Ad

kadın hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Türkiye’de Kozmetik Kullanımı, Yan Etkiler ve Kozmetovijilans (NAZENİN)

Kozmetik ürünler, güzelliğimizin ve kişisel bakım rutinlerimizin vazgeçilmez parçaları haline gelmiş durumda. Ancak bu ürünlerin kullanımı beraberinde bazı yan etkiler ve riskler de getirebiliyor. İşte Türkiye’de kozmetik kullanımının genel durumu, yan etkilerin ortaya çıkışı ve kozmetovijilansın önemi üzerine kapsamlı bir bakış.


Kozmetik Kullanımının Genel Durumu

Türkiye’de kozmetik sektörü, son yıllarda hem yerli hem de uluslararası markaların artan rekabetiyle hızla büyümektedir. Makyaj, cilt bakım, saç bakım ve parfüm gibi geniş ürün yelpazesi, tüketicilerin farklı beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde çeşitlenmiş durumda. Tüketiciler, ürünlerin sunduğu estetik ve fonksiyonel faydaların yanı sıra, ürünlerin güvenilirliğine de önem vermektedir. Bu nedenle, kozmetik sektöründe ürün güvenliği ve kalitesi konuları giderek daha fazla gündeme gelmektedir.


Yan Etkiler ve Riskler

Kozmetik ürünler kullanılırken; alerjik reaksiyonlar, cilt tahrişi, akne, irritasyon ve nadiren sistemik etkiler gibi yan etkiler gözlemlenebiliyor. Özellikle içerik listesinde yer alan bazı kimyasal maddeler, hassas ciltlerde veya uzun süreli kullanımda istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor.
Yan etkilerin ortaya çıkmasında şu faktörler rol oynayabilir:

  • Bireysel Hassasiyetler: Her bireyin cilt yapısı farklı olduğundan, aynı ürün farklı kişilerde farklı tepkilere yol açabilir.
  • Yanlış Kullanım: Ürünlerin kullanım talimatlarına uyulmaması, aşırı kullanımı veya yanlış kombinasyonları yan etki riskini artırabilir.
  • Ürün Kalitesi: Güvenilir olmayan markaların veya sahte ürünlerin kullanımı, sağlık açısından risk oluşturabilir.

Kozmetovijilans: Tanım ve Önemi

Kozmetovijilans, kozmetik ürünlerin kullanımı sonrasında ortaya çıkabilecek yan etkilerin ve olumsuz reaksiyonların sistematik olarak izlenmesi, raporlanması ve değerlendirilmesi sürecidir. Bu sistem, tüketici güvenliğini sağlamak ve piyasada bulunan ürünlerin kalitesini artırmak için hayati öneme sahiptir.
Kozmetovijilansın temel amacı:

  • Yan Etki Takibi: Tüketicilerden gelen geri bildirimler ve sağlık raporları aracılığıyla, belirli ürünlere ilişkin yan etki vakalarını izlemek.
  • Erken Uyarı Sistemi: Olası riskleri erken tespit ederek, gerektiğinde ürün geri çekme, etiket güncelleme veya bilgilendirme kampanyalarına yön vermek.
  • Regülasyon Desteği: Sağlık otoriteleri ve regülasyon kurumlarının, ürün güvenliği standartlarını oluşturmasına ve uygulamasına yardımcı olmak.

Türkiye’de Kozmetovijilansın Durumu

Türkiye’de kozmetovijilans sistemi, Avrupa Birliği’nin ve uluslararası standartların etkisiyle giderek gelişmekte olan bir alandır. Sağlık Bakanlığı, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlar, kozmetik ürünlerle ilgili yan etkileri izlemek, raporlamak ve gerekli müdahaleleri yapmak üzere çalışmalar yürütmektedir.
Ancak uygulamada:

  • Farkındalık Sorunu: Hem tüketiciler hem de sektör profesyonelleri arasında kozmetovijilansın önemi konusunda yeterli farkındalık oluşmamış olabilir.
  • Veri Toplama ve Raporlama: Yan etki vakalarının sistematik olarak toplanması, analiz edilmesi ve kamuoyuyla paylaşılması süreçlerinde eksiklikler görülebilir.
  • Regülasyon ve Denetim: Ürün güvenliği standartlarının uygulanması ve denetlenmesi, kozmetik sektöründe tüketici sağlığını koruma açısından kritik bir rol oynamaktadır.

Bu konular üzerinde yapılacak iyileştirmeler, hem tüketici güvenliğini artıracak hem de sektörün uluslararası alanda rekabet gücünü destekleyecektir.


Sonuç ve Öneriler

Türkiye’de kozmetik kullanımının yaygınlaşması, beraberinde bazı yan etki risklerini getirse de; kozmetovijilans sistemi, bu risklerin minimize edilmesinde önemli bir araçtır.
Öneriler:

  • Tüketici Eğitimi: Kullanıcıların ürün etiketlerini okumaları, kullanım talimatlarına uymaları ve olası yan etkiler konusunda bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.
  • Sektörel İşbirliği: Kozmetik üreticileri, sağlık otoriteleri ve regülasyon kurumları arasında daha sıkı bir işbirliği kurulmalı, veri paylaşımı ve raporlama süreçleri iyileştirilmelidir.
  • Araştırma ve Geliştirme: Ürün içeriklerinin güvenliği ve etkinliği üzerine daha fazla akademik ve endüstriyel araştırma desteklenmeli, alternatif doğal bileşenlerin kullanımı teşvik edilmelidir.

Kozmetovijilans, sadece tüketicilerin sağlığını korumakla kalmaz, aynı zamanda sektörün sürdürülebilir ve güvenilir bir şekilde büyümesine de katkıda bulunur. Doğru uygulandığında, bu sistem Türkiye’de kozmetik ürünlerin kalitesini artırır, yan etki vakalarını azaltır ve toplumun genel sağlık düzeyini olumlu yönde etkiler.

Gelin, kozmetik kullanımında bilinçli tercihler yapalım, yan etkilerin farkında olalım ve kozmetovijilans uygulamaları sayesinde daha güvenli, sağlıklı bir yaşam alanı oluşturalım.

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 



Nazenin Projesi: Kadın Haklarına Duyarlı Bitkisel Kozmetik Mümkün mü?

Besler Şifa – Bitkisel Kozmetik ve Aromaterapi olarak bizler için kozmetik; yalnızca cilde temas eden bir ürün değil, kadının sağlığına, emeğine ve onuruna dokunan bütüncül bir yaşam alanıdır. Bu anlayıştan yola çıkarak geliştirdiğimiz Nazenin Projesi, kadın haklarına duyarlı bir üretim ve hizmet modelinin mümkün olduğunu ortaya koymayı amaçlıyor.

Bitkisel kozmetik ürünlerinde sıklıkla konuşulan “doğal içerik”, “sürdürülebilirlik” ya da “etik üretim” kavramlarının, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın sağlığı perspektifiyle birlikte ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Nazenin Projesi de tam olarak bu ihtiyaca cevap vermek üzere tasarlandı.

Bu makale 15-18 Aralık 2025 tarihlerinde Antalya’da yapılan

9. Uluslararası Kozmetik Kongresi’nde yayımlanmıştır.

“Nazlı Bünyelere Nitelikli İçerik” Yaklaşımı

Nazenin Projesi, mottosunu “Nazlı bünyelere nitelikli içerik” olarak belirlerken; hassas ciltleri, kadın bedenini ve yaşam döngüsünü merkeze alan bir kozmetik yaklaşımını savunuyor. Proje kapsamında, kozmetik sektöründe kadın haklarına uyumlu, etik ve hak temelli bir girişim modeli geliştirilmesi hedeflendi.

Bu amaçla yürütülen araştırmada, farklı disiplinlerden 25 uzmanın görüşüne başvuruldu. Çalışmanın bilimsel altyapısı, nitel araştırma yöntemleri ve Delphi tekniği ile güçlendirildi. Uzman görüşleri sayesinde, sektörde kadın haklarına duyarlı üretim ve hizmet süreçlerinin hangi ilkeler etrafında şekillenmesi gerektiği ortak bir zeminde buluşturuldu.

Kadın Emeği, Temsil ve Etik Üretim

Nazenin Projesi yalnızca ürün odaklı değil; aynı zamanda kadın emeğinin görünürlüğünü, kadınların üretim ve karar alma süreçlerindeki temsilini ve hak temelli yönetim anlayışını güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu çerçevede kozmetik girişimlerinin, sosyal sorumluluk temelli ve kadın haklarına uyumlu bir ekosistem oluşturması gerektiği vurgulanıyor.

Araştırmanın ilk aşamasında derinlemesine görüşmelerle nitel veriler toplandı. İkinci aşamada ise anketler ve uzman değerlendirme formları aracılığıyla bu veriler Delphi yöntemiyle sistematik hâle getirildi.

13 Kriterle Hak Temelli Kozmetik Değerlendirmesi

Çalışmanın sonunda, kadın haklarına duyarlı üretim ve hizmet süreçlerini değerlendirmek üzere toplam 13 kriter belirlendi. Bu kriterler üç temel düzeyde ele alındı:

  • Yapısal (Saygı): Kadının onuruna, sağlığına ve emeğine saygı

  • Süreç (Koruma): Üretim ve hizmet aşamalarında kadın haklarının korunması

  • Sonuç (Çıktı): Kadınlar için güvenli, etik ve sürdürülebilir kozmetik ürünler

Bu yaklaşım, etik ve hak temelli kozmetik üretimin yalnızca firmalar için değil, toplumsal farkındalık ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları açısından da büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Besler Şifa’dan Geleceğe Bir Davet

Nazenin Projesi ile Besler Şifa olarak, bitkisel kozmetik ve aromaterapi alanında kadın haklarını merkeze alan bir yol haritası sunmayı hedefliyoruz. Doğaya, bedene ve emeğe saygılı üretimin; hem şifa veren hem de dönüştüren bir gücü olduğuna inanıyoruz. Çünkü bizce gerçek şifa, yalnızca içerikte değil; niyette, süreçte ve duruşta başlar.

Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği ‘nin organizasyon becerisiyle düzenlenen 9. Uluslararası Kozmetik Kongresi’ni tamamladık. Bu yıl kongrenin ana teması holistik kozmetikti. Kozmetiğe yalnızca ürün odaklı değil bilim, etik, sürdürülebilirlik, sağlık ve tüketici deneyimini bir bütün olarak ele alan bu yaklaşım, birbirinden değerli konuşmacılar tarafından farklı perspektiflerden anlatıldı. Bununla birlikte kongre, sadece içerik açısından değil, sektörün tüm bileşenlerini aynı zeminde buluşturması bakımından da son derece değerliydi.

Kurucu Başkan, değerli abimiz Levent Kahrıman başkanlık görevini sayın Fuat Arslan ‘a devrederken hem hüznü hem de yeni bir dönemin heyecanını yaşıyoruz. Sevgili Fuat Arslan ‘a yeni dönemde bize inanıp kadın haklarına uyumlu kozmetik konusu üzerinde çalışmak için davet ettiği için ayrıca teşekkür ederiz. Hep birlikte Türk Kozmetiğinin daha iyi yerlere gelmesi için çalışacağız.

Broşür: https://drive.google.com/file/d/1L9_5Yz-JcorclHPaH6Exwk90TaU13y-e/view?usp=drive_link



Yaşam Tarzını Değiştir, Sağlıklı Yaşamı Kucakla! (NAZENİN)

Amerikan Kanser Derneği’nin yaptığı bir araştırma, 30 yaş ve üzeri bireylerde görülen kanser vakalarının yaklaşık %40’ının ve kanser ölümlerinin neredeyse yarısının, yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebileceğini ortaya koyuyor. Bu sonuçlar, sağlıklı bir yaşam tarzının önemini bir kez daha vurgularken bireylerin sağlıklı alışkanlıklar geliştirmesiyle kanserle mücadelede büyük bir adım atılabileceğini gösteriyor.

Kanserin En Büyük Düşmanı: Sağlıklı Alışkanlıklar

Araştırmaya göre, sigara kullanımı en büyük risk faktörlerinden biri olmaya devam ediyor. Sigara, her beş kanser vakasından birine ve kanserden ölümlerin neredeyse üçte birine neden oluyor. Bunun yanı sıra, alkol tüketimi, hareketsizlik, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve enfeksiyonlar gibi faktörler, kanser vakalarının yaklaşık %40’ında etkili.

Değiştirilebilir 6 Risk Faktörü

Kanser vakalarının önemli bir kısmı aşağıdaki faktörlerle ilişkilendirilmiş durumda:

  1. Sigara Tüketimi: Özellikle akciğer, yemek borusu ve mesane kanserlerinde birinci sırada yer alıyor.
  2. Aşırı Kilo ve Obezite: Karaciğer, böbrek ve safra kesesi kanserleri dahil pek çok türde risk oluşturuyor.
  3. Alkol Kullanımı: Kanser vakalarının kayda değer bir kısmına neden oluyor.
  4. Fiziksel Hareketsizlik: Bağışıklık sistemini zayıflatarak kanser riskini artırıyor.
  5. Sağlıksız Diyet: Yetersiz sebze-meyve tüketimi ve işlenmiş gıdalar önemli risk faktörleri arasında.
  6. HPV Gibi Enfeksiyonlar: Özellikle servikal kanserlerin büyük kısmı bu enfeksiyonlarla bağlantılı.

Değişim Mümkün!

Bu yaşam tarzı faktörleri, yalnızca kanser riskini azaltmakla kalmaz; aynı zamanda genel sağlık durumunu da iyileştirir. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma ve düzenli sağlık kontrolleri, kanserle mücadelede etkili yöntemlerdir.

Besler Şifa ile Doğal ve Sağlıklı Bir Yaşam

Besler Şifa- Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam girişimi olarak, doğal ve sağlıklı bir yaşam tarzını desteklemek için yanınızdayız. Aromaterapi, bitkisel destek ürünleri ve kişisel bakım çözümleriyle sağlığınızı korumanıza yardımcı oluyoruz. Yaşam tarzınızı değiştirerek yalnızca kanseri değil, pek çok sağlık sorununu kapı dışarı edebilirsiniz.

Sağlıklı alışkanlıklar edinmek için harekete geçin, geleceğinize bugünden yatırım yapın! 🌱




Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Üretici ve tüketici dostu mağaza: https://good4trust.org/beslersifa

Ürün, hizmet ve projelerimizle...

Şifanız daim olsun. 

Modern Köleliğe Karşı Duyarlı Tüketim: Adil ve Sürdürülebilir Kozmetik Seçimi

Uluslararası Çalışma Örgütü ve Uluslararası Göç Örgütü tarafından yayımlanan Global Kölelik Endeksi Raporuna göre dünyada yaklaşık 50 milyon insan modern kölelik koşullarında yaşıyor. Türkiye'de ise bu rakam 1.3 milyon olarak belirtiliyor. Modern köleliğin en yüksek olduğu ülkeler arasında Kuzey Kore, Eritre, Moritanya ve Suudi Arabistan yer alırken, Türkiye de listenin üst sıralarında bulunuyor. Türkiye’nin bu sıralamadaki yerinin nedenleri arasında:

  • Son 10 yılda artan düzensiz göç ve göçmen işçilerin güvencesiz koşullarda çalıştırılması,
  • Düşük gelirli işçilerin, kayıt dışı çalışanların ve göçmen emeğinin sömürülmesi,
  • Tekstil, tarım ve inşaat sektörlerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersizliği,
  • Çocuk işçiliğin hâlâ yaygın olması gibi faktörler gösteriliyor.

Tüketici olarak bizler, modern köleliğe destek vermemek için satın aldığımız ürünlerin arka planına daha fazla dikkat etmeliyiz. Ucuz kozmetik ürünlerinin ardında çocuk işçiliği, düşük ücretle ve uzun saatler çalışan kadınlar, sağlıksız ve güvenli olmayan çalışma koşulları yatıyor olabilir.

Besler Şifa olarak biz, kadın emeğine saygılı, doğal, helal ve sürdürülebilir bir kozmetik anlayışını savunuyoruz. Ürünlerimizde adil ticaret ilkelerine, etik üretim süreçlerine ve sağlıklı çalışma koşullarına öncelik veriyoruz. Tüketim tercihlerinizle daha adil bir dünya yaratmak sizin elinizde. Doğru seçim yapın, emeğe saygı gösterin!

Besler Şifa olarak "Kadın Haklarıyla güçlü Kozmetik Projesi" kapsamında hazırlanmıştır (makale-2).



.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 
© beslersifa.com | Her hakkı sağlıklıdır.
Coded by @suleymancetinx | ile yapılmıştır.