışı Orman Ürünleri Sempozyumu'nda Bildirimizi Sunduk

Bartın Üniversitesi, Bartın Orman Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenecek olan 5. Uluslararası Odun Dışı Orman Ürünleri Sempozyumu, 27-28 Eylül 2023 tarihlerinde çevrim içi (online) olarak gerçekleştirilecektir. Odun dışı orman ürünleri (ODOÜ), yüzyıllardır dünyanın farklı bölgelerinde doğrudan kullanılmakta olup birçok önemli sektöre katkı sağlamaktadır. Bu sempozyum, ODOÜ ve hizmetleri konusunda çalışan bilim insanları, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerini uluslararası bir bilimsel platformda bir araya getirmeyi amaçlamaktadır.

Sempozyum düzenleme kurulu adına, odun dışı orman ürünleri ve hizmetleri alanında çalışan ve ilgi duyan katılımcıları, 27-28 Eylül 2023 tarihlerinde çevrim içi olarak gerçekleştirilecek olan "5. Uluslararası Odun Dışı Orman Ürünleri Sempozyumu"na davet etmektedir. Sunulan bildiriler, hakem değerlendirmeleri sonucunda (peer review) çevrim içi tam metin bildiri kitabında yer alacak ve seçilen bildiriler makale kabul süreci sonrasında indeksli dergilerde yayınlanacaktır.

Kongre; https://non-woodbartin.com/ 



Organik tarıma rağbet ve destek artıyor.

Avrupa Komisyonu, AB'deki organik tarım sektörünün son 10 yıldaki performansını AB'de Organik Tarım raporu aracılığıyla paylaşmıştır. Bu rapor, sektörün sürdürülebilirliği, üretim, satışlar, ticaret ve kamu destekleri gibi birçok alana ilişkin veriler sunmakta olup, aynı zamanda AB'nin organik sektöründe araştırma ve yeniliği teşvik eden girişimlerini tanıtmakta ve Yeşil Mutabakat hedeflerine ulaşmak için bir yol haritası çizmektedir.

Rapora göre, AB tarım arazilerinde organik tarımın payı 2012-2020 yılları arasında %50'nin üzerinde bir artış göstermiştir. Organik ürünlerin satışı ise 2015-2020 yılları arasında iki katına çıkmıştır.

Fransa, İspanya, İtalya ve Almanya, Avrupa'da organik tarımın en büyük temsilcileri konumundadır. Organik tarım yapılan alanlar genellikle kalıcı otlaklar (%42), yemler (%17), tahıllar (%16) ve meyve, zeytin ve üzüm gibi ürünler (%11) şeklinde dağılmıştır.

Organik çiftliklerin verimlilik düzeyi daha düşük olsa da AB'nin Ortak Tarım Politikası (Common Agricultural Policy-CAP) çerçevesinde sağlanan desteklerin etkisiyle işçi başına düşen gelir, organik olmayan çiftliklerle benzer seviyelerde hatta bazen daha yüksek olabilmektedir. 2020 yılında organik tarım yapılan AB arazilerinin %61,6'sı, hektar başına ortalama 144 euro değerinde CAP desteği almıştır. 2023'ten itibaren yürürlüğe giren yeni CAP kapsamında organik tarım için destek payı daha da artırılmıştır. 

Bu rapor, AB'deki organik tarım sektörünün son 10 yıldaki büyümesini ve gelişimini göstererek, organik tarımın Avrupa'daki önemini vurgulamaktadır. Artan talep ve kamu destekleriyle birlikte organik tarımın payı artmış, satışlar büyük bir ivme kazanmış ve çiftlik sahiplerinin gelirleri artmıştır. Bununla birlikte, organik tarımın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için önemli bir rol oynadığı da belirtilmektedir. AB'nin yeni Ortak Tarım Politikası (Common Agricultural Policy-CAP) ile organik tarıma daha fazla destek sağlaması, sektörün geleceği için olumlu bir adımdır. Bu rapor, organik tarımın potansiyelini ortaya koyarak, AB'nin sürdürülebilir tarım alanında lider bir rol oynamaya devam edeceğini göstermektedir.

Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesini yürüten Besler Şifa Atölyesi ekoturizm odaklı yerel gıda ağlarını destekliyor.
Besler Şifa Atölyesi'ni (www.instagram.com/beslersifaatolyesi) takip etmeye devam edin.



Yörenizden Yabancılar Arazi Alıyorsa Bu Yazıyı Muhakkak Okumalısınız.

 Arazi Gaspı (Arazi Satın Alımı / Kiralanması); kullanıcıların özgür, ön ve bilgilendirilmiş onayından (rızasından) yoksun olan, sosyo çevresel etki değerlendirmelerini içermeyen ve yozlaşmış bir biçimde gerçekleştirilen, düzgün demokratik katılımın olmadığı anlaşmalardır. Genelde yöreden olmayanların yerelle ilişki kurmadan bir şekilde arazi satın almaları ve kiralamaları bu kapsamda değerlendirilir.

Kendilerince “boş, atıl veya kullanılmayan alan” olarak nitelendirilen birinci sınıf arazilerin kapatma veya kiralama amaçlı anlaşmalar genellikle şeffaflıktan uzak olup yerli üreticilerin anlaşmalarla ilgili bilgi almaları oldukça zordur. Yerli üreticiler arazi haklarını kullanabilecek güce sahip değillerdir.
Yapılabilecekler;
1. Herkesin arazi satışı etiğine uygun davranılması,
2. Emlakçıların hak ve hukuka riayet etmesi,
3. Yerel sebze meyve pazarlarının ve gıda ağlarının korunması ve geliştirilmesi,
4. Doğal şehir, Sakin şehir, ekoköy gibi uygulamaların yaygınlaştırılması gerekir.

Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesini yürüten Besler Şifa Atölyesi ekoturizm odaklı yerel gıda ağlarını destekliyor.
Besler Şifa Atölyesi'ni (www.instagram.com/beslersifaatolyesi) takip etmeye devam edin.



Ay takvimi ile tarım ve bahçıvanlık (Bölüm 2)

İnsanlar, yaşamlarını yüzyıllardır Ay'ın döngülerine göre düzenlemişlerdir. Bu doğal takvim bilgisine, rahmetli dedem ve anneannem gibi geçmiş nesillerimiz de aşinaydı ve günlük hayatta kullanırdı. Bu anlamda, bitkiler için kullanılan "Ay Takvimi"nden haberdar mısınız? Daha önce ay takvimini kullanan medeniyetlerden bahsetmiştik.

Günümüzde doğaya olan dönüş ve doğayla bağlantı kurma çabaları giderek artmaktadır. Kendi besinimizi üretme fikri bizi heyecanlandırırken, balkonlarımızı küçük domatesler ve kolay yetişen yenebilir otlarla süslememize olanak sağlıyor. Ancak bitkilerimizden en iyi verimi alabilmek için neler yapıyoruz?

Sulama, gübreleme ve diğer temel ihtiyaçların yanı sıra, geçmişten günümüze gelen sistemler de mevcuttur. İnsanlık, çok uzun zaman önce günlük yaşantısını doğanın işaretlerine göre ayarlayan bir toplumdu. Ancak bu gelenekler unutulmaya yüz tutmuştu. Şimdi ise, bu eski gelenekleri canlandırma çabaları artmaktadır. Ay takvimine göre bahçıvanlık da bu geleneklerden biridir.

Ay takvimine göre bahçıvanlık (Biyodinamik tarım), tarla ve bahçelerde yetiştirilen bitkilerin Ay'ın döngüsünü takip ederek gözlenmesiyle oluşturulan bir sistemdir. Bu sistem, bitkilerin en verimli gelişim için ihtiyaç duydukları işlemlerin zamanını belirlememizi sağlar. Ayın evrelerine göre bahçıvanlık yaparak, bitkilerinizi en doğru zamanda ekimden hasada kadar yönetebilirsiniz. Bu, deneyerek geliştirebileceğimiz ve uygulayabileceğimiz bir miras niteliğindedir.

Ay takvimine göre bahçıvanlık, Ay'ın dünya üzerindeki etkilerinden faydalanarak verimliliği artıran ve ekim sürecinde karşılaşılan olumsuzlukları en aza indiren bir takip ve uygulama sistemidir. Bu şekilde, zararlı böceklerden uzak, verimli bir hasat dönemi elde etmek mümkündür. Siz de bu yöntemi deneyerek kendi bahçenizde uygulayabilirsiniz. Bu sayede, bitkilerinizin sağlıklı büyümesini ve verimli bir şekilde yetişmesini sağlayabilirsiniz. 

Ay takvimi, her ayın gün gün izlenecek şekilde, hangi tip bitkilere hangi tip işlemlerin uygun olduğunu gösterir. Bu takvim, bitkilerin büyüme evrelerini ve Ay'ın çekim kuvvetinin etkilerini dikkate alarak bize yol gösterir.

Ayın çekim kuvveti, bitki özlerini etkileyerek büyümeyi teşvik eder ve yapraklanmanın hızını artırır. Bu nedenle, ağaçlar, çimler, yenebilir otlar, laleler ve iç mekan bitkileri, bu etkiden dolayı yükselen Ay evresinde daha hızlı büyürler. Yükselen Ay evresinde tohum ekmek, sulu meyve için aşılama yapmak, çiçekli ve yapraklı sebzelerin bakımı gibi işlemler uygun olacaktır.

Öte yandan, küçülen Ay evresinde bitki özleri toprağa doğru hareket eder. Bu evrede toprakla ilgili işler yapmak daha uygun hale gelir. Toprak temizliği, çapalama, ekolojik gübreleme gibi faaliyetler, bu evrede daha verimli ve kalıcı sonuçlar verir. Kök sebzelerin hasat edilmesi, yumru ve soğanların topraktan çıkarılması, fideleri şaşırtma gibi işlemler de bu evreye uygun olanlardır. Ayrıca, bitkilerin budanması ve fidanların şaşırtılması da küçülen Ay evresinde gerçekleştirilmesi gereken işlemler arasındadır.

Ay takvimi, bitkilerin doğal döngüsünü ve Ay'ın etkisini göz önünde bulundurarak, bahçe işlerinin zamanlamasında rehberlik eder. Bu şekilde, bitkilerin sağlıklı büyümesini teşvik edebilir, verimli bir şekilde yetişmelerini sağlayabiliriz. Ay takvimine uygun olarak bahçe işlerini planlamak, bitkilerimizin sağlığını ve gelişimini en üst düzeye çıkarmamıza yardımcı olur.

Ay takvimi için kadim bilgi

Anadolu'da, Ay ile ilgili bazı eski tabirler ve atasözleri bulunmaktadır. Bu tabirler, Ay'ın evrelerinin ve etkilerinin çeşitli konulara olan etkisini anlatır. Örneğin, "Ayın yenisinde yapılan işten hayır gelmez" derler. Yeni Ay döneminde yapılan işlerin bereket getirmeyeceği düşünülür. Benzer şekilde, "Dolunayı bekle, bereketini gör" sözü, dolunayın bereketli zamanlarına işaret eder. "Ayın yenisinde olur börtü böcek, eskisinde olur börek çörek" ise, yeni Ay döneminde böceklerin ve zararlıların arttığına, eski Ay döneminde ise yiyeceklerin daha iyi tutacağına inanılır. "Kesme odunu ay büyürken, kırk koyunu küçülürken" atasözü ise, odun kesmek için Ay'ın büyüdüğü zamanları tercih etmek gerektiğini ifade eder.

Ben de annemden tarhana, pekmez, salça gibi geleneksel bilgileri öğrendim. Ancak bizler, şehirde büyüyen ve eğitimli insanlar olarak, toprağın anasıyla Ay ve Güneş arasındaki dansın insanı besleme kadim bilgisini büyüklerimizden uygulamalı olarak alamadık ve unuttuk. Maalesef bu bilgiler günümüzde pek yaşatılamıyor.

Genel olarak, Ay büyürken, yeni Ay'dan dolunaya kadar olan süreçte bitkilerin büyüme ve genişleme sürecinde olduğu, suyu depoladığı düşünülür. Bu dönemler, kurutma, biçme, budama gibi işlemler için uygun zamanlardır. Ancak Ay'ın ışığının giderek azaldığı veya hiç görünmediği zamanlar, bitkileri yok etme işlemleri için daha uygundur.

Ay, 28-30 gün içinde 12 burcun tamamını dolaşırken, hangi burçlarda hangi işlemlerin daha uygun olduğu da bilinir. Bu bilgiler, Ay takviminin temelini oluşturur ve eski çağlardan bu yana çiftçilik deneyimleriyle belirlenmiştir. Ayrıca, ücretsiz olarak kullanabileceğiniz Ay takvimi uygulamaları da mevcuttur.

Ay takvimi, Ay'ın evrelerini ve burçlarını dikkate alarak bitki yetiştirme ve bahçe işlerini zamanlamada rehberlik eder. Bu takvimi kullanarak, bitkilerin büyüme süreçlerini en iyi şekilde destekleyebilir ve doğal döngüye uygun bir şekilde tarım yapabilirsiniz.

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;

Şifanız daim olsun. 




© beslersifa.com | Her hakkı sağlıklıdır.
Coded by @suleymancetinx | ile yapılmıştır.