Ad

AROMATERAPİ

Aromaterapi, fitoterapi

PERMAKÜLTÜR

şifa yolu, fitoterapi, antibiyotik

YAĞLAR

şifa yolu

SABUNLAR

Güdül
BeslerŞifa Atölyesi

Besler Naturel Etik İlkelerini Tazeliyor (Nazenin)

Besler Naturel olarak; sıfır atık yaklaşımımız, bitkisel (vegan) içerik tercihimiz, adil ticaret ve hayvanlar üzerinde test yapılmamasına yönelik duruşumuzla etik kozmetik anlayışını merkeze alıyoruz. Üretimden tüketime uzanan tüm süreçlerde doğaya ve canlılara saygıyı esas alırken, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bu anlayışımızı bir adım daha ileri taşıyarak, kozmetik üretim ve hizmet süreçlerimize “kadın haklarına uyumlu kozmetik” ilkesini ekliyoruz. Kadın emeğini gözeten, adil çalışma koşullarını destekleyen ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendiren bu yaklaşımı, markamızın etik duruşunun ayrılmaz bir parçası olarak benimsiyoruz.

İlkelerimiz;

  1. Sıfır Atıkla Sürdürülebilirlik İlkesi: Üretim süreçlerimizde atığı en aza indirmeyi, geri dönüştürülebilir ve doğa dostu çözümleri tercih etmeyi esas alır; çevresel sorumluluğu markamızın temel değeri olarak görürüz.

  2. Bitkisel (Vegan) İçerikli Temiz Formülasyon İlkesi: Ürünlerimizde bitkisel kökenli içerikleri önceliklendirir, hayvansal hammaddelerden kaçınır; doğayla uyumlu ve bilinçli içerik seçimleri yaparız.

  3. Adil ticaret: Üretici ve tüketici önemseyen bir anlayışla ürün ve hizmetler sunuyoruz. İnsan refahını önemseyen anlayışla hareket ediyoruz.

  4. Hayvan Haklarına Saygılılık İlkesi: Ürünlerimizin hiçbir aşamasında hayvanlar üzerinde test yapılmasına izin vermez; canlı haklarına saygılı, etik kozmetik anlayışını benimseriz.

  5. Kadın Haklarına Uyumlu Kozmetik İlkesi: Kadın emeğini görünür kılan, adil ve güvenli çalışma koşullarını destekleyen, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten üretim ve hizmet anlayışını kozmetik yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak kabul ederiz.



Agroekoloji Operasyonel Rehberi

Avrupa Komisyonu'nun Agroekoloji Operasyonel Rehberi, agroekolojik geçişlerin kalkınma iş birliğinde entegrasyonu, uygulanması ve değerlendirilmesi için kapsamlı bir teorik ve metodolojik kaynaktır. Rehber, agroekolojinin temel kavramını, ilkelerini ve küresel önemini açıklayan teorik temeller ile programlama, politika diyaloğu, proje tasarımı ve değerlendirme için pratik araçlar sunan metodolojik yönlendirmelerden oluşur. Bu kaynak, agroekolojik ilkeleri somut eyleme dönüştürmede uygulayıcılara, politika yapıcılara ve kalkınma aktörlerine köprü kurar.



Besler Naturel olarak, bu rehberin agroekoloji koalisyonu ve üyelerimizi anmasını gururla karşılıyoruz; doğal ve sürdürülebilir tarım yaklaşımlarımızı güçlendiren bir adım.

🌱 Rehberi okumak için: https://lnkd.in/gPJMrRFf 


Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Dünyası Bangkok’ta Buluşuyor: MESMAP-12

12. Uluslararası Akdeniz Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Sempozyumu (MESMAP-12), 21–24 Ocak 2026 tarihleri arasında Tayland’ın Bangkok kentinde, Amari Bangsaen Resort Hotel (Chon Buri) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Bilim, geleneksel bilgi ve modern teknolojiyi bir araya getiren bu prestijli organizasyon; tıbbi ve aromatik bitkilerden fitokozmetiğe, farmakognoziden nanoteknolojiye uzanan geniş bir perspektif sunuyor.

Sempozyumun başkanlığını Prof. Dr. Nazım Şekeroğlu (Gaziantep Üniversitesi) ve Prof. Dr. Jitbanjong Tangpong (Walailak University, Tayland) üstlenirken; dünyanın farklı bölgelerinden alanında öncü akademisyenler, araştırmacılar ve uzmanlar MESMAP-12 çatısı altında buluşuyor. Açılış konuşmaları ve onur konuşmacılarının ardından başlayacak bilimsel oturumlar, disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi hedefliyor.

Fitokozmetikten Nörobilime: Zengin ve Çok Disiplinli Bir Program

MESMAP-12 programı; bitkisel ilaçlar, etnobotanik, fitokozmetik, nanofitoteknoloji, sürdürülebilir tarım, biyoteknoloji ve halk sağlığı gibi pek çok temayı kapsıyor. Prof. Dr. Hüsnü Can Başer’in carvacrol üzerine güncel değerlendirmeleri, Prof. Dr. Álvaro Viljoen’in Afrika tıbbi florasının wellness ve cilt bakımındaki rolüne dair sunumu ve Prof. Dr. İlkay Erdoğan Orhan’ın nano-fitokozmetik yaklaşımları, sempozyumun öne çıkan konuşmaları arasında yer alıyor.

Lavanta üretiminden geleneksel Çin ve Hint tıbbına, propolisin biyoinsektisit potansiyelinden oral fitokozmetiklere kadar uzanan sunumlar; bitkisel bilginin hem bilimsel hem de uygulamalı boyutunu gözler önüne seriyor. Özellikle cilt sağlığı, anti-aging, dermokozmetik ve doğal aktif bileşenler başlıkları, kozmetik ve doğal ürün sektörüne ilgi duyan katılımcılar için önemli bir içerik sunuyor.

Bilimsel Sunumlar, Posterler ve Küresel İş Birliği

1. Tıbbi ve Aromatik Bitkilerden Moleküler Hedeflere

Bu oturumlarda tıbbi bitkilerin biyokimyasal yapıları, moleküler etki mekanizmaları ve ilaç hedefleri ele alınmıştır.

  • Plectranthus türleri ve P-glikoprotein inhibisyonu
  • Himalaya ve Orta Asya kökenli tıbbi bitkilerin sağlık potansiyeli
  • Özbekistan bitkilerinin fitokimyasal ve biyolojik etkileri
  • Geleneksel bilginin modern farmasötik hedeflere dönüştürülmesi

2. Fitokimya, Antioksidan ve Antikanser Araştırmaları

Bitkisel ekstrelerin antioksidan, sitotoksik ve kanser karşıtı etkilerinin değerlendirildiği sunumlar bu başlık altında toplanmıştır.

  • Fenolik bileşen profillemesi ve biyolojik aktiviteler
  • Meme, beyin ve cilt kanserine yönelik bitkisel yaklaşımlar
  • Mikrofilizler, microgreens ve bitkisel atıkların biyodeğeri
  • Anti-aging ve hücre koruyucu etkiler

3. Fitokozmetik ve Dermokozmetik Yaklaşımlar

Cilt sağlığı ve kozmetik uygulamalara yönelik bitkisel çözümler bu oturumların odağını oluşturmuştur.

  • Nano-fitokozmetik sistemler
  • Etnobotanikten modern cilt bakımına geçiş
  • Oral fitokozmesötikler (geleneksel İran tıbbı)
  • Anti-inflamatuvar ve yara iyileştirici bitkisel formülasyonlar

4. Nanoteknoloji ve Yenilikçi Taşıyıcı Sistemler

Bitkisel bileşenlerin etkinliğini artırmaya yönelik ileri teknolojik yaklaşımlar ele alınmıştır.

  • Altın nanopartiküller ve nano-kurkumin
  • Liposomal ve niosomal taşıyıcı sistemler
  • Karbon noktaları (quantum dots) ve nanojel uygulamaları
  • Kontrollü salım ve biyoyararlanım çalışmaları

5. Nörolojik Hastalıklar ve Bitkisel Tedavi Yaklaşımları

Nörodejeneratif hastalıklara yönelik bitki temelli araştırmalar bu başlık altında sunulmuştur.

  • Alzheimer ve Parkinson hastalıklarında bitkisel moleküller
  • Zebrafish modeli ile nöroaktif bitkilerin taranması
  • Tau protein toksisitesine karşı kurkumin türevleri
  • Beyin-kan bariyeri geçirgenliği çalışmaları

6. Geleneksel Tıp Sistemleri ve Etnobotanik Bilgi

  • Farklı kültürlerin tıbbi bitki kullanımına dair bilgiler bilimsel yöntemlerle değerlendirilmiştir.
  • Geleneksel Çin, İran ve Pers tıbbı
  • Anadolu ve Balkan etnobotaniği
  • Halk hekimliğinden klinik çalışmalara uzanan süreçler
  • Geleneksel ürünlerin haritalanması ve korunması

7. Tıbbi Bitkilerin Tarımı, Islahı ve Sürdürülebilir Üretim

  • Bitkisel üretimin çevresel ve ekonomik boyutları bu oturumlarda ele alınmıştır.
  • Papatya, lavanta, kuşburnu ve sumak üretimi
  • Tuzcul (halofit) ve kuraklığa dayanıklı bitkiler
  • Metagenomik ve moleküler ıslah yaklaşımları
  • Endüstriyel bitkisel atıkların değerlendirilmesi

8. Uçucu Yağlar, Antimikrobiyal ve Biyoinsektisit Uygulamalar

Uçucu yağların tarım, sağlık ve çevre alanındaki kullanımları sunulmuştur.

  • Antibakteriyel ve antifungal etkiler
  • Sivrisinek ve tarımsal zararlılara karşı bitkisel çözümler
  • Propolis ve arı ürünlerinin biyoinsektisit potansiyeli
  • Aflatoksin kontrolü ve bitki hastalıklarıyla mücadele

9. Beslenme, Fonksiyonel Gıdalar ve Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin gıda, beslenme ve uzun yaşam üzerindeki etkileri ele alınmıştır.

  • Ergothioneine ve sağlıklı yaşlanma
  • Sarımsak, çörek otu, rezene, üzüm ve zeytin yaprağı çalışmaları
  • Geleneksel Van otlu peyniri ve kullanılan bitkiler
  • Fonksiyonel gıda–ilaç–kozmetik kesişimi

10. Bitkisel Bilimin Geleceği: Entegratif ve Disiplinlerarası Yaklaşımlar

Sempozyumun genel çerçevesini oluşturan bu başlık altında;

  • Bitki bilimi, tıp, eczacılık, kozmetik ve çevre bilimlerinin entegrasyonu
  • Geleneksel bilgi + modern teknoloji birlikteliği
  • Sürdürülebilir, etik ve insan odaklı bitkisel çözümler

vurgulanmıştır.



Sempozyum boyunca düzenlenecek sözlü sunumlar, davetli konuşmalar ve poster oturumları, genç araştırmacılarla deneyimli bilim insanlarını aynı zeminde buluşturacak. Türkiye, Tayland, Çin, Hindistan, Portekiz, İran, Güney Afrika, ABD ve Avrupa’nın birçok ülkesinden katılımcıların yer aldığı MESMAP-12, küresel bilgi paylaşımı ve akademik iş birlikleri açısından güçlü bir platform oluşturuyor.

Ayrıca çevrim içi (online) oturumlarla desteklenen program, sempozyumun erişilebilirliğini artırarak uluslararası etkileşimi genişletiyor. Tıbbi ve aromatik bitkilerin geleceği, sürdürülebilir üretim modelleri ve insan sağlığına katkıları bu sempozyumda çok yönlü olarak ele alınıyor.

MESMAP-12, yalnızca bir bilimsel toplantı değil; bitkilerin kültür, sağlık, kozmetik ve yaşamla kurduğu derin ilişkiyi anlamak isteyen herkes için ilham verici bir buluşma noktası olma özelliği taşıyor.

Tıbbi ve aromatik bitkilerin geleceğine yön veren bu uluslararası platform, 2026 yılına güçlü bir bilimsel ve etik vizyonla damga vurmaya hazırlanıyor.

Kk


Türkiye’de Kozmetik Kullanımı, Yan Etkiler ve Kozmetovijilans (NAZENİN)

Kozmetik ürünler, güzelliğimizin ve kişisel bakım rutinlerimizin vazgeçilmez parçaları haline gelmiş durumda. Ancak bu ürünlerin kullanımı beraberinde bazı yan etkiler ve riskler de getirebiliyor. İşte Türkiye’de kozmetik kullanımının genel durumu, yan etkilerin ortaya çıkışı ve kozmetovijilansın önemi üzerine kapsamlı bir bakış.


Kozmetik Kullanımının Genel Durumu

Türkiye’de kozmetik sektörü, son yıllarda hem yerli hem de uluslararası markaların artan rekabetiyle hızla büyümektedir. Makyaj, cilt bakım, saç bakım ve parfüm gibi geniş ürün yelpazesi, tüketicilerin farklı beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde çeşitlenmiş durumda. Tüketiciler, ürünlerin sunduğu estetik ve fonksiyonel faydaların yanı sıra, ürünlerin güvenilirliğine de önem vermektedir. Bu nedenle, kozmetik sektöründe ürün güvenliği ve kalitesi konuları giderek daha fazla gündeme gelmektedir.


Yan Etkiler ve Riskler

Kozmetik ürünler kullanılırken; alerjik reaksiyonlar, cilt tahrişi, akne, irritasyon ve nadiren sistemik etkiler gibi yan etkiler gözlemlenebiliyor. Özellikle içerik listesinde yer alan bazı kimyasal maddeler, hassas ciltlerde veya uzun süreli kullanımda istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor.
Yan etkilerin ortaya çıkmasında şu faktörler rol oynayabilir:

  • Bireysel Hassasiyetler: Her bireyin cilt yapısı farklı olduğundan, aynı ürün farklı kişilerde farklı tepkilere yol açabilir.
  • Yanlış Kullanım: Ürünlerin kullanım talimatlarına uyulmaması, aşırı kullanımı veya yanlış kombinasyonları yan etki riskini artırabilir.
  • Ürün Kalitesi: Güvenilir olmayan markaların veya sahte ürünlerin kullanımı, sağlık açısından risk oluşturabilir.

Kozmetovijilans: Tanım ve Önemi

Kozmetovijilans, kozmetik ürünlerin kullanımı sonrasında ortaya çıkabilecek yan etkilerin ve olumsuz reaksiyonların sistematik olarak izlenmesi, raporlanması ve değerlendirilmesi sürecidir. Bu sistem, tüketici güvenliğini sağlamak ve piyasada bulunan ürünlerin kalitesini artırmak için hayati öneme sahiptir.
Kozmetovijilansın temel amacı:

  • Yan Etki Takibi: Tüketicilerden gelen geri bildirimler ve sağlık raporları aracılığıyla, belirli ürünlere ilişkin yan etki vakalarını izlemek.
  • Erken Uyarı Sistemi: Olası riskleri erken tespit ederek, gerektiğinde ürün geri çekme, etiket güncelleme veya bilgilendirme kampanyalarına yön vermek.
  • Regülasyon Desteği: Sağlık otoriteleri ve regülasyon kurumlarının, ürün güvenliği standartlarını oluşturmasına ve uygulamasına yardımcı olmak.

Türkiye’de Kozmetovijilansın Durumu

Türkiye’de kozmetovijilans sistemi, Avrupa Birliği’nin ve uluslararası standartların etkisiyle giderek gelişmekte olan bir alandır. Sağlık Bakanlığı, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlar, kozmetik ürünlerle ilgili yan etkileri izlemek, raporlamak ve gerekli müdahaleleri yapmak üzere çalışmalar yürütmektedir.
Ancak uygulamada:

  • Farkındalık Sorunu: Hem tüketiciler hem de sektör profesyonelleri arasında kozmetovijilansın önemi konusunda yeterli farkındalık oluşmamış olabilir.
  • Veri Toplama ve Raporlama: Yan etki vakalarının sistematik olarak toplanması, analiz edilmesi ve kamuoyuyla paylaşılması süreçlerinde eksiklikler görülebilir.
  • Regülasyon ve Denetim: Ürün güvenliği standartlarının uygulanması ve denetlenmesi, kozmetik sektöründe tüketici sağlığını koruma açısından kritik bir rol oynamaktadır.

Bu konular üzerinde yapılacak iyileştirmeler, hem tüketici güvenliğini artıracak hem de sektörün uluslararası alanda rekabet gücünü destekleyecektir.


Sonuç ve Öneriler

Türkiye’de kozmetik kullanımının yaygınlaşması, beraberinde bazı yan etki risklerini getirse de; kozmetovijilans sistemi, bu risklerin minimize edilmesinde önemli bir araçtır.
Öneriler:

  • Tüketici Eğitimi: Kullanıcıların ürün etiketlerini okumaları, kullanım talimatlarına uymaları ve olası yan etkiler konusunda bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.
  • Sektörel İşbirliği: Kozmetik üreticileri, sağlık otoriteleri ve regülasyon kurumları arasında daha sıkı bir işbirliği kurulmalı, veri paylaşımı ve raporlama süreçleri iyileştirilmelidir.
  • Araştırma ve Geliştirme: Ürün içeriklerinin güvenliği ve etkinliği üzerine daha fazla akademik ve endüstriyel araştırma desteklenmeli, alternatif doğal bileşenlerin kullanımı teşvik edilmelidir.

Kozmetovijilans, sadece tüketicilerin sağlığını korumakla kalmaz, aynı zamanda sektörün sürdürülebilir ve güvenilir bir şekilde büyümesine de katkıda bulunur. Doğru uygulandığında, bu sistem Türkiye’de kozmetik ürünlerin kalitesini artırır, yan etki vakalarını azaltır ve toplumun genel sağlık düzeyini olumlu yönde etkiler.

Gelin, kozmetik kullanımında bilinçli tercihler yapalım, yan etkilerin farkında olalım ve kozmetovijilans uygulamaları sayesinde daha güvenli, sağlıklı bir yaşam alanı oluşturalım.

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 



Nazenin Projesi: Kadın Haklarına Duyarlı Bitkisel Kozmetik Mümkün mü?

Besler Şifa – Bitkisel Kozmetik ve Aromaterapi olarak bizler için kozmetik; yalnızca cilde temas eden bir ürün değil, kadının sağlığına, emeğine ve onuruna dokunan bütüncül bir yaşam alanıdır. Bu anlayıştan yola çıkarak geliştirdiğimiz Nazenin Projesi, kadın haklarına duyarlı bir üretim ve hizmet modelinin mümkün olduğunu ortaya koymayı amaçlıyor.

Bitkisel kozmetik ürünlerinde sıklıkla konuşulan “doğal içerik”, “sürdürülebilirlik” ya da “etik üretim” kavramlarının, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın sağlığı perspektifiyle birlikte ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Nazenin Projesi de tam olarak bu ihtiyaca cevap vermek üzere tasarlandı.

Bu makale 15-18 Aralık 2025 tarihlerinde Antalya’da yapılan

9. Uluslararası Kozmetik Kongresi’nde yayımlanmıştır.

“Nazlı Bünyelere Nitelikli İçerik” Yaklaşımı

Nazenin Projesi, mottosunu “Nazlı bünyelere nitelikli içerik” olarak belirlerken; hassas ciltleri, kadın bedenini ve yaşam döngüsünü merkeze alan bir kozmetik yaklaşımını savunuyor. Proje kapsamında, kozmetik sektöründe kadın haklarına uyumlu, etik ve hak temelli bir girişim modeli geliştirilmesi hedeflendi.

Bu amaçla yürütülen araştırmada, farklı disiplinlerden 25 uzmanın görüşüne başvuruldu. Çalışmanın bilimsel altyapısı, nitel araştırma yöntemleri ve Delphi tekniği ile güçlendirildi. Uzman görüşleri sayesinde, sektörde kadın haklarına duyarlı üretim ve hizmet süreçlerinin hangi ilkeler etrafında şekillenmesi gerektiği ortak bir zeminde buluşturuldu.

Kadın Emeği, Temsil ve Etik Üretim

Nazenin Projesi yalnızca ürün odaklı değil; aynı zamanda kadın emeğinin görünürlüğünü, kadınların üretim ve karar alma süreçlerindeki temsilini ve hak temelli yönetim anlayışını güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu çerçevede kozmetik girişimlerinin, sosyal sorumluluk temelli ve kadın haklarına uyumlu bir ekosistem oluşturması gerektiği vurgulanıyor.

Araştırmanın ilk aşamasında derinlemesine görüşmelerle nitel veriler toplandı. İkinci aşamada ise anketler ve uzman değerlendirme formları aracılığıyla bu veriler Delphi yöntemiyle sistematik hâle getirildi.

13 Kriterle Hak Temelli Kozmetik Değerlendirmesi

Çalışmanın sonunda, kadın haklarına duyarlı üretim ve hizmet süreçlerini değerlendirmek üzere toplam 13 kriter belirlendi. Bu kriterler üç temel düzeyde ele alındı:

  • Yapısal (Saygı): Kadının onuruna, sağlığına ve emeğine saygı

  • Süreç (Koruma): Üretim ve hizmet aşamalarında kadın haklarının korunması

  • Sonuç (Çıktı): Kadınlar için güvenli, etik ve sürdürülebilir kozmetik ürünler

Bu yaklaşım, etik ve hak temelli kozmetik üretimin yalnızca firmalar için değil, toplumsal farkındalık ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları açısından da büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Besler Şifa’dan Geleceğe Bir Davet

Nazenin Projesi ile Besler Şifa olarak, bitkisel kozmetik ve aromaterapi alanında kadın haklarını merkeze alan bir yol haritası sunmayı hedefliyoruz. Doğaya, bedene ve emeğe saygılı üretimin; hem şifa veren hem de dönüştüren bir gücü olduğuna inanıyoruz. Çünkü bizce gerçek şifa, yalnızca içerikte değil; niyette, süreçte ve duruşta başlar.

Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği ‘nin organizasyon becerisiyle düzenlenen 9. Uluslararası Kozmetik Kongresi’ni tamamladık. Bu yıl kongrenin ana teması holistik kozmetikti. Kozmetiğe yalnızca ürün odaklı değil bilim, etik, sürdürülebilirlik, sağlık ve tüketici deneyimini bir bütün olarak ele alan bu yaklaşım, birbirinden değerli konuşmacılar tarafından farklı perspektiflerden anlatıldı. Bununla birlikte kongre, sadece içerik açısından değil, sektörün tüm bileşenlerini aynı zeminde buluşturması bakımından da son derece değerliydi.

Kurucu Başkan, değerli abimiz Levent Kahrıman başkanlık görevini sayın Fuat Arslan ‘a devrederken hem hüznü hem de yeni bir dönemin heyecanını yaşıyoruz. Sevgili Fuat Arslan ‘a yeni dönemde bize inanıp kadın haklarına uyumlu kozmetik konusu üzerinde çalışmak için davet ettiği için ayrıca teşekkür ederiz. Hep birlikte Türk Kozmetiğinin daha iyi yerlere gelmesi için çalışacağız.

Broşür: https://drive.google.com/file/d/1L9_5Yz-JcorclHPaH6Exwk90TaU13y-e/view?usp=drive_link



Yaşam Tarzını Değiştir, Sağlıklı Yaşamı Kucakla! (NAZENİN)

Amerikan Kanser Derneği’nin yaptığı bir araştırma, 30 yaş ve üzeri bireylerde görülen kanser vakalarının yaklaşık %40’ının ve kanser ölümlerinin neredeyse yarısının, yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebileceğini ortaya koyuyor. Bu sonuçlar, sağlıklı bir yaşam tarzının önemini bir kez daha vurgularken bireylerin sağlıklı alışkanlıklar geliştirmesiyle kanserle mücadelede büyük bir adım atılabileceğini gösteriyor.

Kanserin En Büyük Düşmanı: Sağlıklı Alışkanlıklar

Araştırmaya göre, sigara kullanımı en büyük risk faktörlerinden biri olmaya devam ediyor. Sigara, her beş kanser vakasından birine ve kanserden ölümlerin neredeyse üçte birine neden oluyor. Bunun yanı sıra, alkol tüketimi, hareketsizlik, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve enfeksiyonlar gibi faktörler, kanser vakalarının yaklaşık %40’ında etkili.

Değiştirilebilir 6 Risk Faktörü

Kanser vakalarının önemli bir kısmı aşağıdaki faktörlerle ilişkilendirilmiş durumda:

  1. Sigara Tüketimi: Özellikle akciğer, yemek borusu ve mesane kanserlerinde birinci sırada yer alıyor.
  2. Aşırı Kilo ve Obezite: Karaciğer, böbrek ve safra kesesi kanserleri dahil pek çok türde risk oluşturuyor.
  3. Alkol Kullanımı: Kanser vakalarının kayda değer bir kısmına neden oluyor.
  4. Fiziksel Hareketsizlik: Bağışıklık sistemini zayıflatarak kanser riskini artırıyor.
  5. Sağlıksız Diyet: Yetersiz sebze-meyve tüketimi ve işlenmiş gıdalar önemli risk faktörleri arasında.
  6. HPV Gibi Enfeksiyonlar: Özellikle servikal kanserlerin büyük kısmı bu enfeksiyonlarla bağlantılı.

Değişim Mümkün!

Bu yaşam tarzı faktörleri, yalnızca kanser riskini azaltmakla kalmaz; aynı zamanda genel sağlık durumunu da iyileştirir. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma ve düzenli sağlık kontrolleri, kanserle mücadelede etkili yöntemlerdir.

Besler Şifa ile Doğal ve Sağlıklı Bir Yaşam

Besler Şifa- Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam girişimi olarak, doğal ve sağlıklı bir yaşam tarzını desteklemek için yanınızdayız. Aromaterapi, bitkisel destek ürünleri ve kişisel bakım çözümleriyle sağlığınızı korumanıza yardımcı oluyoruz. Yaşam tarzınızı değiştirerek yalnızca kanseri değil, pek çok sağlık sorununu kapı dışarı edebilirsiniz.

Sağlıklı alışkanlıklar edinmek için harekete geçin, geleceğinize bugünden yatırım yapın! 🌱




Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Üretici ve tüketici dostu mağaza: https://good4trust.org/beslersifa

Ürün, hizmet ve projelerimizle...

Şifanız daim olsun. 

Orman köylerindeki kooperatiflerde kooperatif-ortak ilişkilerinin incelenmesi

Orman köylerindeki kooperatifler, kırsal kalkınmanın desteklenmesi, orman köylüsünün sosyo-ekonomik durumunun iyileştirilmesi ve sürdürülebilir ormancılık uygulamalarının yaygınlaştırılması açısından önemli bir işleve sahiptir. Bu kooperatiflerin başarısı ise büyük ölçüde kooperatif ile ortakları arasındaki ilişkilerin niteliğine bağlıdır. Güvene dayalı, katılımcı ve şeffaf bir kooperatif-ortak ilişkisi, kurumsal sürdürülebilirliği güçlendirirken ekonomik verimliliği ve sosyal dayanışmayı da artırmaktadır. Buna karşın zayıf iletişim, yönetime katılım eksikliği ve beklentilerin karşılanmaması gibi sorunlar kooperatiflerin etkinliğini sınırlayabilmektedir. Bu bağlamda, orman köylerindeki kooperatiflerde kooperatif-ortak ilişkilerinin incelenmesi, hem mevcut yapının sorunlarını ortaya koymak hem de geliştirici politikalara yön vermek açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu yazı aşağıda kaynağı verilen makaleden alınmıştır.

Korkmaz, M., & Toşur, M. (2025). Orman köylerindeki kooperatiflerde kooperatif-ortak ilişkilerinin incelenmesi. Turkish Journal of Forestry, 26(3), 332–341. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5170620

Kooperatif Ortaklarının Genel Profili

Araştırmaya katılan kooperatif ortaklarının yaş, cinsiyet, eğitim ve aile yapısı gibi özellikleri incelendiğinde şu sonuçlar ortaya çıkmıştır:
Genç nüfusun köylerde azalmasına paralel olarak 25 yaş ve altı ortakların sayısı oldukça düşüktür. Ortakların büyük çoğunluğu erkektir; kadın ortak sayısı oldukça sınırlıdır. Tüm ortaklar okuma yazma bilmektedir ve büyük bir kısmı en az bir eğitim kurumundan mezundur. Ortakların çoğu evlidir ve ailelerin büyük bölümü 1–4 kişilik çekirdek aile yapısına sahiptir.

Araştırma kapsamında 5 farklı kooperatif incelenmiş ve toplam 661 ortaktan 200’ü ankete katılmıştır. Bazı kooperatiflerde katılım oranı oldukça yüksekken, bazılarında daha düşüktür.

Ortakların kooperatife üyelik süreleri 1 ile 30 yıl arasında değişmektedir. Ortalama üyelik süresi yaklaşık 7 yıldır. Aylık gelir ortalaması ise 2024 yılı asgari ücret seviyesine yakındır.

Ortakların Kooperatif Hakkındaki Genel Görüşleri

Ortakların büyük bir kısmı kooperatif merkezini zaman zaman ziyaret etmektedir. Sürekli gidemediklerini, genellikle iş yoğunluğu nedeniyle ancak sorun yaşadıklarında yöneticilerle görüştüklerini ifade etmişlerdir.

Kooperatiflerde genel kurullar dışında yapılan toplantıların da çok sık olmadığı görülmektedir. Toplantıların genellikle “ara sıra” veya “nadiren” yapıldığı belirtilmiştir. Oysa ortakların karar süreçlerine katılımı açısından toplantıların oldukça önemli olduğu bilinmektedir.

Kooperatiflerin aldığı işler ortaklara dağıtılırken en çok dikkate alınan unsur, ortağın sahip olduğu teknik ekipmandır (traktör, kamyon, motorlu testere vb.). Bunu ortakların istekliliği ve ailedeki kişi sayısı (iş gücü durumu) takip etmektedir.

Yönetici Seçiminde Önemli Görülen Özellikler

Ortaklara göre yöneticilerde en çok aranan özellikler şunlardır:

  • Güvenilir olmaları
  • Ticari karar alırken girişimci olmaları
  • Sorunları çözebilme yeteneğine sahip olmaları
  • İnsanlarla iyi ilişkiler kurabilmeleri

Siyasi görüş yöneticiler için en son sırada yer alsa da, yine de birçok ortak tarafından önemli bulunmuştur.

Kooperatiflerin Yaşadığı Başlıca Sorunlar

Ortaklara göre kooperatiflerin en büyük sorunları: Eğitim eksikliği ve Örgütlenme sorunlarıdır.

Bunların yanı sıra ortakların maddi durumlarının yetersiz olması ciddi bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Maddi yetersizlik, gerekli teknik ekipmanların temin edilmesini zorlaştırmakta ve işlerin zamanında yapılmasını engellemektedir.

Diğer önemli sorunlar ise:

  1. Ortakların yöneticileri suçlaması
  2. Yönetim kararlarına sürekli karşı çıkılması
  3. Ortakların birlikte hareket edememesi şeklinde sıralanmıştır.

Kooperatif–Ortak İlişkileri

Yapılan istatistik çalışmalara göre kooperatif–ortak ilişkileri iki ana başlık altında toplanmıştır:

1. Yönetsel Memnuniyet ve Yönetime Katılım

Ortakların büyük çoğunluğu:

  1. Yönetimden memnun olduğunu,
  2. Yöneticilerle rahat iletişim kurabildiğini,
  3. Bilgilerin zamanında ve doğru paylaşıldığını,
  4. Kooperatife ortak olmaktan gurur duyduğunu ifade etmiştir.

Ayrıca ortakların önemli bir kısmı:

  1. Toplantılara katıldığını,
  2. Sorumluluklarını yerine getirdiğini,
  3. Kooperatif faaliyetlerinin topluma faydalı olduğunu düşünmektedir.

2. Karar Alma Süreçleri ve Kurumsal Aidiyet

Ortakların büyük bölümü:

  1. Karar süreçleriyle ilgilendiğini,
  2. Fikir üretip yönetime öneriler sunduğunu,
  3. Kooperatifin mali yapısıyla ilgilendiğini,
  4. Kendini kooperatifin sahibi gibi hissettiğini,
  5. Başkalarına da kooperatife üye olmalarını tavsiye ettiğini belirtmiştir.

Bu durum, ortaklar arasında aidiyet duygusunun güçlü olduğunu göstermektedir.

Yaş, Eğitim ve Kooperatiflere Göre Farklılıklar

  • Cinsiyet ve medeni duruma göre anlamlı bir fark bulunmamıştır.
  • Yaş arttıkça, yönetime katılım ve aidiyet duygusu da artmaktadır.
  • Eğitim seviyesi yükseldikçe, kooperatifle ilgili görüşler daha olumlu hale gelmektedir.
  • Bazı kooperatiflerde memnuniyet daha yüksekken, bazı kooperatiflerde daha düşük bulunmuştur.

Genel Sonuç:
Araştırma sonuçları, kooperatif ortaklarının büyük ölçüde yönetime güvendiğini, karar süreçlerine katıldığını ve kooperatiflerine güçlü bir aidiyet hissettiğini göstermektedir. Ancak eğitim eksikliği, maddi yetersizlikler ve zaman zaman yaşanan yönetim-ortak anlaşmazlıkları, kooperatiflerin gelişimini zorlaştıran temel sorunlar olarak öne çıkmaktadır.

Kurum–personel ilişkilerinin olumlu biçimde değerlendirilmesinde öne çıkan temel unsurlardan biri, personelin kuruma yönelik aidiyet düzeyidir. Aidiyet kavramı; “ilişki içinde olma”, “bir gruba mensup olma”, “ait hissetme”, “bağlılık”, “saygı ve sadakat” gibi anlamları içermektedir (Karayağız, 2018; Varlık ve Günbayı, 2019). Kurumsal aidiyet ise bireyin, kurumun amaç ve değerlerini benimsemesi, bu hedeflerin gerçekleştirilmesi yönünde gönüllü çaba göstermesi ve kurum üyeliğini sürdürme isteği duyması olarak tanımlanmaktadır (Durna ve Eren, 2005). Personelin kurumsal aidiyet düzeyinin yüksek olması, kurumun amaç ve değerlerinin içselleştirildiğini ve bu doğrultuda aktif bir çaba gösterildiğini ortaya koymaktadır. Bu süreç aynı zamanda çalışanların bireysel yetkinliklerini geliştirmelerine de katkı sağlamaktadır (Öztop, 2014). Bu çerçevede kurumsal aidiyet düzeyi yüksek olan personelin, kurumun etkinliği, verimliliği ve başarısının artırılmasına doğrudan katkı sunduğu söylenebilir.

Personel görüşlerine göre yöneticilerin; güvenilirlik, girişimcilik, çatışma (anlaşmazlık) yönetme becerisi ve güçlü iletişim özelliklerine sahip adaylar arasından seçilmesi gerektiği özellikle vurgulanmaktadır. Bununla birlikte yöneticilerde koordinasyon, teknik kapasite ve mesleki yeterlilik gibi niteliklerin ön planda tutulması istenmektedir. Politik görüşün ise öncelik sıralamasında son sırada yer alması dikkat çekici bir bulgu olarak değerlendirilmektedir. Bu sonuçlar, Albayram Doğan  (2019) tarafından yapılan çalışmada ulaşılan bulgularla da örtüşmektedir.

Kaynak

  1. Karayağız, K., 2018. İlkokul öğretmenlerinin kurumsal aidiyet algısı ve mesleki yeterlilik algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi. Yüksek lisans tezi, Yeditepe Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İstanbul. 
  2. Varlık, S., Günbayı, İ., 2019. Kurumsal aidiyet ile girişimcilik arasındaki ilişkide yönetsel yeterliliğin aracılık rolü. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 39(3): 1559-1580. 
  3. Durna, U., Eren, V., 2005. Üç bağlılık unsuru ekseninde örgütsel bağlılık. Doğuş Üniversitesi Dergisi, 6(2): 210-219. 
  4. Öztop, S., 2014. Kurumsal aidiyet bilincinin çalışanların örgütsel değişim algısı üzerinde etkisi. Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 19 (1): 299-316. 
  5. Albayram Doğan, A. Z., 2019. Tarımsal amaçlı kooperatiflerde kooperatif-ortak ilişkilerini etkileyen faktörler üzerine bir araştırma: İzmir ili örneği. Doktora Tezi, Ege Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İzmir. 


Tapu Satış İşlemleri İçin Gerekli Belgeler ve Bilmeniz Gerekenler

Bir taşınmaz satın almak ya da satmak istiyorsanız, tapu işlemlerine başlamadan önce bazı belgelerin hazır olması gerekir. Bu belgeler hem işlemlerin hızlı ilerlemesini sağlar hem de hukuki açıdan güvence oluşturur. İşte adım adım tapu satış işlemleri için gerekli belgeler ve dikkat edilmesi gerekenler:

Tapu İşlemlerine Başlamadan Önce Hazırlıklar

  • Takbis Belgesi: Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) üzerinden alınır.

  • Emlak Vergisi Borcu Yoktur Belgesi: Belediyeden temin edilir.

  • DASK Poliçesi: Zorunlu deprem sigortası belgesi (bina vasıflı taşınmazlar için zorunludur).

  • Tapuda Takip Yetkisi: İşlemleri kimin takip edeceği belirlenmelidir.

  • Web Tapu Randevusu: Tapu müdürlüklerinden randevu alınması gerekir.

Satış İşlemleri İçin Gerekli Belgeler

  1. Kimlik Belgesi

    • Satıcı, alıcı ve varsa temsilciler için kimlik belgesi gereklidir.

    • Yabancı uyruklular için pasaport ya da kendi ülkelerince düzenlenmiş resmi kimlik kabul edilir.

  2. Temsil Belgesi

    • Vekâletname veya vasi kararı gibi temsil belgeleri, işlem taraflarından biri temsilci ise mutlaka ibraz edilmelidir.

  3. Değerleme Raporu (Yabancılar İçin)

    • Yabancıların taraf olduğu taşınmaz satışında SPK tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca hazırlanmış bir taşınmaz değerleme raporu zorunludur.

    • Bu kuruluşların listesine SPK’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.

  4. Zorunlu Deprem Sigortası (DASK)

    • Bina vasıflı taşınmazlarda güncel DASK poliçesi aranır.

  5. Emlak Vergisi Değeri

    • Her yıl 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na göre belirlenen değer elektronik ortamda tapu dairelerine gönderilir.

    • Satış, emlak beyan değerinden az olmamak üzere beyan edilen bedel üzerinden yapılır.

Harç ve Ücretler

  • Tapu Harcı: 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre, satış bedeli üzerinden alıcı ve satıcı ayrı ayrı olmak üzere binde 20 oranında tapu harcı ödenir.

  • Döner Sermaye Ücreti: 6083 sayılı Kanuna ekli tarife cetveline göre ayrıca döner sermaye bedeli tahsil edilir.

Sonuç

Tapu satış işlemleri, resmi ve hukuki açıdan titizlikle yürütülmesi gereken bir süreçtir. Gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanması hem alıcı hem de satıcı için işlemlerin güvenle tamamlanmasını sağlar. İşlemleri kolaylaştırmak için Web Tapu sistemi üzerinden randevu alabilir, süreci daha hızlı ve pratik bir şekilde takip edebilirsiniz.



Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Üretici ve tüketici dostu mağaza: https://good4trust.org/beslersifa

Ürün, hizmet ve projelerimizle...

Şifanız daim olsun. 

Dünyanın Parfüm Başkenti Grasse: Koku, Tarih ve Akdeniz Büyüsünün Buluştuğu Şehir (NAZENİN)

Eğer parfümü seviyorsanız, dünyada görmeniz gereken tek bir şehir varsa o da Grasse’tır. Fransa’nın güneyinde, Akdeniz sahilinde Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinde, Cannes’a yalnızca 20 dakika mesafede yer alan bu sevimli tepe kenti, tüm dünyanın kabul ettiği bir unvana sahiptir.

“Dünyanın Parfüm Başkenti.”

İlk bakışta Grasse, renkli evleri, dar sokakları ve Akdeniz manzarasıyla klasik bir Riviera kasabası gibi görünür. Ancak sokaklarda dolaşmaya başladığınız anda parfüm butikleri, tarihi esans fabrikaları ve çiçek kokularıyla bu şehrin çok özel bir yere ait olduğunu hemen hissedersiniz. Koku burada herkes için önemlidir.

Grasse Neden Parfümün Başkentidir?

Grasse’ın parfümle olan hikâyesi Orta Çağ’a dayanır. O dönemde şehir, dericilik ve tabakhane üretimi ile ünlüydü. Ancak bu meslek oldukça kötü kokulara neden oluyordu. Rönesans döneminde soylular için kokulu deri eldivenler üretilmeye başlanınca, çevrede yoğun şekilde çiçek tarımı yapılmaya başlandı.

Grasse’ın denizle dağlar arasında kalan eşsiz mikrokliması; Yasemin, Gül, Lavanta, Portakal çiçeği gibi parfüm dünyasının en değerli bitkilerinin yetişmesi için mükemmel bir ortam sundu.

1747 yılında Galimard’ın kurulmasıyla birlikte şehir tamamen parfüm üretimine yöneldi. Bugün Chanel, Dior, Fragonard, Molinard ve Galimard gibi dünyaca ünlü markaların ham maddelerinin bir kısmı hâlâ Grasse’tan gelmektedir. Ayrıca, “burun (nose)” olarak adlandırılan profesyonel parfüm uzmanlarının yetiştiği merkezlerden biri de burasıdır.

Grasse’ta Yapılacak En Keyifli Şeyler

1. Kendi Parfümünü Yapmak

Grasse’a gelip de parfüm yapmadan dönmek büyük bir eksiklik olur. Burada: Fragonard, Molinard, Galimard, Pure Signature gibi markalarda kısa ya da uzun süreli atölyelere katılarak kendi kokunu tasarlayabilirsin. Üst nota, kalp nota ve dip nota gibi parfümün yapısını öğrenir, kendi karakterine uygun kişisel bir koku oluşturursun.

2. Fragonard Tarihi Parfüm Fabrikası Müzesi

1926’da bir tabakhaneden parfüm fabrikasına dönüştürülen bu yapı bugün müze olarak hizmet veriyor. Burada: Antik şişeler, Eski distilasyon sistemleri, Parfüm üretiminin tarihsel aşamaları yakından incelenebiliyor. Üstelik girişi ücretsiz.

3. Uluslararası Parfüm Müzesi (Musée Internationale de la Parfumerie)

Grasse’taki en etkileyici müzelerin başında gelir. Bu müzede: Antik çağdan günümüze parfüm tarihi, Koku alma duyusunun nasıl çalıştığı, Parfümde kullanılan hammaddeler, Ünlü markaların vintage şişeleri etkileşimli şekilde anlatılır. Parfümle ilgilenen herkes için eşsiz bir deneyimdir. Bu arada Besler Şifa olarak biz de Aromaterapi Müzesi yapmak gibi bir hayalimiz var.

4. Eski Şehri Keşfetmek

Grasse’ın eski şehir bölgesi; Taş sokakları, Renkli evleri, Pembe şemsiyelerle süslenen sokakları, Küçük butik dükkânları ile adeta bir açık hava masalı gibidir. Kafede oturup Akdeniz manzarasına karşı kahveni içmek burada yapılacak en güzel şeylerden biridir.

5. Çiçek Festivalleri

Grasse, çiçeklerini büyük festivallerle kutlar yani yazın en güzel iki dönemini yaşama şansı verir;

  • Mayıs: Gül Festivali
  • Ağustos: Yasemin Festivali

Bu dönemlerde şehir sokaklarında çiçeklerle süslü geçit törenleri, müzikler ve gösteriler düzenlenir. Ne dersiniz BAÇEM e ev sahibi olan ve her Temmuz un ilk haftası Aromaterapi festivalinin yapıldığı Burhaniye'miz de bu konuda önemli bir şehir olur mu?

6. Zeytinyağı Değirmeni Ziyareti

Şehre sadece 10 dakika uzaklıktaki Huilerie Sainte-Anne, 1706’dan bu yana zeytinyağı üretimi yapan tarihi bir değirmendir. Burada üretim sürecini izleyebilir, tadım yapabilir ve yerel yağlar satın alabilirsin.

Grasse’ta Ne Zaman Gidilir?

Grasse yılın büyük kısmında güneşlidir. En ideal dönemler:

  • Mayıs – Haziran
  • Eylül – Ekim

çok sıcak olmayan hava ve kalabalığın azalması açısından en önerilen zamanlardır. Temmuz–Ağustos ise festival ve yaz turizmi nedeniyle daha yoğundur.

Kısa Kısa Grasse İpuçları

  1. Eski şehirde yürüyerek her yere ulaşılabilir.
  2. Fabrikalara gitmek için araç veya otobüs gerekebilir.
  3. Fransızca birkaç kelime bilmek büyük avantaj sağlar. Herkese gülümseyerek “Bonjour” demek kapıları açar.
  4. Parfüm alışverişini gün sonunda yapmak en mantıklısıdır.

Sonuç

Grasse, yalnızca bir şehir değil; koku, doğa, tarih, zanaat ve sanatın iç içe geçtiği yaşayan bir mirastır.

Parfümün hammaddesinden şişesine kadar olan serüveni yerinde görmek, kokuların ardındaki kültürü tanımak ve kendi imza kokunu üretmek isteyen herkes için Grasse eşsiz bir duraktır.

Eğer Güney Fransa’ya yolun düşerse, Grasse’ı güzergâhına ekle. Çünkü bazı şehirler sadece görülmez… Dahası kadın üreticilerin emeğini görme ve farkını görme imkanınız olacaktır.

Koklanır, hissedilir ve hafızaya kazınır.


Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Üretici ve tüketici dostu mağaza: https://good4trust.org/beslersifa

Ürün, hizmet ve projelerimizle...

Şifanız daim olsun. 


TRENDYOL ÜRÜNLERİMİZ

© beslersifa.com | Her hakkı sağlıklıdır.
Coded by @suleymancetinx | ile yapılmıştır.