Ad

Aromaterapi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aromaterapi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Akdeniz Yörüklerinin Sofrası: Doğadan Gelen Lezzetler

Akdeniz Yörüklerinin mutfağı, doğadan ilham alan, geleneksel ve zengin bir yemek kültürüne sahiptir. Hayvancılığın ve doğanın cömertliğinin etkisiyle şekillenen bu mutfakta, sebzeli ve hayvansal gıdalar önemli bir yer tutar. Yörüklerin yemek alışkanlıkları, sadece karın doyurmayı değil, aynı zamanda doğayla uyum içinde yaşamayı da simgeler.

Hayvansal Gıdaların Önemi

Yörüklerin sofralarında hayvansal gıdalar vazgeçilmezdir. Günlük üç öğünün iki öğününde mutlaka süt, yoğurt, ayran, çökelek, peynir ve tereyağı gibi ürünler yer alır. Özellikle tereyağı, Yörük mutfağında lezzetin anahtarıdır. Hort tereyağı ile pişirilen “dolaz” adlı yemek, bu kültürün en özel tatlarından biridir. Bir başka lezzet ise tereyağı ile pişirilen taze peynirden yapılan ve dondurma gibi uzayan “sündürme”dir.

Küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığının fazla olması, et tüketimini de kolaylaştırır. Yörükler, düzenli olarak küçükbaş hayvan keserek kavurma, yahni, kazan kebabı ve çemen gibi yemekler hazırlar.

Doğanın Cömertliği: Meyve ve Mantarlar

Yörükler, ormanlardaki meyve ağaçlarını ve mantarları ustalıkla tanır ve değerlendirir. Keçiboynuzu, zeytin, mersin, çıtlık, armut, alıç, kurmut, dut, ceviz, kestane, çilek, geyik elması, dağ elması ve ergen gibi doğal meyveler, Yörüklerin sofralarını süsler.

Doğal Otların Şifası

Bahar aylarında dağlarda ve sulak arazilerde yetişen otlar, Yörük mutfağının vazgeçilmez malzemeleridir. Gerdeme, yarpuz, nane gibi otlar sulak arazilerden toplanırken, günevik, yemlik, karavuk, gelineli, meletura ve körmen gibi otlar daha kurak bölgelerde bulunur. Bu otlar, otlu pilav gibi yemeklerde ya da çiğ olarak tüketilir.

Yörük Mutfağından Özel Lezzetler

Yörükler, geleneksel yöntemlerle hazırlanan yemeklerle damakları şenlendirir. Kuzu çevirme, höşmerim tatlısı, çoban salatası, Arap aşı, keşkek ve buğday çorbası, bu mutfağın öne çıkan tatlarından sadece birkaçıdır.

Ölemeç Çorbası: Yörüklerin Geleneksel Lezzeti

Ölemeç çorbası, un ve çeşitli baharatlarla hazırlanan özgün bir Yörük yemeğidir. İnce bulgur, kırmızı acı biber, nane, sumak, sarımsak ve kuru soğanla yoğurulan hamur, fındık büyüklüğünde toplar haline getirilir ve kaynar suya atılır. Çorba, üzerine tereyağı, soğan, pul biber ve salçayla hazırlanan sos eklenerek servis edilir.

Sonuç: Doğayla İç İçe Bir Mutfak

Akdeniz Yörüklerinin mutfağı, doğanın sunduğu nimetleri en iyi şekilde değerlendiren, besleyici ve lezzet dolu bir kültürdür. Bu mutfak, sadece yemeklerin tadını değil, aynı zamanda doğanın cömertliğini ve insanın onunla kurduğu uyumu da yansıtır. Eğer yolunuz bir gün Yörüklerin diyarına düşerse, bu eşsiz tatları denemeyi unutmayın!

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Almanya Hakkında Bilmiyor Olabileceğiniz 17 İlginç Gerçek


Almanya, tarihi, kültürel mirası ve modern başarılarıyla dikkat çeken bir ülke. Ancak bu ülke hakkında çoğumuzun bilmediği pek çok ilginç gerçek var. İşte Almanya'yı daha yakından tanımanızı sağlayacak 17 ilginç bilgi:

  1. Avrupa Birliği'nin En Kalabalık Ülkesi
    Almanya, 83 milyondan fazla nüfusuyla Avrupa Birliği'nin en kalabalık ülkesidir. Bu büyük nüfus, ülkenin dinamik ve çeşitli yapısını oluşturur.

  2. Büyüklükte Berlin
    Almanya'nın başkenti Berlin, Paris'ten dokuz kat daha büyük bir alana sahiptir ve Venedik'ten daha fazla köprüye ev sahipliği yapmaktadır. Berlin, hem tarihi hem de modern yapılarıyla dikkat çeker.

  3. Oktoberfest
    Almanya, her yıl Münih'te düzenlenen dünyanın en büyük bira festivali olan Oktoberfest’e ev sahipliği yapmaktadır. Milyonlarca ziyaretçi, bu renkli etkinlikte bir araya gelir.

  4. Klasik Müziğin Merkezi
    Almanya, Beethoven, Bach ve Brahms gibi ünlü bestecilerin doğum yeridir. Ülke, klasik müziğe yaptığı katkılarla dünya çapında ün kazanmıştır.

  5. Hız Sınırı Olmayan Otobanlar
    Almanya'nın otobanları, bazı kısımlarında hız sınırı bulunmayan dünyaca ünlü yollardır. Bu, sürücülere hızda özgürlük tanır.

  6. Berlin Duvarı'nın Tarihi
    Bir zamanlar Doğu ve Batı Almanya’yı ayıran Berlin Duvarı, tam 28 yıl boyunca ayakta kalmış ve 1989'da yıkılmıştır. Bu olay, Almanya'nın birleşmesinin simgesi haline gelmiştir.

  7. Sosis Çeşitleri
    Almanya, 1.500'den fazla sosis çeşidi ile ünlüdür. Bratwurst ve currywurst gibi popüler sosisler, ülkenin mutfak kültürünün vazgeçilmez bir parçasıdır.

  8. Neuschwanstein Şatosu
    Bavyera'daki Neuschwanstein Şatosu, Disney'in Uyuyan Güzel Şatosu'na ilham kaynağı olmuştur. Bu masalsı yapı, her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilmektedir.

  9. Almanca ve Bileşik Sözcükler
    Almanca, Avrupa'da en çok konuşulan ana dildir. Ülkenin dilinde, "Rindfleischetikettierungsüberwachungsaufgabenübertragungsgesetz" gibi uzun ve karmaşık bileşik sözcükler yaygındır.

  10. Matbaanın Doğum Yeri
    Almanya, 15. yüzyılda Johannes Gutenberg tarafından icat edilen matbaanın doğum yeridir. Bu icat, dünya çapında büyük bir yenilik hareketinin başlangıcı olmuştur.

  11. Dünyanın Önde Gelen Otomobil Üreticileri
    Almanya, BMW, Mercedes-Benz, Audi ve Volkswagen gibi dünyaca ünlü otomobil markalarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu markalar, otomotiv endüstrisinin öncülerindendir.

  12. Ortaçağ Şatoları
    Almanya, 20.000'den fazla şatoya ev sahipliği yapmaktadır. Bu şatolar, ülkenin zengin ortaçağ tarihini yansıtan eşsiz yapılar olarak dikkat çeker.

  13. Kara Orman ve Grimm Kardeşler
    Güneybatı Almanya'daki Kara Orman, ünlü Grimm Kardeşler'in masallarına ilham kaynağı olmuştur. Bu bölge, mistik atmosferiyle masal severler için büyülü bir yerdir.

  14. Dünyanın En Yüksek Geri Dönüşüm Oranı
    Almanlar, dünyanın en yüksek geri dönüşüm oranlarından birine sahiptir. Ülke, çevre dostu politikaları ve geri dönüşüm çabalarıyla tanınır.

  15. Federal Cumhuriyet
    Almanya, 16 eyaletten oluşan bir federal cumhuriyettir. Bu eyaletler, ülkenin yönetiminde önemli bir rol oynar.

  16. Noel Pazarı Geleneği
    Almanya, güçlü bir Noel pazarı geleneğine sahiptir. Nürnberg ve Dresden gibi şehirler, dünyanın en eski ve en ünlü Noel pazarlarını barındırmaktadır.

  17. Schengen Bölgesi Üyesi
    Almanya, Schengen Bölgesi'nin bir üyesidir. Bu sayede, Avrupa'da birçok ülke arasında sınırsız seyahat imkânı sağlar.

Almanya, hem tarihi hem de modern yaşamıyla büyüleyici bir ülke. Bu ilginç gerçekler, Almanya'nın zengin kültürünü ve önemli yerlerini daha yakından keşfetmenize yardımcı olabilir.

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 


Seyahat Severler İçin Film Önerileri: Yeni Diyarlara Yolculuk


Seyahat etmek, yeni yerler keşfetmek ve farklı kültürleri deneyimlemek, hayatımıza heyecan ve anlam katar. Ancak bazen seyahat etmek için bir fırsat bulamayabiliriz. Neyse ki, sinema dünyası bize bu arayışımızı tatmin edecek birçok ilham verici film sunuyor. İşte, sizi alıp bambaşka diyarlara götürecek ve seyahat etme arzunuzu tetikleyecek 12 harika film önerisi!

  1. Into the Wild (Vahşi Doğaya Doğru) - 2007
    Christopher McCandless’ın, konforlu hayatını terk ederek Alaska'nın vahşi doğasına doğru yaptığı yolculuğu anlatan bu film, özgürlük ve keşif arayışını derinlemesine işliyor. Gerçek bir hikayeye dayanan film, sizi doğanın kalbine doğru bir yolculuğa çıkaracak.

  2. The Motorcycle Diaries (Motorsiklet Günlükleri) - 2004
    Genç Ernesto Guevara’nın Güney Amerika’yı motorsikletle keşfe çıkışını konu alan bu film, yalnızca bir yolculuk değil, aynı zamanda kişisel dönüşümün de hikayesi. Kıta boyunca geçirdiği zaman, onu gelecekteki devrimci kimliğine hazırlayan bir deneyime dönüşüyor.

  3. Eat Pray Love (Ye, Dua Et, Sev) - 2010
    Liz Gilbert’ın hayatında bir dönüm noktasında, bir yıl boyunca dünya çapında yaptığı yolculuğu anlatan bu film, kişisel keşif, ruhsal dinginlik ve mutluluğu arayış temalarını işliyor. İtalya, Hindistan ve Endonezya’daki renkli ve ilham verici sahneler seyahat etme isteğinizi alevlendirecek.

  4. Seven Years in Tibet (Tibet'te 7 Yıl) - 1997
    Avusturyalı bir dağcı olan Heinrich Harrer’in, Tibet’teki sürgün yıllarında yaşadığı deneyimleri konu alıyor. Bu film, hem Tibet’in mistik havasını hem de insan ruhunun derinliğine inen bir yolculuğu sunuyor.

  5. Wild (Yaban) - 2014
    Cheryl Strayed’ın, kişisel kayıpları ve zorluklarla başa çıkmak için Amerika’nın en uzun yürüyüş yolu olan Pacific Crest Trail’i yürüyerek yaptığı 1,100 millik yolculuğunu anlatan bu film, keşif, direnç ve kendini yeniden bulma temasını işliyor.

  6. The Darjeeling Limited (Küs Kardeşler Limited Şirketi) - 2007
    Hindistan'da bir tren yolculuğuna çıkan üç kardeşin hikayesini anlatan bu film, bir aileyi ve kültürler arası yolculuğu derinlemesine keşfederken, aynı zamanda mizahi ve duygusal bir yolculuğa da çıkarıyor.

  7. The Secret Life of Walter Mitty (Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı) - 2013
    Walter Mitty’nin sıradan hayatını terk edip, hayallerini gerçeğe dönüştürmeye karar verdiği bir yolculuk. Bu film, cesaretin ve hayal gücünün gücünü vurgularken, dünyayı keşfetmenin özgürlüğünü de gözler önüne seriyor.

  8. The Bucket List - 2007
    Kanser hastalığına yakalanan iki adamın, kalan hayatlarını anlamlı hale getirebilmek için gerçekleştirmeyi istedikleri hayalleri konu alan bu film, seyahatin sadece gezmek değil, aynı zamanda hayatta kalmak ve anlam aramakla ilgili olduğunu hatırlatıyor.

  9. The Kings of Summer (Yazın Kralları) - 2013
    Üç genç, yaz tatilini ormanın derinliklerinde bir kulübe kurarak geçiriyor. Bu film, özgürlük, macera ve arkadaşlık üzerine dokunaklı bir yolculuğa çıkarıyor.

  10. Leave No Trace (İz Bırakma) - 2018
    Doğayla iç içe bir yaşam süren bir baba ve kızının hikayesini anlatan bu film, insanın doğayla uyum içinde nasıl yaşayabileceğini sorguluyor. Doğaya dönüş ve sadelik arayışındaki bir yolculuk.

  11. The Way (Yol) - 2010
    Babasının ölümünden sonra, Santiago de Compostela’ya doğru yola çıkan bir adamın hikayesini izliyoruz. Bu yolculuk, sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal bir keşif yolculuğudur. İnsanların hayatları boyunca geçirdiği ‘yolculuk’ları anlatıyor.

  12. Tracks (Çöldeki İzler) - 2013
    Robyn Davidson’ın, Avustralya çöllerinde 9 ay süren bir yürüyüşe çıktığı gerçek bir hikaye. Hem zorlu bir doğa ile mücadelenin hem de içsel bir yolculuğun filmi.

Her biri farklı bir deneyim ve içsel keşif sunan bu filmler, seyahatin ve keşfin her yönüne dokunuyor. Film izlerken yeni yerler keşfetmek, yeni kültürlerle tanışmak, kendinizi yeniden bulmak için ilham alabilirsiniz. Hazır olun, bir sonraki tatil planınız bu filmlerden birinin içinde gizli olabilir!

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 


Dünya Su Günü: Suyun Değeri ve Tarımın Sorumluluğu

Bugün, 22 Mart Dünya Su Günü'nü kutlarken, su kaynaklarımızın geleceği konusundaki endişelerle doluyuz. Küresel ısınma, artan nüfus, yoğun tarım ve sanayi faaliyetleri ile su kaynakları üzerindeki baskı her geçen gün daha da artıyor. Dünya üzerindeki 2,2 milyar insanın temiz suya erişiminin sınırlı olduğunu düşündüğümüzde, suyun geleceğinin aslında insanlığın geleceği ile ne kadar iç içe olduğunu fark ediyoruz. Bu büyük sorumluluk, sürdürülebilir bir dünya için öncelikli olarak tarım sektörünün omuzlarında.

Su: İnsanlığın Ortak Değeri

Su, her insan için farklı anlamlar taşıyor. Evdeki bir bardak su, sağlık, hijyen ve üretkenlik demekken; bir okulda temiz suya ulaşabilmek çocuklar için saygınlık ve eğitim demek. Kültürel ve dini mekanlarda su, insanın varoluşla, toplumla ve kendiyle bağ kurmasının bir simgesi. Doğada ise su, barış, uyum ve koruma anlamına gelir. Ancak tüm bu değerlerin ötesinde su, yaşamın temel kaynağıdır. Doğru bir su yönetimi olmadan ne sağlıklı bir toplumdan ne de sürdürülebilir bir gelecekten söz etmek mümkün.

Suyun Olmazsa Olmaz Rolü: Tarımda Su Kullanımı

Dünya üzerindeki suyun %70’i tarımda kullanılıyor. Tarımsal üretim olmadan yiyecek üretmek mümkün değil, dolayısıyla tarım ve su birbiriyle koparılamaz bir bağa sahip. Üstelik gıda güvenliğini sağlamak adına tarımda kullanılan su miktarı büyük bir dikkatle yönetilmek zorunda. Bu noktada, modern sulama teknolojileri büyük bir fark yaratıyor. Damla sulama gibi su tasarrufunu maksimize eden sistemler, tek bir damlayı bile boşa harcamadan verimli sulama imkanı sunuyor.

Tarımı Dönüştüren Teknolojiler: Verimli Su Kullanımı

Tarımsal üretimde su tüketimini azaltmak için kullanılan teknolojiler suyun daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Gelişmiş tohum teknolojileri, az miktarda su ile daha fazla verim elde edilmesine olanak tanırken; sürdürülebilir sulama sistemleri de bitkilerin tam ihtiyaç duyduğu kadar su almasını sağlıyor. Tarımda kullanılan su miktarını en aza indirgeyerek, gelecekte daha az kaynakla daha fazla üretim yapmak mümkün hale geliyor.

Suyun Alternatifi Yok!

Toprak olmadan yapılabilen topraksız tarım, robotik sistemlerle desteklenen üretim gibi gelişmeler tarımın geleceğine dair umut verse de, suyun alternatifi yok. Su olmadan üretim yapmak, yaşamı sürdürmek mümkün değil. Bu yüzden, tarımda suyun verimli kullanımına odaklanmak ve suyu korumak, insanlığın geleceği için en önemli adımlardan biri.

Su ve İnsanlığın Ortak Geleceği İçin Tarımın Sorumluluğu

Su kaynaklarının korunması yalnızca bireysel bir sorumluluk değil; aynı zamanda toplumsal bir görev. Tarım sektörünün bu konuda üstleneceği rol ise hayati. Bugün tarımda suyu daha verimli kullanan her yöntem, gelecek nesillerin sağlıklı bir dünyada yaşayabilmesine katkı sağlıyor. Hem küçük üreticilerin hem de büyük tarım işletmelerinin su tasarrufu konusunda yapabileceği değişiklikler, suyun geleceğini şekillendirecek en büyük faktörlerden biri olacak.

Bu Dünya Su Günü'nde, suyun gerçek değerini bilmek, su kaynaklarını bilinçle kullanmak ve doğayla uyumlu bir gelecek inşa etmek için bir adım daha atalım. Besler Şifa olarak, su kaynaklarının korunmasını ve sürdürülebilir tarımı destekliyoruz. Su kaynaklarımızın korunması için yapacağımız her şey, sadece bugünkü yaşamımız için değil, geleceğimiz için de büyük bir adım olacak.

Tüm okuyucularımızın Dünya Su Günü kutlu olsun! Suya değer verelim, çünkü su yaşam demektir.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Türkiye 2024'te En Çok Psikolojik Destek Aradı

2024 yılına ait sağlık sektörü verileri, Türkiye'de en çok hangi branşlara başvurulduğunu ortaya koydu. Dijital sağlık platformu Doktor Takvimi tarafından 200 binden fazla hekim ve uzman profili incelenerek hazırlanan rapora göre, 2024 yılında en fazla psikolojik destek talep edildi.

Psikoloji İlk Sırada

Raporda, psikoloji branşı %20 oranıyla ilk sırada yer aldı. Psikolojiyi sırasıyla şu branşlar takip etti:

  • Kadın Hastalıkları ve Doğum: %12,2
  • Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları: %8,8
  • Psikiyatri: %8
  • Diş Hekimliği: %5,1
  • Dermatoloji: %5,1
  • Diyetisyenlik: %4,9
  • Kulak Burun Boğaz: %3,8
  • Ortopedi ve Travmatoloji: %2,3
  • Üroloji: %2,2

Doktor Takvimi platformu üzerinden 2024 yılında toplamda 408 bin randevu alındı. Platform, yılda 80 milyon ziyaretçi sayısına ulaşarak Türkiye'nin en büyük online sağlık hizmeti sağlayıcılarından biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Eskişehir Zirvede

Nüfusa oranla en fazla randevu alınan şehirler sırasıyla Eskişehir, Kocaeli ve Denizli oldu. Eskişehir'in birinci sırada yer almasının, genç nüfusun yoğunluğu ve dijital platformlara olan yatkınlıkla bağlantılı olduğu belirtildi. Buna karşın, Muş, Bitlis ve Kilis gibi illerde sistem üzerinden hiç randevu alınmadı. Araştırmacılar, bu durumun söz konusu illerde özel hastane sayısının azlığıyla ilişkili olduğunu ifade etti.

Psikolojik Desteğe Talep Artışı

Doktor Takvimi Türkiye Ülke Müdürü Hakan Türkoğlu, psikolojiye olan yoğun talebin ülkenin devam eden stresli ve sıkıntılı süreçlerinden kaynaklandığını belirtti. Türkoğlu, "2024 yılında psikoloji, 2023'te olduğu gibi en çok randevu alınan branş oldu. Bu, toplumun ruh sağlığına yönelik ihtiyaçlarının devam ettiğini gösteriyor. Ayrıca, çocuk sağlığı branşının bu yıl ilk beşte yer alması, çocuk hastalıklarındaki artışla bağlantılı olabilir. Platformumuzun ziyaretçi sayısının 73 milyondan 80 milyona yükselmesi ise başarımızın en büyük göstergesidir," dedi.

Dijital Sağlık Hizmetleri Büyüyor

Doktor Takvimi, kamu hastanelerini kapsamasalar da özel sağlık kuruluşlarından randevu almayı kolaylaştırarak kullanıcıların sağlık hizmetlerine erişimini hızlandırıyor. Dijitalleşme ve sağlık hizmetlerinin entegrasyonu, Türkiye’de sağlık sektöründe büyük bir dönüşüm yaratmaya devam ediyor.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Sosyal Medya ile Tanışma Yaşı: 13 mü, 16 mı?

Sosyal Medya ile Tanışma Yaşı: 13 mü, 16 mı?

Sosyal medya ve akıllı telefonlar hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelirken, bu teknolojilerin çocuklar üzerindeki etkileri de giderek daha fazla tartışılıyor. Çocukların dijital dünyaya ne zaman adım atması gerektiği konusu, aileler, uzmanlar ve hükümetler için kritik bir soru.

Avustralya’nın 16 yaşından küçükler için sosyal medya yasağı getirmesi, bu konuda atılan en radikal adımlardan biri. Türkiye’de de benzer bir düzenleme için çalışmalar sürerken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların sosyal medya kullanımına yönelik modeller geliştirmek üzere bir komisyon kurdu.

Peki, sosyal medya ile tanışma yaşı kaç olmalı?


Uzmanlar Ne Diyor?

Uzmanlar, sosyal medyanın çocuklar ve ergenler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, sosyal medyanın yoğun kullanımının ergenlerde kaygı, depresyon, yeme bozuklukları ve uyku problemlerine yol açtığını belirtiyor. Ayrıca, dijital zorbalık, manipülasyon ve siber suçlar gibi risklere de daha açık hale geldiklerini vurguluyor.

Türk Psikologlar Derneği’nden Ecem Demirtürk ise sosyal medya ile tanışma yaşının gelişimsel ihtiyaçlara ve dijital beceri düzeylerine uygun olarak belirlenmesi gerektiğini söylüyor. 13 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımının önerilmediğini ifade ediyor.


Dünyadan Örnekler

Dünyanın farklı ülkelerinde sosyal medya kullanımı için yaş sınırları şu şekilde düzenlenmiş durumda:

  • Norveç: Yaş sınırını 13’ten 15’e çıkarma önerisi var.
  • AB Ülkeleri: 16 yaş altındaki çocukların kişisel verilerinin işlenmesi için ebeveyn onayı gerekiyor; ancak üye ülkeler bu sınırı 13’e düşürebiliyor.
  • Fransa: 15 yaş altındakilerin sosyal medya hesabı oluşturması için ebeveyn izni şartı getiren yasa çıkarıldı.
  • Almanya: 13-16 yaş arasındaki çocuklar ebeveyn izni ile sosyal medya kullanabiliyor.
  • İtalya: 14 yaş altındakiler için ebeveyn izni gerekiyor, okullarda akıllı telefon kullanımı yasaklandı.
  • İrlanda: 16 yaş altına akıllı telefon yasağı tartışılıyor.
  • Yunanistan: Öğrenciler okullarda telefonlarını çantalarından çıkaramıyor.

Besler Şifa’dan Öneriler

Doğal yaşamın bir parçası olarak, çocukların teknolojiyle dengeli bir ilişki kurmalarını desteklemek çok önemli. Çocukların erken yaşta dijital dünyaya adım atmaları, fiziksel ve ruhsal sağlıkları üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.

Bizler, Besler Şifa olarak, çocukların doğayla daha fazla zaman geçirmesini, ekranlardan uzaklaşıp gerçek hayatla bağ kurmalarını öneriyoruz. Ebeveynlere, çocuklarıyla birlikte açık hava etkinlikleri düzenlemelerini, doğal yaşamı keşfetmelerini ve ekran başında geçirilen zamanı sınırlamalarını tavsiye ediyoruz.

Sosyal medya ile tanışma yaşı konusunda karar verirken, her çocuğun bireysel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak ve onlara sağlıklı bir dijital deneyim sunmak için rehberlik etmek önemlidir.

Doğanın ve sağlıklı yaşamın gücüyle, çocuklarımız için daha dengeli bir gelecek inşa edebiliriz. 🌿

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Yaşlandıkça Azalan Kanser Riski: Yeni Araştırmalar Ne Anlatıyor?

Kanser, genellikle yaşlanma ile ilişkilendirilen bir sağlık sorunu olarak bilinir. Ancak Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi'nde (MSK) yapılan yeni bir araştırma, yaşlılığın kanserden koruyucu bir etkisi olabileceğini ortaya koyuyor. Bu bulgular, yaş gruplarına özel tedavi stratejilerinin geliştirilmesine ışık tutuyor.

Yaş ve Kanser: Çift Taraflı Bir Kılıç

Yaş, kanser riskinin artmasında en önemli faktörlerden biri olarak kabul edilir. Bunun nedeni, yıllar boyunca hücrelerde biriken genetik mutasyonların kanser gelişimini tetiklemesidir. Ancak bu yeni çalışma, ileri yaşın, hücrelerin yenilenme kapasitesini kaybetmesi nedeniyle kanser riskini düşürebileceğini gösteriyor.

Araştırmanın baş yazarı Dr. Xueqian Zhuang, yaşlılıkla birlikte hücrelerin yenilenme kapasitesini kaybettiğini ve bu durumun kontrolsüz hücre büyümesini sınırlayarak kanser oluşumunu engellediğini belirtiyor.

Demir Metabolizması ve Kanser İlişkisi

Çalışma, farelerde akciğer adenokarsinomu (yaygın bir akciğer kanseri türü) modelinde yapıldı. Araştırmacılar, yaşlı farelerin hücrelerinde NUPR1 adlı bir proteinin daha fazla üretildiğini keşfetti. Bu protein, hücrelerin demir eksikliği yaşıyormuş gibi davranmasına neden oluyor. İlginç bir şekilde, bu etki, hücrelerin yenilenme kapasitesini sınırlayarak kanser riskini azaltıyor.

Dr. Zhuang, yaşlı hücrelerin aslında daha fazla demir içerdiğini, ancak bunun biyolojik olarak kullanılamadığını belirtiyor. Araştırmacılar, bu durumu tersine çevirmek için yaşlı farelere ek demir verdiklerinde, hücrelerin yenilenme kapasitesinin geri döndüğünü gözlemlediler. Ancak bu durum, aynı zamanda kanser riskini de artırdı.

Yaş Grubuna Göre Tedavi Stratejileri

Araştırma, yaşlanmayla birlikte hücre biyolojisinin değiştiğini ve bu değişimin tedavilere duyarlılığı etkilediğini vurguluyor. Özellikle demir metabolizmasını hedef alan tedavilerin genç hastalarda daha etkili olabileceği, ancak yaşlı hastalarda aynı sonuçları vermeyebileceği belirtiliyor.

Erken Müdahalenin Önemi

Dr. Tuomas Tammela, kanserin genç yaşta ortaya çıkmasının daha tehlikeli olduğunu ve bu nedenle gençlerin sigara içmek, bronzlaşmak gibi kanserojen alışkanlıklardan korunmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Araştırmanın Gelecekteki Yansımaları

Bu bulgular, kanser tedavisinde yaşa özel yaklaşımların geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, yaşlanmanın biyolojik etkilerini anlamak, hem kanser tedavisinde hem de yaşlanma ile ilgili diğer sağlık sorunlarında yeni stratejiler oluşturulmasına yardımcı olabilir.

Kanserle ilgili yeni bilgiler ve araştırmalar, tedavi yöntemlerini daha etkili hale getirmek ve yaşam kalitesini artırmak için umut verici bir yol sunuyor.

Makale https://www.mskcc.org/news/cancer-risk-declines-in-old-age-new-msk-research-helps-explain-why?utm_source=substack&utm_medium=email



.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.

Akdeniz'in Beş Köşesi

Bu yerler, doğal güzellikleri, zengin kültürel mirasları ve tarihi değerleri ile dikkat çeken çeşitli bölgeleri temsil ediyor. Akdeniz, Türkiye'nin güney sahilinde yer alan bu bölge, sıcak iklimi, güzel plajları ve tarihi kalıntıları ile ünlüdür. Ayrıca, Akdeniz mutfağı ve çeşitli tatlarıyla da bilinir. İşte her birinin kısa bir özeti:

  1. İberya- Kastilya: İspanya'nın merkezi bir bölgesi olan Kastilya, tarihi kalıntılar, muhteşem şatolar ve büyüleyici kasabaları ile tanınır. Bölge, hem tarihi hem de kültürel zenginlikleri ile öne çıkar. İber Yarımadası, İspanya ve Portekiz'in bulunduğu alanı kapsar. Bu bölge, tarihi, kültürel ve coğrafi zenginlikleri ile dikkat çeker. Farklı etnik grupların etkisiyle zengin bir kültürel mirasa sahiptir.
  2. Levant Bölgesi; Akdeniz'in doğu sahillerinde bulunan geniş bir araziyi tanımlamak için kullanılan, sınırları kesin olmayan, coğrafî, tarihî ve kültürel bir adlandırmadır. Kızıldeniz'den İskenderum körfezine, Lübnan dağı, Amanoslar gibi zengin bir biyoçeşitlilik ve yaşam öyküleri yer alır. Suriye Palmira ve Busra; Lubnan Baabek; Ürdün Petra Antik kentlerini ziyaret edilebilir.. Ne kadar kaldıysa...
  3. Yunan Adaları: Ege Denizi'nde yer alan bu adalar, tarihi kalıntıları, güzel plajları ve benzersiz mimarileri ile ünlüdür. Santorini, Mykonos, Rodos gibi adalar, tatil için popüler destinasyonlardır.
  4. Nil Havzası: Dünyanın en uzun nehri olan Nil, Mısır ve Sudan'ı geçerek birçok önemli tarihi bölgeyi kapsar. Nil Havzası, tarihi kalıntıları, tarımsal zenginlikleri ve benzersiz kültürü ile dikkat çeker.
  5. Teke Yöresi- Toroslar: Antalya ve çevresinde bulunan bu bölge, tarihi kalıntıları, doğal güzellikleri ve geleneksel yaşam tarzı ile bilinir. Özellikle eski yerleşim yerleri ve antik kalıntılar ile zengindir. Toroslar, Türkiye'nin güneyinde yer alan bu dağ sırası, doğal güzellikleri, biyolojik çeşitliliği ve tarihi yerleri ile tanınır. Yürüyüş, dağcılık gibi açık hava etkinlikleri için popüler bir bölgedir.

Bu bölgelerin her biri, gezginlere farklı deneyimler sunmakta ve keşfedilmeyi bekleyen birçok güzellik barındırmaktadır.

Akdenizle ilgilli detaylı ziyaret ve gezi programını paylaşacağız.

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 


Çeşitlendirmenin Önemi

Günümüz tarımsal gıda sistemleri, sürdürülebilir olmaktan uzak ve mevcut yapılarıyla insanlığa yeterince hizmet etmiyor. Oysa ki, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak için bu sistemlerin dönüştürülmesi şart. Tarımsal gıda sistemleri, yalnızca insanları ve gezegeni beslemekle kalmamalı, aynı zamanda adil geçim kaynaklarını desteklemeli ve dayanıklı ekosistemler inşa etmelidir.

Ne yazık ki, 2021 yılında 53 ülke veya bölgede yaklaşık 193 milyon insan kriz seviyesinde ya da daha vahim boyutlarda gıda güvensizliği yaşadı. Bu, 2020’ye kıyasla 40 milyon kişilik bir artış anlamına geliyor. Üstelik dünya genelinde üç milyar insan sağlıklı beslenmeye erişemiyor; milyonlarca çocuk yetersiz beslenme ile mücadele ederken, obezite oranları da hızla yükseliyor.

Bugün, dünya çapında krizler iç içe geçmiş durumda. Ukrayna’daki savaş, ekonomik durgunluk ve COVID-19’un etkileri, milyonlarca insanı yoksulluğa ve açlığa sürüklüyor. Küçük üreticiler, kadınlar, gençler ve Yerel Halklar, gelir eşitsizliği ve sınırlı erişim nedeniyle en kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Gıda güvenliği giderek daha büyük bir sorun haline geliyor.

Artık herkes için uygun fiyatlı, besleyici ve sağlıklı bir beslenme sistemine geçiş hiç olmadığı kadar önemli. Bunu başarmak için tarımsal gıda sistemlerinde acil ve köklü bir dönüşüme ihtiyaç var. Bu dönüşümün temelinde ise çeşitlilik yatıyor.

  • Gıda üretiminde çeşitlilik, verimi artırır, iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı güçlendirir, hastalık ve zararlılara karşı direnci artırır, ekolojik performansı iyileştirir ve biyolojik çeşitliliği korur.
  • Hane halkı düzeyinde gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi, ekonomik şoklara karşı tampon görevi görerek bireylerin refahını artırır.
  • Pazar ve ticarette çeşitlilik, gıda tedarikinin güvence altına alınmasını sağlar.
  • Gıda tedarik zincirinde çeşitlilik, krizlere karşı daha güçlü bir sistem oluşturur.
  • Beslenmede çeşitlilik, sağlıklı ve dengeli bir diyetin temelidir.

Tarımsal gıda sistemlerinde çeşitlendirme, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin anahtarıdır. Ancak, üretimde çeşitliliği artırırken sistemin diğer bileşenleriyle olan etkileşimleri de göz önünde bulundurmak gerekir. Bu dönüşüm, bütüncül bir yaklaşımla ele alındığında gerçek anlamda etkili olacaktır.

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 

Doğanın Şifalı Dokunuşları: Doğada ve Balkonlarımızda Yetişen Şifalı Bitkiler

İlkbaharın gelişiyle doğada şifa dolu bitkiler yeşermeye başlıyor. Ballıbabalar ve karahindibalar doğaya ilk renklerini katarken, baharın ilerleyen dönemlerinde papatyalar ve gelincikler bu şölene katılacak. Yaz geldiğinde ise doğa sarı kantaron, adaçayı ve kekik gibi bitkilerle adeta doğanın iyileştirici enerjisini sergileyecek. Doğanın bu harika döngüsünde, balkonlarınızda bile yetiştirebileceğiniz şifalı bitkilerle sağlık ve güzellik dolu bir yaşam mümkün.

Balkonlarınızda Yetiştirebileceğiniz Şifalı Bitkiler

Ev ortamında da sağlıklı yaşamı destekleyecek bitkiler yetiştirmek hiç de zor değil. İşte balkonlarınızda kolayca yetiştirebileceğiniz birkaç şifalı bitki önerisi:

  • Sinir Otu: Soğuk algınlığı ve solunum yolları sorunları için destekleyici bir bitkidir. Balkonunuzda rahatlıkla yetiştirebilirsiniz.
  • Ekinezya: Bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle bilinen ekinezya, özellikle soğuk kış aylarına hazırlık için harika bir tercih.
  • İzmir Kekiği: Güçlü aroması ve antibakteriyel özellikleriyle mutfakta da sağlık için kullanılabilir.
  • Tıbbi Papatya: Sakinleştirici etkisiyle bilinen tıbbi papatya, çay olarak tüketildiğinde rahatlatıcı etkiler sunar.
  • Aloe Vera: Cilt yenileyici özellikleriyle tanınan aloe vera, doğal kozmetik ürünlerinizde de kullanabileceğiniz harika bir bitkidir.
  • Itır: Ferah kokusu ile balkonunuza canlılık katar ve bazı böcekleri uzaklaştırır.
  • Mercanköşk: Sindirim sistemini destekleyen mercanköşk, aynı zamanda harika bir doğal baharattır.
  • Aynısafa: Cilt sağlığı için güçlü etkileriyle bilinen aynısafa, doğal merhemlerin en popüler bileşenlerindendir.

Bu bitkilerle balkonunuzda adeta küçük bir şifa bahçesi kurabilirsiniz. Taze, doğal ve sağlıklı bir yaşam için hem kendinize hem de doğaya katkı sağlayabilirsiniz.

Mersin Bitkisi ve Koruyucu Özellikleri

Mersin bitkisi, içerdiği cineol etken maddesi ile son dönemde dikkat çekmektedir. Özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına karşı destekleyici etkileriyle bilinen mersin, doğal yaşamı destekleyen şifa dolu bir bitkidir. Yapılan araştırmalarda, bu bitkinin bağışıklık sistemi için faydalı olduğu tespit edilmiş ve özellikle koruyucu etkileri sebebiyle kullanımı artmıştır.

Şifalı Bitkileri Kullanma Yöntemleri: Maserasyon, Demleme ve Kaynatma

Doğal bitkilerin faydalı bileşenlerinden yararlanmanın birkaç temel yöntemi bulunmaktadır:

  • Maserasyon: Bitkinin yağ içinde bekletilmesiyle yapılan bu yöntem, etken maddelerin yavaş yavaş ortaya çıkmasını sağlar. Özellikle cilt sağlığına yönelik doğal yağlar elde etmek için kullanılır.
  • Demleme (İnfizyon): Soğuk veya sıcak demleme yöntemi, bitkilerin etken maddelerini koruyarak çay gibi tüketim şeklinde sağlıklı içecekler hazırlamak için uygundur.
  • Kaynatma: Kök gibi sert bitki kısımlarında kullanılır ve etken maddelerin suya geçmesi sağlanır.

Bu yöntemlerle, bitkilerin etken maddelerinden en verimli şekilde faydalanmak mümkündür. Evde hazırlanan çaylardan cilt bakım ürünlerine kadar birçok doğal çözüm elde edebilirsiniz.

Doğada ve Evde Bitki Yetiştirmenin Önemi

Doğada karşımıza çıkan hayıt, kocayemiş ve meyan kökü gibi bitkiler de son dönemde sağlığa olan faydalarıyla ön plana çıkıyor. Bu bitkiler, doğanın bize sunduğu doğal destek kaynaklarıdır. Besler Şifa olarak, doğanın gücünü ve şifasını evlerimize taşıyarak, sağlıklı yaşamı teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Doğada yeşeren bu şifa dolu bitkilerle hem kendi sağlığınızı destekleyebilir hem de doğal yaşamın bir parçası olabilirsiniz.

Doğal ürünler, sağlıklı yaşam ve doğanın iyileştirici gücü için doğanın izini süren şifalı bitkilerle tanışmak için doğaya daha yakın olabilir ve balkonlarınızda minik şifa bahçeleri oluşturabilirsiniz.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Şifa Yolu Güdül'de Festival ve şenlikler

Güdül Doğal Ürünler Pazarı; 

Ankara'nın Güdül ilçesinde yer alan bir açık hava pazarıdır ve yöresel doğal ürünlerin satıldığı bir yerdir. Bu pazarda, Güdül ve çevresinde yetiştirilen sebze, meyve, bakliyat, süt ürünleri, yöresel peynirler, bal ve diğer doğal ürünler satılmaktadır.

Pazar, her hafta cumartesi günleri kurulmaktadır. Güdül halkı ve çevre ilçelerden gelen vatandaşlar, doğal ürünlerini satmak ve satın almak için pazar alanında buluşmaktadır. Güdül Doğal Ürünler Pazarı, hem yöresel lezzetleri tatmak hem de doğal ürünlerin sağlık avantajlarından yararlanmak isteyen ziyaretçiler için ideal bir seçenektir.

Güdül Ankara Keçisi Festivali; 

Güdül Ankara Keçisi Festivali, Ankara'nın Güdül ilçesinde her yıl düzenlenen bir festivaldir ve Güdül'ün yerel keçi ırkı olan Ankara keçisinin tanıtımı ve korunması amaçlanmaktadır. Festival, genellikle Mayıs ayında yapılır ve çevre illerden ve ülkelerden de ziyaretçiler çekmektedir.

Festival kapsamında, Ankara keçileri sergilenir ve keçi yarışmaları düzenlenir. Ayrıca, yöresel lezzetlerin sunulduğu pazarlar, yerel sanatçıların konserleri, geleneksel oyunlar, el sanatları ve halk dansları gösterileri de festivalin parçasıdır.

Güdül Ankara Keçisi Festivali, Güdül halkının yanı sıra Ankara keçisi ırkının korunmasına ve tanıtımına katkıda bulunarak, bölge turizmine de olumlu etkiler sağlamaktadır.

Güdül Üzüm Festivali;

Ankara'nın Güdül ilçesinde her yıl geleneksel olarak düzenlenen bir festivaldir ve Güdül'ün üzüm bağlarının ve yöresel üzüm çeşitlerinin tanıtımı ve kutlaması amaçlanmaktadır. Festival, genellikle Eylül ayının son haftasında yapılır.

Festival kapsamında, Güdül ve çevresinde yetişen üzüm bağları gezilebilir ve yerel üzüm çeşitleri tadılabilir. Ayrıca, üzüm hasadı, şarap yapımı, üzüm kesme, sergiler, konserler ve geleneksel oyunlar da festivalin parçasıdır. Festival ayrıca, çevre illerden ve yurt dışından ziyaretçileri de çekmektedir.

Güdül Üzüm Festivali, Güdül'ün zengin üzüm kültürünü kutlayarak, bölge turizmine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, yerel üzüm çeşitlerinin korunması ve tanıtımına da katkı sağlamaktadır.

Güdülü Kiraz Festivali;

Ankara'nın Güdül ilçesinde her yıl Haziran ayında düzenlenen bir festivaldir ve Güdül'ün kiraz hasadını kutlamak amacıyla yapılmaktadır. Festival, Güdül'ün kiraz yetiştiriciliğiyle ünlenmesine ve yöresel kiraz çeşitlerinin tanıtımına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

Festival kapsamında, yöre halkı tarafından yetiştirilen kirazların sergisi yapılır ve kiraz yarışmaları düzenlenir. Ayrıca, konserler, sergiler, geleneksel oyunlar ve çeşitli yarışmalar da festivalin parçasıdır. Ziyaretçiler, yöresel lezzetlerin tadına bakabilir ve kiraz satın alabilirler.

Güdülü Kiraz Festivali, Güdül'ün ekonomisine katkıda bulunurken, aynı zamanda Güdül halkı ve ziyaretçiler için eğlenceli bir etkinlik sunmaktadır. Kiraz hasadı ve üretimi, Güdül ve çevre köylerde önemli bir geçim kaynağı olduğundan, festival aynı zamanda yöre halkının emeklerini kutlamak için de bir fırsat olarak görülmektedir.

Güdül Sorgun Yayla Şenlikleri;

Ankara'nın Güdül ilçesi ve Sorgun Köyü'nde her yıl düzenlenen bir etkinliktir. Festival genellikle Temmuz ayının son haftası veya Ağustos ayının ilk haftasında gerçekleştirilir.

Sorgun Köyü, Güdül'ün yaklaşık 20 km güneyinde yer alan bir köydür ve doğal güzellikleri ile ünlü bir yayla bölgesidir. Festival, bölgenin doğal güzelliklerini ve yöresel kültürünü kutlamayı amaçlamaktadır.

Festival kapsamında, yöresel halk oyunları, müzik ve konserler, yöresel yemekler, el sanatları ve geleneksel oyunlar gibi etkinlikler düzenlenir. Ayrıca, bölgede bulunan doğal güzellikleri keşfetmek için doğa yürüyüşleri, trekking ve bisiklet turları gibi doğa etkinlikleri de yapılmaktadır.

Güdül Sorgun Yayla Şenlikleri, bölge halkı ve ziyaretçiler için keyifli bir etkinlik sunarken, bölgenin doğal ve kültürel değerlerine de dikkat çekmektedir. Yayla şenlikleri, bölge turizmine de katkıda bulunmaktadır.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Nüfusun Yaşlanması: Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşamın Rolü

İnsanlığın karşı karşıya olduğu en önemli ancak en az konuşulan küresel sorunlardan biri, nüfusun yaşlanmasıdır. Bununla birlikte doğurganlığın azalması da bu tabloyu tamamlayan önemli bir faktördür. Singapur Ulusal Üniversitesi ve ABD Columbia Üniversitesi’nin 143 ülkede gerçekleştirdiği kapsamlı bir araştırma, bu konunun boyutlarını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

1950 yılında yüksek gelirli bir ülkede doğan bir bebeğin 90 yaşını görme ihtimali yalnızca %4,8 iken, bugün bu oran %26,7’ye ulaşmış durumda. Dahası, 2060 yılı itibarıyla bu oranın %50’ye varması bekleniyor. Ancak bu uzun yaşam süresi, beraberinde bir sorun getiriyor: Yüksek gelir grubundaki ülkeler daha uzun yaşamakla birlikte, bu sürenin önemli bir kısmını “sağlıksız” şekilde geçiriyor.

Peki, yaşlanan nüfusun daha sağlıklı bir yaşam sürmesi için neler yapılabilir? İşte burada bitkisel kozmetik ve doğal yaşam prensipleri devreye giriyor.

Doğal Yaşam ve Sağlıklı Yaşlanma

  1. Cilt Sağlığı için Bitkisel Çözümler:
    Yaşlanma sürecinde cilt elastikiyetini kaybeder ve kırışıklıklar artar. Kimyasal içerikli ürünler cildi geçici olarak desteklese de uzun vadede zarar verebilir. Bunun yerine, argan yağı, iğde çekirdeği yağı ve propolis özleri gibi doğal içeriklerle zenginleştirilmiş bitkisel kozmetik ürünleri, cildin doğal yenilenme sürecini destekler.

  2. Antioksidanlarla Yaşlanmayı Yavaşlatın:
    Antioksidanlar, serbest radikallerle savaşarak hücre yaşlanmasını yavaşlatır. Yeşil çay özleri, üzüm çekirdeği yağı ve nar ekstresi gibi bitkisel içerikler, hem cilt hem de genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratır.

  3. Doğal Beslenme ve Bağışıklık Destekleyiciler:
    Uzun yaşam süresince sağlıklı kalmanın temeli, dengeli bir beslenme ve güçlü bir bağışıklık sistemidir. Zerdeçal, zencefil, spirulina gibi doğal takviyeler, bağışıklık sistemini desteklerken, yaşlanma sürecinde enerjik kalmaya yardımcı olabilir.

  4. Stresi Azaltan Aromaterapi:
    Uzun yaşamın bir diğer önemli boyutu, ruh sağlığını korumaktır. Lavanta, melisa ve paçuli yağı gibi esansiyel yağlarla yapılan aromaterapi uygulamaları, stresi azaltır, uyku kalitesini artırır ve genel yaşam kalitesini yükseltir.

  5. Doğal Yaşam Alanları ve Fiziksel Aktivite:
    Yaşlanma sürecinde fiziksel aktiviteyi artırmak, sağlıklı kalmanın en etkili yollarından biridir. Doğayla iç içe yaşam alanlarında yapılan hafif yürüyüşler, hem bedensel hem de zihinsel sağlığı destekler.

Sonuç: Sağlıklı ve Uzun Bir Yaşam için Doğal Çözümler

Yaşlanma kaçınılmaz bir süreçtir, ancak bu süreci daha sağlıklı ve kaliteli bir şekilde geçirmek elimizdedir. Doğal kozmetik ürünleri, bitkisel takviyeler ve doğayla uyumlu bir yaşam tarzı, uzun yaşamın sadece bir sayıdan ibaret olmasını önler; aynı zamanda sağlıklı ve mutlu bir yaşamı mümkün kılar.

Unutmayalım: Uzun bir ömrün değeri, sağlıklı geçirilen yıllarla ölçülür. 🌿

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.




Sürdürülebilirlik ve "Batamayacak Kadar Büyük" Tehlikesi

Son yıllarda "sürdürülebilirlik" terimi, genellikle çevreye duyarlı girişimlerle eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Ancak birçok işletmenin sadece çevresel sürdürülebilirlik değil, finansal sürdürülebilirlik konusunda da başarısız olduğu açıktır. Modern ekonomilerde işletmelerin iflas etmesi, piyasa işleyişinin doğal bir parçası olarak kabul edilmelidir. Ancak hükümetlerin bazı şirketleri "batamayacak kadar büyük" olarak tanımlaması, bu döngüde önemli bir sorunu ortaya çıkarmaktadır. Bu kavram, özellikle büyük bankalar, sigorta şirketleri, havayolu firmaları ve otomobil üreticileri gibi dev şirketler için kullanılır. Bu tür işletmelerin mali başarısızlıkları durumunda kamu kaynaklarıyla desteklenmesi, sürdürülebilirlik kavramının özüne zarar vermektedir.

Bu şirketler, "manevi zarar" yaratır; zira iflas etmeyecekleri güvencesiyle daha büyük riskler alarak, tüm sistemi istikrarsızlığa sürüklerler. Hükümetlerin sürekli olarak bu şirketlerin başarısız olmasına engel olmaları, sadece kısa vadeli ekonomik büyümeyi sağlama çabasıdır. Ancak uzun vadede bu yaklaşım, finansal sistemdeki riskleri artırır ve ekonomik krize zemin hazırlar. Geçmişte yaşanan dört büyük ekonomik krizde, yani Latin Amerika borç krizi, ABD tasarruf ve kredi krizi, Asya borç krizi ve son küresel finansal kriz gibi durumlarda, bu büyük şirketlerin rolü büyüktü. Bu krizlerde "batamayacak kadar büyük" şirketlerin finansal kaldıracı, krizin yayılmasına önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.

Besler Şifa olarak, biz de sürdürülebilirliği sadece çevresel değil, finansal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sürdürülebilir iş modelleri, aşırı büyüme ve risk almaktan ziyade, doğanın kaynaklarına saygı gösteren ve topluma değer katan yaklaşımlarla mümkün olacaktır. Sürdürülebilirlik yolculuğunda, yalnızca kâr odaklı değil, aynı zamanda etik ve çevresel sorumluluk sahibi bir iş yapısı inşa etmek, geleceğe yönelik en güvenilir adımdır.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Ankara'da Ücretsiz Gezilecek Efsane Yerler

Ankara, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra, aileler ve çocuklar için pek çok ücretsiz gezilecek yer sunuyor. Eğer gezmeyi seviyor ve şehri keşfetmek istiyorsanız, bütçenizi zorlamadan harika bir gün geçirmeniz mümkün. İşte Ankara'da ücretsiz olarak gezebileceğiniz en güzel yerlerden bazıları:

1. MTA Tabiat Müzesi

Doğal tarih ve jeolojiyle ilgilenenler için oldukça ilgi çekici bir mekan olan MTA Tabiat Müzesi, yer kabuğunun sırlarını keşfetmek isteyen ziyaretçilerini bekliyor. Müzede, fosillerden minerallere kadar geniş bir koleksiyon bulunuyor. Üstelik giriş tamamen ücretsiz!

2. Altındağ Bebek Kütüphanesi

Çocuklar için mükemmel bir ortam sağlayan Altındağ Bebek Kütüphanesi, minik kitap kurtlarını bekliyor. Bebeklerin gelişimlerini destekleyecek çeşitli kitapların bulunduğu bu kütüphane, hem sakin bir ortam hem de eğitici bir deneyim sunuyor.

3. Altındağ At Maneji ve Macera Parkı

Başkent Millet Bahçesi içinde bulunan Altındağ At Maneji ve Macera Parkı, hem doğayla iç içe olmak hem de farklı aktivitelerle eğlenmek için harika bir tercih. At binme deneyimi ve çeşitli macera parkurlarında vakit geçirmek, ailecek keyifli bir zaman geçirmenizi sağlayacak.

4. Satranç Müzesi (Hamamönü)

Satranç severler için mükemmel bir yer olan Satranç Müzesi, Hamamönü'nde bulunuyor. Farklı satranç takımları ve koleksiyonlarının sergilendiği bu müze, satranç meraklıları için oldukça ilgi çekici bir mekan.

5. Enerji Çocuk Müzesi

MTA Tabiat Müzesi’nin hemen arkasında bulunan Enerji Çocuk Müzesi, çocukların enerji üretimi ve kullanımını eğlenceli bir şekilde öğrenebileceği interaktif sergiler sunuyor. Çocuklar burada eğlenirken öğrenebilirler.

6. Dijital Hayvanat Bahçesi

Teknolojiyi ve doğayı birleştiren Dijital Hayvanat Bahçesi, sanal ortamda bir hayvanat bahçesi deneyimi sunuyor. Bilgisayarlar ve ekranlar aracılığıyla dünyanın farklı köylerinden hayvanları keşfetmek mümkün.

7. Sincan Matematik Müzesi

Matematikle ilgilenen çocuklar ve yetişkinler için harika bir yer olan Sincan Matematik Müzesi, sayılarla ilgili interaktif öğelerle dolu. Bu müze, matematiğin ne kadar eğlenceli olabileceğini gösteriyor.

8. Keçiören Deniz Dünyası

Keçiören’deki Deniz Dünyası, deniz canlılarını yakından görmek isteyenler için harika bir fırsat. Ücretsiz girişle, çocuklar deniz altı dünyasının zenginliğini keşfetme şansı buluyor.

9. Keçiören Ücretsiz Çocuk Lunaparkı

Çocuklar için eğlenceli bir zaman geçirmek isteyen aileler için Keçiören’de bulunan bu lunapark, ücretsiz giriş imkânı sunuyor. Renkli oyuncaklar ve eğlenceli aktivitelerle dolu bir gün geçirebilirsiniz.

10. Altındağ Bilim Merkezi

Başkent Millet Bahçesi içinde bulunan Altındağ Bilim Merkezi, bilimsel keşifler yapmak isteyen küçük yaştaki meraklılar için harika bir mekan. Çeşitli bilimsel deneylerin ve sergilerin yer aldığı bu merkez, çocuklar için eğitici olduğu kadar eğlenceli de.

11. Keçiören Evcil Hayvanlar Parkı

Evcil hayvanlarla vakit geçirmek isteyen çocuklar ve aileler için Keçiören Evcil Hayvanlar Parkı ideal bir seçenek. Farklı evcil hayvanları gözlemleyebilir ve onlarla vakit geçirebilirsiniz.

12. Neşeli Köy (Eskişehir Yolu)

Eskişehir yolu üzerinde bulunan Neşeli Köy, ters ev gibi ilginç yapılarıyla dikkat çekiyor. Ailenizle birlikte eğlenceli bir gün geçirebileceğiniz, keşfe çıkacağınız farklı bir yer.

13. Çocuk Kulübü (Millet Bahçesi)

Millet Bahçesi içinde yer alan Çocuk Kulübü, çocuklar için eğitici ve eğlenceli etkinlikler düzenleyen harika bir yer. Burada çocuklar hem eğlenip hem de yeni beceriler kazanabiliyor.

14. Türk Tarih Müzesi

Türk tarihini daha yakından keşfetmek isteyenler için Türk Tarih Müzesi ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek mükemmel bir kültürel merkezdir. Türkiye’nin tarihine dair zengin koleksiyonları görmek, geçmişe dair derin bir yolculuğa çıkmanızı sağlar.


Ankara'da ücretsiz gezilecek mekanlar, şehri keşfetmek ve hem eğlenmek hem de öğrenmek isteyenler için harika fırsatlar sunuyor. Hem doğayla iç içe olabileceğiniz hem de kültürel birikiminizi artırabileceğiniz bu yerlerde keyifli zamanlar geçirebilirsiniz.

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 


Kültürel Miras ve Geleneksel Ekoloji Bilgisi: Yerel Bilginin Değeri

Besler Şifa- Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam olarak doğal üretim ve sağlıklı yaşam kültürünü teşvik ederken, kültürel mirasın ve geleneksel ekoloji bilgisinin korunması büyük önem taşımaktadır. Özellikle yerel gıda ve bitkisel üretim gibi pratik bilgilerin yaşlı nesillerden öğrenilmesi, sürdürülebilirlik açısından hayati rol oynar. Zira doğadan geçim sağlamak, yerel gıdaları yetiştirmek, işlemek ve doğal yöntemlerle beslenmek ancak nesiller arası bilgi aktarımıyla mümkündür. Bu bilgelik, yerel toplulukların ve yaşlıların doğayla iç içe geliştirdiği eşsiz bir ekolojik mirasın parçasıdır.

Fransız Kamuoyu Araştırma Enstitüsü (IFOP) tarafından 2018 yılında yapılan bir çalışmaya göre Fransızların yüzde seksen biri köy hayatının yaşamak için ideal bir yaşam olduğunu düşünüyor. Diğer yandan kamu hizmetleri, iş ve ulaşım imkanlarının eksikliği nedeniyle köy hayatının 'yaşamak için bir engel teşkil ettiğini' savunulurken Fransızların yüzde 46'sı köy hayatının sosyoekonomik sorunları beraberinde getirdiği dile getirdi.

Toplumların uzun süre boyunca hayatta kalmalarını sağlayan bu bilgi, sadece çevresel değil, aynı zamanda toplumsal sağlığın da teminatıdır. Örneğin, Amerika'nın yerli toplulukları, Paiute kabilesi gibi sazlardan tohum toplayarak yemek yapma veya Pomoların Kaliforniya meşe palamutlarını işleyerek beslenme gelenekleri ile topluluklarının ekolojik mirasını sürdürmüşlerdir. Bu örnekler, sadece birer yemek hazırlama yöntemi değil, aynı zamanda doğa ile olan uyumlu yaşam tarzının bir yansımasıdır.

Bu kültürel zenginliği onurlandırmak, aynı zamanda geleceğe dair bir sorumluluk bilincini de beraberinde getirir. Yerel bilginin kaybolmaması için, yaşlıların tecrübelerine değer vermeli, onların geleneksel yöntemlerini modern hayatımıza adapte etmeliyiz. Sağlıklı bir toplumun anahtarı, sadece fiziksel sağlıkta değil, aynı zamanda yaşlıların bilgeliğinin ve topluma olan katkılarının takdir edilmesindedir. Bu yaklaşım, bizim gibi doğal yaşamı ve bitkisel kozmetiği teşvik eden girişimlerin de kalbinde yer almalıdır.



Gelecek Tohumda

 Tohum, bitki yaşamının başlangıcı ve gelecekteki nesiller için hayati bir kaynaktır. Tohumların önemi çok büyüktür, çünkü:

  1. Bitki Çeşitliliği ve Genetik Kaynaktır: Tohumlar, biyolojik çeşitliliği ve ekosistem sağlığını destekleyen genetik kaynakları taşır.
  2. Gıda Güvencesidir ve Tarım ile Gıda Üretimi İçin Temeldir: Tohumlar, sağlıklı ve sürdürülebilir gıda üretimi için temel öğelerdir.
  3. Sürdürülebilir Tarım Uygulamaları İçin Temeldir: Sürdürülebilir tarım uygulamalarında tohumların kaliteli ve verimli olması büyük önem taşır.
  4. Dirençli Bitkilerin Yetiştirilmesine Yardımcı Olur: Tohumlar, zorlu çevre koşullarına dayanıklı ve hastalıklara karşı dirençli bitkilerin yetişmesini sağlar.
  5. Tarım Sektörü ve Ticarette Büyük Ekonomik Değere Sahiptir: Tohum sektörü, global tarım ticaretinde önemli bir rol oynar ve ekonomiye katkı sağlar.
  6. Doğal Ekosistemlerin Restore Edilmesine Katkı Sağlar: Tohumlar, ekosistemlerin yeniden sağlıklı hale gelmesine ve doğal dengenin korunmasına yardımcı olur.
  7. Geleneksel Tohumlar, Kültürel ve Tarihi Mirasın Korunmasında Önemli Bir Rol Oynar: Geleneksel tohumlar, halkların kültürel mirasını ve geleneklerini yaşatmak açısından büyük öneme sahiptir.

Tohum elde etme, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz, aynı zamanda gelecek nesillerin gıda güvencesini ve doğal kaynaklara erişimini sağlamaktadır. Bu nedenle, tohum elde etme süreçlerinin sürdürülebilir, adil ve bilimsel ilkelerle yönetilmesi büyük bir öneme sahiptir.

Tüm üreticilerimiz, kendi tohumlarını elde etmek ve bir sonraki yıl için tohum hazırlığı yapmak adına şimdiden çalışmalara başlamışlardır.



.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.

Ağız ve Diş Sağlığı İçin Aromaterapi: Doğal Yöntemlerle Sağlıklı Gülüşler

Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığımızın en önemli parçalarından biridir. Diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve ağız kokusu gibi sorunlar, yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ancak, ağız bakımını doğal ve bitkisel yöntemlerle desteklemek, sağlıklı bir gülüşe kavuşmanıza yardımcı olabilir. Aromaterapi, doğal yağlar kullanarak hem ağız sağlığını iyileştirebilir hem de diş problemlerine karşı koruma sağlayabilir. İşte, ağız ve diş sağlığınızı iyileştirmek için kullanabileceğiniz bazı doğal aromaterapi yağları ve uygulama önerileri:

1. Karanfil Yağı: Doğal Bir Ağrı Kesici

Karanfil yağı, diş ağrısı ve diş eti iltihaplarıyla mücadelede güçlü bir doğal çözümdür. İçeriğindeki eugenol bileşiği, ağrı kesici özelliklere sahip olup diş eti enfeksiyonlarını yatıştırabilir. Ayrıca, bakterilerle savaşarak ağız içi enfeksiyonları engellemeye yardımcı olur.

Uygulama: Karanfil yağını, bir pamuk parçasına damlatarak ağrılı bölgeye nazikçe uygulayın. 10-15 dakika boyunca bu bölgede tutarak doğal ağrı kesici etkisinden faydalanabilirsiniz. Ancak, karanfil yağı güçlü bir içerik olduğundan, çok fazla kullanmamaya özen gösterin.

2. Nane Yağı: Ferahlatıcı ve Antiseptik Özellikler

Nane yağı, ağız sağlığı için oldukça faydalıdır. Antiseptik özellikleri sayesinde ağız içindeki bakterileri temizler ve nefesi taze tutar. Diş eti sağlığını destekleyerek, iltihaplanma ve enfeksiyonların önüne geçebilir. Ayrıca, nane yağı ağız kokusunu gidermede etkili bir çözümdür.

Uygulama: Nane yağını bir pamuk yardımıyla doğrudan diş etlerinize uygulayabilirsiniz. Uygulama sonrasında ağızda ferah bir etki hissedeceksiniz. Nane yağı, aynı zamanda doğal bir ağız gargarası olarak da kullanılabilir.

3. Hindistan Cevizi Yağı: Doğal Bir Ağız Temizleyici

Hindistan cevizi yağı, ağız bakımında çok yönlü faydalar sunan bir diğer doğal yağdır. Antibakteriyel özelliklere sahip olan hindistan cevizi yağı, dişleri temizler, diş eti iltihaplarını azaltır ve ağızda oluşabilecek kötü kokuları engeller. Ayrıca, "oil pulling" (yağ çekme) tekniğiyle ağız sağlığını iyileştirebilirsiniz.

Uygulama: Hindistan cevizi yağını ağızda 10-15 dakika boyunca çiğneyin. Bu işlem, dişlerdeki kirleri ve bakterileri yok ederken, diş etlerinizi de güçlendirebilir. Ayrıca, ağızda ferah bir tat bırakır ve ağız hijyenini artırır.

Sonuç: Doğal ve Etkili Ağız Bakımı

Aromaterapi, ağız ve diş sağlığını desteklemek için doğal ve etkili bir yol sunar. Karanfil, nane ve hindistan cevizi yağı gibi doğal yağlar, düzenli kullanımda ağrıları hafifletir, diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir. Ancak, bu yöntemlerin sadece destekleyici tedavi olduğunu unutmamak önemlidir. Diş hekimi kontrollerinizi aksatmadan, bu doğal yöntemleri günlük ağız bakım rutininize dahil edebilirsiniz.

Sağlıklı bir gülüş için doğanın gücünden faydalanın!

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 

Isparta'nın Doğasından Gelen Saflık: Gül Mayası ve Lavanta Ürünlerimiz

Doğanın en özel hediyelerinden biri olan gül ve lavanta, geleneksel yöntemlerle işlenerek eşsiz ürünlere dönüşüyor. Isparta’daki üretim tesisimizde, geleneksel buhar distilasyonu yöntemiyle gül suyu (Gül Mayası) ve lavanta suyu elde ediyoruz. Saf, katkısız ve doğal yöntemlerle ürettiğimiz bu ürünler, hem yurtiçinde hem de yurtdışında büyük ilgi görüyor.

Besler Şifa- Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünleri olarak üretime devam ediyoruz.

Gül Mayası: Buhar Distilasyonuyla Saflık ve Doğallık

Üretim sürecimizde, geleneksel yöntemlere sadık kalarak buhar distilasyonu kullanıyoruz. Bu yöntem sayesinde:

  • Güller büyük bakır kazanlarda işlenir.
  • Buhar yöntemiyle, yağından ayrışmamış saf gül suyu elde edilir.
  • Kazan temizliği ve hijyen standartlarına titizlikle uyulur, ürünlerimiz tamamen doğal ve katkısız kalır.

Gül Mayası, içerdiği doğal bileşenler sayesinde cildi besler, ferahlatır ve güzelleştirir. Gül ürünlerimizde yüksek kaliteli Rosa damascena kullanarak en saf esansları sunuyoruz.

Lavanta Ürünlerimiz: Saf Lavandula Angustifolia Özleri

Sadece gülde değil, lavanta üretiminde de en yüksek kaliteyi hedefliyoruz. Özellikle Lavandula angustifolia türünden elde ettiğimiz:

  • Lavanta suyu: Cilt bakımında rahatlatıcı ve dengeleyici etkilere sahiptir.
  • Lavanta yağı: Aromaterapi, cilt ve saç bakımı için ideal bir esansiyel yağdır.

Lavanta ve gül ürünlerimiz, doğal güzelliğin ve aromaterapinin en saf halini sunarak, hem toptan hem de perakende satışa uygundur. Türkiye’den dünyaya doğallığı ve kaliteyi ulaştırmaya devam ediyoruz. 



© beslersifa.com | Her hakkı sağlıklıdır.
Coded by @suleymancetinx | ile yapılmıştır.