Ad

Şeker Hastalığına Yaklaşım: Gerçekler ve Doğru Beslenme Tavsiyeleri

Son zamanlarda piyasada “şeker hastalığını bitiriyoruz” iddiasıyla birçok ürün ve ilaç satılmaya başlandı. Ancak bu tür iddialara dikkatle yaklaşmak gerekiyor. İşin aslı, “şeker hastalığını bitiriyoruz” dedikleri durum genellikle sonradan oluşan Tip 2 diyabettir. Tip 2 diyabet, genellikle yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve kilo gibi faktörlere bağlı olarak gelişir ve bu nedenle bazı tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilir.

Ancak çalışmayan bir pankreası ya da genetik olarak insülin üretiminde sorun yaşayan kişilerin (Tip 1 diyabet hastalarının) bu tür ilaçlarla tamamen iyileşmesi mümkün değildir. Pankreasın insülin üretmemesi veya insülinin genetik faktörlerle ilgili sorunları, sadece sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve doğru beslenme ile tamamen çözülemez. Bu tür durumlarda insülin iğneleri gibi tıbbi tedaviler gereklidir.

Her şeyin temelinde sağlıklı ve dengeli beslenme yatmaktadır. Şeker hastalığını yönetmede veya önlemede doğru beslenme oldukça önemlidir. İlk adım olarak bağırsak ve karaciğerin detoks yapılması, vücudun toksinlerden arındırılması önem taşır. Bunun yanı sıra gluten ve karbonhidrat perhizi, kan şekerini dengelemede yardımcı olabilir.

Bu süreçte, aralıklı oruç uygulaması da oldukça faydalıdır. Aralıklı oruç, aslında Peygamber Efendimiz’in sünnetinde yer alan bir beslenme şeklidir. Doğru aralıklarda yemek yeme ve oruç tutma, vücudu dinlendirir ve sindirim sistemine büyük destek sağlar. Özellikle şeker hastalığının kontrol altına alınmasında etkili bir yöntem olarak kabul edilmektedir.

Besler Şifa Ekoköy Evi olarak bizler de doğal ve doğru beslenmenin önemini vurguluyor, vücudu destekleyen yöntemlerle şifalanmayı savunuyoruz. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanarak, hem hastalıkların önüne geçebilir hem de mevcut sağlık sorunlarınızı yönetebilirsiniz. Unutmayın, doğa bize şifa sunuyor, yeter ki onu doğru bir şekilde kullanmayı bilelim.



Kırsal Kalkınmaya Model olarak Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi'nin Yayınları

"Şifa Yolu" projesi, insanların sağlıklı ve doğal yöntemlerle yaşamlarını sürdürdüğü, şifalı bitkilerin ve doğal kaynakların kullanıldığı yaşam alanlarını içeren bir kavramdır. Bu projenin ortaya çıkışı, doğanın sunduğu şifalı kaynakların değerinin farkına varılmasıyla Güdül'de olmuştur.

"Şifa Yolu" projesinin önemli bir bileşeni de bilgi paylaşımı ve eğitimdir. Bu projenin bir parçası olarak, insanlara doğal şifa kaynakları hakkında bilgi verilir, şifalı bitkilerin yetiştirilmesi ve kullanımı konusunda eğitimler düzenlenir ve sağlıklı yaşam biçimleri konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapıldı. Proje kapsamında Doğal Yaşam Atölyesi, Doğa yürüyüşleri ve güdül destinasyonlarının tanıtımından sonra eğitim ve seminerler yapılmıştır.

1.     Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Eğitimi: 20 köylü, tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği konusunda eğitim almıştır. Bu eğitimler Ekolojik bahçe tasarımı semineri ile tamamlandı. Bu eğitim kaydı için tıklayınız.

2.     Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi adında bir çalışma da yayınlanmıştır. Bu rehberde özellikle Güdül civarında yetiştirilebilecek 25 bitkinin literatüre dayalı toprak ve iklim talepleri; arazi hazırlığı ve ekim- dikim; sulama, gübreleme ve bakım; kullanım alanları; hasat ve kurutma özellikleri verilmiştir. Yetiştiricilik için önemli ve kısa bilgiler yanında her bitkinin fotoğrafı verilmiştir. Bu yayın proje köylerinden talep edenlere, köy muhtarlıklarına, belediyeye, kaymakamlığa, ilçe tarım müdürlüğüne, çevredeki üreticilere 100 adet dağıtılmıştır ve yayın 5 farklı dijital mecrada yayınlanmıştır. Eğitimin devamı olarak bitki ve tohum paylaşımları yapılmıştır. Rehber 

3.     Orman Okulu Liderliği Eğitimi: Güdül'de doğa temelli eğitimlerin gerçekleştirilebileceğine dair öğretmenlere yönelik 30 saat çevrimiçi ve 30 saat yüzyüze eğitim düzenlenmiştir. Eğitime 10 farklı ilden 30 kişi katılmıştır. Bu konuda orman okulu yayınlarına buradan ulaşabilirsiniz.

4. Güdül Ekoturizm Çalıştayı: 63 farklı kurumdan 100 kişi, Güdül için düzenlenen ekoturizm çalıştayına katılmıştır. Çalıştay sürecinde, uzmanlar tarafından belirlenen yöntem, konular ve elde edilen sonuçlar, Türkiye genelinde uygulanabilir bir model teşkil etmektedir. Çalıştayda 9 farklı sunuma ve 9 serbest görüşe yer verilmiştir. Kayıt izleyebilirsiniz; https://www.youtube.com/watch?v=hynxpLQqLEs

5.   Sonuç kitabında 19 uzun vadeli ve 14 kısa vadeli olmak üzere toplam 33 karar alınmıştır. Bu etkinlik, Güdül'ün turistik potansiyelini ve sürdürülebilir turizm modellerini geliştirmeye yönelik bir adım olmuştur. Bu çalıştay; konu çeşitliliği, yapılan sunumları ve alınan kararları, Güdül'ün turizm açısından değerini artırmak ve bu alanda öncü bir rol oynamak adına önemli bir katkı sağlamıştır. Çalıştay kırsal kalkınma ve ekoturizmle kalkınma konusunda model olarak alınabilir. Güdül Ekoturizm ve Agroturizm çalıştay kitabı, Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu Projesi'nin ikinci ulusal yayınıdır. 

6.     Ekoköy Evi Kuruldu; Ekoköy Evi proje kapsamında şark köşesi ve diğer müştemilatıyla kuruldu. 1- Doğal Yaşam bilgileri ve tecrübeleri edinmek, 2- Şifa Yolu’nda keşifler yapmak, 3- Şifalı Duraklar keşfetmek, 4- Doğal Yaşam Üreticilerini desteklemek, 5- Atalık Tohum takası ve fide temin etmek, 6- Ücretsiz eğitimler ve fırsatlara katılmak, 7- Sürdürülebilir ekoturizm kültürü için, 8- Ankara ekoloji gündemini takip etmek için kurulmuştur. Böylece projenin sürdürülebilirliği sağlanması ve projenin etkin yönetimi sağlanması hedeflenmiştir. Ekoköy Evi olarak Osmanlı Tıbbında Gıdalarla Tedavi konusunu kıymetli hocamız Dr. Gülay Çoksarı eğitim verdiler. Eğitim kaydı

7.     Projenin her faaliyeti görünürlük çalışmaları yaklaşık 1000 kişilik whatsapp gruplarında ve yaklaşık 2500 kişinin takip ettiği www.instagram.com/beslersifa.ekokoyevi sayfasında yapılmıştır. Proje faaliyetleri detaylıca www.beslersifa.com web sayfasında yayımlanmıştır. Ekoköy Evi whatsapp grubu için tıklayınız: https://chat.whatsapp.com/LJJ0Ur5ggAOByiIa8C2o3u

Sonuç olarak; Doğal yaşam için gerekli gıda tedarik zincirlerine ve becerilerinin önemine vurgu yapılmış ve bununla ilgili Güdül'deki destinasyonlarda (şifa yolu) kapasite geliştirme çalışmaları yapılmıştır. Tıbbi ve aromatik bitkilerle çevremizi ve yaşamımızı güzelleştirebileceğimize vurgu yapılmıştır. Güdül'de ekoturizm ve agro turizmle sürdürülebilir ve insani kalkınma hakkına vurgu yapılmıştır ve bu konuda yapılan çalıştay rol model olmuştur. Proje sonuçları: https://blog.beslersifa.com/2024/05/sakinsehir-gudul-sifa-yolu-projesi.html

Projeye destek veren kurumlar ve bireyler, doğal yaşam alanlarının korunması ve insanların sağlıklı yaşamlarını sürdürebilmeleri için önemli bir rol oynamaktadır. Şifa Yolu, doğal kaynaklardan faydalanarak insanların sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmelerine katkı sağlayacak önemli bir girişim olan Ekoköy Evi olarak faaliyetlerine devam edecektir.

Besler Şifa, Bitkise Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.



 

 

 

 

 

 

 

Verilere göre dışardan yiyen nerdeyse herkes bir miktar domuz eti yedi

Son yıllarda Türkiye’de domuz eti tüketimine dair veriler giderek daha fazla gündeme gelmeye başladı. GİMDES’in en güncel araştırmalarına göre, 2024 yılı itibariyle Türkiye’de 80’in üzerinde domuz çiftliği faaliyet göstermektedir. Bu rakam, geçmiş yıllara kıyasla artış göstermiştir ve ülkemizdeki domuz eti üretiminin giderek arttığına işaret etmektedir. Ancak, üretim sadece yerel kaynaklarla sınırlı kalmayıp, domuz etinin büyük bir kısmı da ithal edilmektedir. GİMDES verilerine göre, Türkiye’de yıllık yaklaşık 3 milyon kilogram domuz eti tüketildiği tahmin edilmektedir.

Bu rakamlar dikkate alındığında, Türkiye’nin domuz eti tüketiminde önemli bir artış olduğu görülmektedir. 1998 yılında OECD ve FAO’nun veri tabanında Türkiye’deki domuz eti tüketimi sıfır olarak gösterilirken, 2018 yılında bu rakam kişi başına yıllık 0.1 kg olarak kaydedilmiştir. Bu durum, geleneksel olarak domuz eti tüketimi olmayan bir toplumda, bu etin nasıl yaygınlaştığını ve tüketim alışkanlıklarının değiştiğini gözler önüne sermektedir.

Domuz etinin tüketilmesi, özellikle İslami kurallar çerçevesinde bir tabu olarak görülür. Türk İslam medeniyetinin temel taşlarından biri olan fıtratın korunması ilkesi, domuz etinin tüketimini büyük bir tehlike olarak görmektedir. İslam’a göre, iki şey insanın fıtratını değiştirebilir: Domuz eti ve diğer bazı haram yiyecekler. Bu yüzden, domuz etinin tüketilmesi hem manevi hem de sağlık açısından toplumda ciddi endişelere yol açmaktadır.

Peki, domuz eti Türkiye’de nasıl bu kadar yaygınlaştı? Kim yediriyor? Nereden geliyor? Bu soruların cevabı tam olarak bilinmemekle birlikte, domuz üretimi dünya genelinde et üretiminde büyük bir yer tutmaktadır. Çünkü domuzlar çok hızlı ürerler ve beslenme konusunda çok az maliyet gerektirirler. Bu da, domuz etinin et piyasasında ucuz ve bol bulunur hale gelmesine neden olur. Ne yazık ki, bu durum Türkiye gibi domuz eti tüketimi yasak olan bir toplumda bile bu etin piyasaya sürülmesine neden olmuştur.

Domuz etinin ülkemize nasıl sokulduğu ve kimler tarafından satıldığı konusundaki belirsizlikler devam etmektedir. GİMDES’in de belirttiği gibi, domuz eti üretimi ve tüketimi konusunda yeterli istatistiklerin yayımlanmasından kaçınılmaktadır. Bu da, domuz etinin özellikle işlenmiş ürünlerde, marketlerde satılan bazı ürünlerde gizli bir şekilde kullanıldığına dair şüpheleri artırmaktadır.

Toplum olarak bu konuda daha dikkatli ve bilinçli olmak zorundayız. Gıdalarımızın helalliğini sorgulamalı ve aldığımız ürünlerin içeriğine dikkat etmeliyiz. Ayrıca, domuz eti üretimi ve tüketimi konusunda daha şeffaf ve güvenilir bilgilere ulaşmak için yetkililerden daha fazla denetim ve açıklama talep etmeliyiz.

Sonuç olarak, domuz eti tüketimi Türk İslam medeniyeti açısından büyük bir sorun teşkil etmektedir. Domuz eti, hem sağlık hem de dini değerler açısından büyük bir tehlike olarak görülmektedir. Bu konuda bilinçlenmek ve toplumumuzu bu konuda bilgilendirmek, bu tehlikeyi en aza indirgemek için atılması gereken önemli adımlardan biridir.

Verilere göre nerdeyse herkes bir miktar domuz eti yiyor.



Doğanın Kendi Döngüsü Yapraklar

Ağaçların sonbaharda döktüğü yaprakları toplamayın, çünkü ağaçlar bu yaprakları geri alıyor! Kış yaklaşırken ağaçlar, su rezervlerini koruyabilmek için yapraklarını bırakır. Kurudukça toprağa karışan bu yapraklar, yeniden canlanarak ağacın yaşam döngüsüne katkı sağlar.

Ağaçlar sadece suyu korumakla kalmaz, fazla kalsiyum gibi mineralleri de yaprakları aracılığıyla toprağa geri bırakır. Bu yapraklar ilkbaharda çürüdüğünde, toprağa kalsiyum ve diğer önemli mineraller karışır. Ağaç, bu değerli mineralleri kökleri aracılığıyla yeniden alır ve yaşam fonksiyonlarını sürdürmek için kullanır. Ayrıca, yapraklar toprağı ve kökleri kışın donmaya karşı koruyarak, toprakta devamlı bir nemlilik sağlar.

En iyi gübre, ağacın kendi yapraklarıdır! Ormanlardaki doğal döngüde olduğu gibi, yapraklar ve ince dallar toprağa yayılır ve bu doğal örtü, bir manto gibi toprağı dış etkenlerden korur. Don, rüzgar, güneşin aşırı sıcağı ve yağmur aşındırmasına karşı, bu yaprak tabakası toprağı ve kökleri muhafaza eder. Ayrıca, yapraklar altında yaşayan mikroorganizmalar, solucanlar ve diğer küçük canlılar, toprağın verimliliğine katkı sağlayarak humus oluşumuna destek olur.

Humuslu toprak, hayat dolu bir topraktır; içerisinde bu canlılar olmayan bir toprak ise ölüdür ve bitkiler için verimli değildir. Kışın ormanın içi, dışarıdan 4-5 derece daha sıcak olur. Bu sıcaklık farkı, yaprakların çürüyüp toprağa karışması ve toprağı ısıtan mikroorganizmaların faaliyetlerinden kaynaklanır. Bu çürüme süreci, yanmış gübreye benzer ve toprağa besin sağlayarak kokmaz.

Toprağı verimli hale getirmenin bir diğer yolu ise kompost yapmaktır. İsviçre’de bahçelerde uygulanan kompost yönteminde, tüm bitkisel atıklar (yağ, et, limon ve süt hariç) bir kuyuda biriktirilip toprakla örtülerek çürümeleri hızlandırılır. Böylece toprağa geri kazandırılır. Avrupalılar, topraktan aldıklarını fazlasıyla geri verirken, bizler mutfak atıklarını çöpe atıyor, tarlalarda anız yakıyor ve toprağı kimyasal gübrelerle dolduruyoruz. Halbuki doğanın sunduğu bu döngüyü doğru kullanarak, toprağı besleyebiliriz.

Toprağın bereketi doğanın bize verdiği armağanlarda saklı, bu döngüyü koruyalım ve gelecek nesillere sürdürülebilir bir çevre bırakalım.

Kaynak: Özkan Cebe



Hacamat Olmak İçin Dikkat Edilmesi Gereken 5 Temel İlke

Hacamat, yüzyıllardır kullanılan ve günümüzde de birçok kişi tarafından tercih edilen bir geleneksel tedavi yöntemidir. Bu doğal şifa yöntemi, doğru uygulandığında hem fiziksel hem de ruhsal rahatlama sağlayabilir. Ancak, hacamat yaptırmadan önce dikkat edilmesi gereken bazı önemli ilkeler vardır. Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz. İşte hacamat öncesi bilmeniz gereken 5 temel ilke:

1. Usul: Bilimsel ve Sünnete Uygunluk

Hacamat, "Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp(GETAT) Yönetmeliği" kapsamında düzenlenen bir uygulamadır. Diğer GETAT uygulamalarıyla entegre yapılması da önerilebilir.  Peygamber Efendimizin Hadisi Şerifleri bu yönde bize önemli ip uçları verecektir. Ay takvimine göre zamanın belirlenmesi ve manevi bir arınma vesilesi olması sebebiyle abdest gibi etmenler önemlidir. 

Usulüne uygun olarak yapılan hacamat, hem tedavi edici hem de sağlıklı bir deneyim sunar. Dolayısıyla, hacamat yaptırmadan önce, bu yöntemin uygulayıcısının geleneksel usullere ve günümüz tıbbi standartlarına uygun çalışıp çalışmadığını kontrol etmek önemlidir. Hem bilimsel hem de sünnete uygun şekilde yapılmalıdır.

2. Doz: Kişiye Özel Uygulama

Hacamat, herkes için aynı şekilde uygulanmaz. Kişinin yaşı, kilosu, sağlık durumu ve bünyesi göz önünde bulundurularak kupa sayısı ve büyüklüğü belirlenir. Örneğin, çocuklar için genelde en fazla 5, gençler için 7 ve yetişkinler için ise 8-9 kupa kullanılması önerilir. Kupa adeti üzerinden fiyatlandırma yapanlardan kaçınmak gerekir. 

Yaşlı bireylerde ise özellikle kalp bölgesine fazla kupa konulması bünyeye ağır gelebilir. Dozun kişiye özel ayarlanması, hacamatın etkili ve güvenli bir şekilde uygulanabilmesi için son derece önemlidir.

3. Hijyen: Ortam ve Uygulama Temizliği

Hijyen, hacamatın en önemli unsurlarından biridir. Uygulamanın yapıldığı ortamın, kullanılan ekipmanların ve uygulayıcının kişisel hijyeninin üst seviyede olması gerekir. Steril bir ortamda yapılmayan hacamat, çeşitli enfeksiyon risklerini beraberinde getirebilir. Bu nedenle, uygulamayı yapacak kişinin hijyen konusunda titiz olduğundan emin olmak, sağlığınız açısından büyük önem taşır.

4. Önemli Noktalar: Kişisel Özelliklere Göre Belirleme

Hacamat uygulaması, herkes için aynı noktalara yapılmaz. Kişinin yaşına, boyuna, kilosuna, sağlık geçmişine ve bu işlemi daha önce yaptırıp yaptırmadığına göre farklı noktalar seçilir. Özellikle ilk kez hacamat yaptıranlar için vücutta doğru noktaların seçilmesi, uygulamanın etkili olması açısından önemlidir. Bu yüzden, anemnez (hastalık geçmişi) dikkate alınarak kişiye özel bir uygulama yapılmalıdır.

5. Tecrübe ve Sonuçların Değerlendirilmesi

Hacamatın etkileri, seansın nasıl geçtiği dikkatlice değerlendirilmelidir. İlk seanstan sonra vücudun nasıl tepki verdiği, hangi bölgelerde rahatlama sağlandığı veya herhangi bir rahatsızlık hissedilip hissedilmediği not edilmelidir. Bu değerlendirme, sonraki seansların planlanmasında ve hacamatın daha verimli olabilmesi için önemlidir. Tecrübeli bir uygulayıcı, bu değerlendirmeleri dikkatlice yaparak kişiye özel bir tedavi süreci ve takvimi oluşturabilir.


Sonuç

Hacamat, doğru uygulandığında şifa veren ve vücuda denge kazandıran güçlü bir geleneksel tedavi yöntemidir. Ancak, bu uygulamayı yaptırmadan önce yukarıda bahsedilen 5 temel ilkeyi göz önünde bulundurmak, hem sağlığınızı korumak hem de en etkili sonuçları almanız açısından önemlidir. Hacamat yaptırmayı düşünüyorsanız, uzman ve deneyimli bir uygulayıcı ile çalışmak ve kişisel özelliklerinizi göz önünde bulunduran bir uygulama talep etmek faydalı olacaktır.

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;

Şifanız daim olsun. 



Besler Şifa’nın Kariyer Tarihi: Doğal Sağlık ve Bitkisel Kozmetiğin Yolculuğu

Besler Şifa, bitkisel kozmetik, aromaterapi ve fitoterapi alanlarında önemli bir isim haline gelirken, bu yolculuğu boyunca birçok proje ve etkinlikte yer aldı. Her biri, firmamızın misyonunu gerçekleştirmesine katkı sağlayan önemli adımlar olarak öne çıkmaktadır. İşte Besler Şifa’nın kariyer tarihindeki en önemli duraklar ve bu süreçte elde edilen başarılar.

1. Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin İzlenmesi ve Çalışmalar (2013-2019)

Besler Şifa’nın temelleri, tıbbi ve aromatik bitkilerin kullanım ve üretim tekniklerini araştırmakla atıldı. Hem ülkemizin farklı bölgelerinde (İzmir, Afyon, Kütahya, Balıkesir, Antalya, Isparta) hem de Akdeniz ülkelerinde (Cezayir, Fas, Lübnan) yapılan gözlemler ve çalışmalar, firmamızın bilgi birikimini ve deneyimini şekillendirdi. Bu süreçte edindiğimiz tecrübeler, Besler Şifa’nın gelecekteki başarılarına zemin hazırladı.

2. Hacamat ve Sülük Eğitiminin Önemi (2015)

2015 yılında, "Hacamat ve Sülük Eğitiminin Önemi" konulu çalışma, firmamızın kurucularının tam katılımıyla gerçekleştirildi. Bu eğitim, geleneksel tıbbın önemli unsurlarını öğrenme ve uygulama fırsatı sundu. Süleyman Gök tarafından yürütülen bu çalışma, Besler Şifa’nın geleneksel tıpla modern bilimi birleştiren yaklaşımının bir yansımasıdır.

3. Besler Şifa’nın Kuruluşu ve İlk Adımlar (2015)

Tıbbi ve aromatik bitkilerin kıymetlendirilmesi konusundaki yoğun çalışmalar ve aromaterapi eğitimlerinin ardından, 2015 yılında Besler Şifa kuruldu. Bu önemli adım, firmamızın doğal ürünler sunma ve toplum sağlığını destekleme misyonunu resmi olarak başlatması anlamına geliyordu.

4. 1. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi (GETAT 2018)

2018 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen "1. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi"ne (GETAT 2018) katılım sağladık. Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen bu kongrede, geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın önemi bir kez daha vurgulandı ve Besler Şifa olarak bu alandaki bilgi ve deneyimimizi paylaşma fırsatı bulduk.

5. 4. Uluslararası Odun Dışı Orman Ürünleri Sempozyumu (2018)

Bursa Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen "4. Uluslararası Odun Dışı Orman Ürünleri Sempozyumu"nda tam katılım göstererek, odun dışı orman ürünlerinin potansiyelini ve önemini bir kez daha gözler önüne serdik. Bu sempozyum, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusunda farkındalık yaratmak için önemli bir platformdu.

6. Genç Lokman Hekimlerin Şifa Kapısı Projesi (2021-2022)

2021-2022 yılları arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen "Genç Lokman Hekimlerin Şifa Kapısı Projesi", Besler Şifa koordinasyonunda gerçekleşti. Proje kapsamında, 100’den fazla kişiye "Boyar Itri ve Tıbbi Bitkilerin Değerlendirilmesi (BITKI)" eğitimi verildi. Bu eğitimler, Doç. Dr. Sabri Erbaş’ın rehberliğinde gerçekleşti ve genç neslin bitkisel tıp konusunda donanımlı hale gelmesine katkıda bulundu.

7. İntegratif ve Anadolu Tıbbı Kongresi (2022)

2022 yılında SBÜ Bursa Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen "İntegratif ve Anadolu Tıbbı Kongresi"ne katılım sağladık. Bu kongre, Anadolu’nun zengin tıbbi bitki mirasını ve integratif tıbbın önemini vurgulayan önemli bir etkinlik oldu. Besler Şifa olarak, bu mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda kararlılığımızı bir kez daha gösterdik.

8. Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi (2022-2023)

Mart 2022’den Aralık 2023’e kadar süren "Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi" kapsamında, Güdül’de kadınlara ve gençlere aromaterapi faaliyetleri ve tıbbi aromatik bitkilerin ekim-dikim eğitimi verildi. Bu Bu projede, yerel halkın doğal sağlık yöntemleri konusundaki bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçladı.

9. Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi (2023)

Mart 2023’te yayımlanan "Güdül için Şifalı Bitkiler Rehberi", tıbbi ve aromatik bitkilerin ekim ve dikimi konusunda yerel halkı bilgilendiren ve rehberlik eden önemli bir kaynak oldu. Bu rehber, GEF SGP desteğiyle hayata geçirilmiş olup, Güdül bölgesinin zengin bitki örtüsünü koruma ve değerlendirme amacı taşımaktadır.

10. Besler Şifa’nın Sosyal Girişim Olarak Kurulması (2023)

Besler Şifa, 2023 yılında resmi olarak bir sosyal girişim olarak kuruldu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ÜTS kaydı alınarak ürünlerini satışa sunmaya başladı. Bu adım, firmamızın doğal ürünler alanındaki kararlılığını ve toplumsal fayda sağlama misyonunu pekiştirdi.

Sonuç: Doğal Sağlıkta Bir Liderin Yükselişi

"Genç Lokman Hekimlerin Şifa Kapısı Projesi", Besler Şifa koordinasyonunda gerçekleşti. Proje kapsamında, 100’den fazla kişiye "Boyar Itri ve Tıbbi Bitkilerin Değerlendirilmesi (BITKI)" eğitimi verildi. "Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi" kapsamında, Güdül’de kadınlara ve gençlere aromaterapi faaliyetleri ve tıbbi aromatik bitkilerin ekim-dikim eğitimi verildi. Bu Bu projede, yerel halkın doğal sağlık yöntemleri konusundaki bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçladı. Bu projede "Güdül için Şifalı Bitkiler Rehberi" yayınlanarak 500 kişiyle paylaşıldı.

Bitkisel kozmetikte ve doğal yaşam becerilerinde öncü bir firma olarak dikkat çekiyor.

Besler Şifa, bitkisel kozmetik ve aromaterapi alanlarında attığı adımlarla, doğal sağlık ve sürdürülebilirlik konusunda lider bir marka haline geldi. Her bir proje ve etkinlik, firmamızın misyonunu gerçekleştirme yolunda atılmış önemli adımlar olarak öne çıkıyor. Doğal ürünlerin gücünü topluma tanıtarak, daha sağlıklı ve dengeli bir yaşam tarzını teşvik etmeye devam ediyoruz. Besler Şifa’nın bu yolculuğunda bize katılın ve doğanın şifalı dokunuşunu keşfedin.

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.



Tatilden Gelince Sağlıklı Bir Bünye İçin Ne Yapmalı?

Tatil, dinlenmek, yenilenmek ve enerji toplamak için harika bir zamandır. Ancak, tatil sonrası günlük hayata geri dönmek bazen zorlayıcı olabilir. Tatilden döndüğünüzde vücudunuzu yeniden dengeye kavuşturmak ve sağlığınızı korumak için atabileceğiniz bazı önemli adımlar vardır. Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, tatil sonrası sağlıklı bir bünyeye kavuşmanıza yardımcı olacak doğal ve etkili önerilerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

1. Detoks ile Vücudunuzu Arındırın

Tatillerde genellikle normal beslenme düzenimizden saparız ve bu durum vücudumuzda toksin birikimine neden olabilir. Tatil dönüşü, vücudunuzu arındırmak için hafif bir detoks programı uygulayabilirsiniz. Taze sebzeler, meyveler ve bol su tüketimi, vücudunuzun toksinlerden arınmasına yardımcı olur. Ayrıca, detoks çayları ve bitkisel takviyeler de süreci destekleyebilir.

2. Doğal Nemlendirici ile Cildinizi Yenileyin

Güneş, deniz ve havuz suyu cildinizi kurutabilir ve yıpratabilir. Tatil sonrası cildinizi yenilemek ve nem dengesini geri kazandırmak için doğal nemlendiriciler kullanın. Aloe vera, hindistancevizi yağı ve shea yağı gibi doğal içeriklerle zenginleştirilmiş ürünler, cildinizin ihtiyaç duyduğu bakımı sağlar ve onu yeniden canlandırır.

3. Uyku Düzeninizi Yeniden Kurun

Tatil sırasında uyku düzeniniz bozulmuş olabilir. Sağlıklı bir bünyeye kavuşmak için uyku düzeninizi yeniden kurmanız önemlidir. Her gün aynı saatte yatıp kalkmaya özen gösterin ve kaliteli bir uyku için uyku öncesi rahatlatıcı bitki çayları içmeyi deneyin. Lavanta veya papatya çayı gibi doğal seçenekler, rahat bir uykuya geçişinizi kolaylaştırabilir.

4. Hafif Egzersizlerle Vücudunuzu Harekete Geçirin

Tatil sonrası hareketsiz kaldıysanız, vücudunuzu yeniden harekete geçirmek için hafif egzersizler yapmaya başlayabilirsiniz. Yürüyüş, yoga veya hafif esneme hareketleri, vücudunuzu yavaşça yeniden hareketli bir rutine sokar ve enerjinizi geri kazanmanıza yardımcı olur. Egzersiz, ayrıca stresi azaltır ve genel ruh halinizi iyileştirir.

5. Doğal Takviyeler ile Bağışıklığınızı Güçlendirin

Tatilden dönerken, özellikle mevsim geçişlerinde bağışıklık sisteminizi desteklemek önemlidir. Doğal vitaminler ve bitkisel takviyeler, vücudunuzun hastalıklara karşı direncini artırır. E vitamini, C vitamini ve çinko gibi bağışıklık güçlendirici takviyeler ile vücudunuzu koruma altına alabilirsiniz.


Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, tatil sonrası sağlığınıza yeniden kavuşmanız için doğal ve etkili ürünler sunuyoruz. Vücudunuzu doğal yollarla destekleyerek, tatilinizi dinlenmiş bir zihin ve yenilenmiş bir bedenle tamamlayabilirsiniz. Sağlıklı ve enerjik bir yaşam için, doğadan gelen çözümler her zaman en iyi seçimdir.

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.



Kuşburnu ve Şifalı Etkileri: Besler Şifa ile Sağlık Dolu Bir Yaşam


Doğal bitki çayları arasında halk tarafından sevilerek tüketilen kuşburnu, özellikle kış aylarında grip ve nezle gibi hastalıklara karşı güçlü bir koruma sağlar. Fakat kuşburnunun faydaları yalnızca bununla sınırlı değildir. Kuşburnu, solunum yolu hastalıklarına karşı oldukça etkili bir bitkidir ve birçok rahatsızlık için doğal bir destek sunar.

Kuşburnu: Sonbaharın Şifalı Meyvesi Sonbahar ve kış aylarında farklı şekillerde tüketilebilen kuşburnu, kalp damar hastalıklarından diyabete, mide rahatsızlıklarından soğuk algınlığına kadar birçok sağlık sorununa iyi gelir. Özellikle bağışıklık sistemini güçlendiren etkisi, bu meyvenin önemini daha da artırır. Yabani gül olarak da bilinen kuşburnu, ülkemizde bolca yetişen bir çalı bitkisinin meyvesidir. Eylül ve Ekim aylarında toplanan kuşburnu, marmelat, çay, şerbet, reçel, komposto ve pekmez gibi çeşitli formlarda kullanılabilir. Besler Şifa olarak, bu doğal mucizeyi en saf haliyle sunuyoruz.

Kuşburnunun Sağlığa Faydaları Kuşburnu, yüksek oranda likopen ve C vitamini içerir. Bu antioksidan bileşenler, vücudu serbest radikallere karşı korur ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların önlenmesinde etkilidir ve mide rahatsızlıklarıyla sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiler sağlar. Ayrıca kuşburnu, kan şekerini düzenler ve kalp damar sağlığını korumada önemli bir rol oynar.

Kalp ve Damar Sağlığı Besler Şifa’nın doğal kuşburnu ürünleri, içerdiği yüksek C vitamini sayesinde damar yapısını güçlendirir, kan basıncını düzenler ve kötü kolesterolü düşürerek kalp sağlığını korur. Düzenli tüketildiğinde kalp damar sağlığına olumlu katkılar sağlar.

Kan Şekerini Düzenler Kuşburnu, insülin direncini azaltarak Tip 2 diyabet riskini düşürür ve mevcut diyabet hastalarında kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca demir emilimini artırarak kansızlık sorununu önler.

Mide Rahatsızlıklarına Doğal Çare Kuşburnu, mide pH dengesini korur, gastrit ve ülser gibi mide sorunlarının önüne geçer. Ayrıca zararlı bakterilere karşı vücudu koruyarak enfeksiyon riskini azaltır.

İltihap ve Ağrılar için Destek Kuşburnu meyvesi, iltihaplanma ve eklem ağrılarının tedavisinde de yardımcıdır. Vücudun inflamasyon sürecini hızlandırarak bağışıklık sistemini destekler.

Cildi Güzelleştirir Kuşburnu, içerdiği A ve C vitaminleri sayesinde kolajen üretimini artırarak cildin daha genç, sıkı ve sağlıklı görünmesine yardımcı olur. Düzenli kuşburnu tüketimi, cildin yaşlanma belirtilerini geciktirir.

Bağışıklık Sistemine Tam Destek C vitamini, bağışıklık sisteminin güçlenmesine büyük katkı sağlar. Kuşburnu, içerdiği yüksek C vitamini ve antioksidanlar sayesinde vücudu dış etkilere karşı korur. Likopen, magnezyum, demir, A, B, E ve K vitaminleri de bağışıklık direncini artırır.

Boşaltım Sistemine Faydaları Kuşburnu, lif açısından zengin yapısıyla sindirimi kolaylaştırır ve kabızlık gibi sorunlara doğal bir çözüm sunar. Bağırsakların sağlıklı çalışmasına yardımcı olur.

Kuşburnu Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler Her besinde olduğu gibi, kuşburnunun da aşırı tüketimi yan etkilere yol açabilir. Mide yanması, bulantı, baş ağrısı gibi belirtiler görülebilir. Böbrek taşı oluşumuna yatkınlığı olan kişiler dikkatli tüketmelidir. Diyabet hastalarının ve hamilelerin kuşburnu tüketmeden önce hekimlerine danışmaları önemlidir.

Besler Şifa’dan Kuşburnu Çayı Tarifi Kuşburnu çayı hazırlamak için kurutulmuş ya da taze kuşburnu meyvelerini kullanabilirsiniz. Bir fincan su için iki çay kaşığı kuşburnu yeterlidir. Yıkadığınız kuşburnu meyvelerini 10 dakika kaynatarak demleyebilirsiniz. Çayı zenginleştirmek için elma, tarçın kabuğu, karanfil veya zencefil ekleyebilirsiniz. Şeker veya bal ile tatlandırarak sıcak bir kış çayına dönüştürebilirsiniz.

Besler Şifa’nın doğal ve şifalı kuşburnu ürünleriyle, sağlığınıza destek olun!

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.



Nadir Tatlarla Doğal Yaşam Notları

Sonbaharın serin rüzgarlarıyla birlikte evlerde bir telaş başlar. Bahçeden toplanan ürünlerin son hasadı yapılır, mutfaklarda mayhoş, acı, buruk, kekremsi, acur ve ağdalı tatların kokusu yayılmaya başlar. Bu nadir tatlar, turşu kurma, hoşaf kaynatma, salamura yapma gibi geleneksel hazırlıkların başladığına işarettir. Eğer siz de bu telaşlı hazırlıklara katıldıysanız, işlerin yolunda gittiğini bilmelisiniz.

Kışa hazırlanırken doğadan gelen bu zengin tatlar, sadece damaklarınızı şenlendirmekle kalmaz, aynı zamanda sağlığınızı da destekler. Ev yapımı turşular, doğal salamuralar ve hoşaflar, hem probiyotik bakımından zengin hem de bağışıklık sistemini güçlendiren geleneksel lezzetlerdir. Bu hazırlıklar, sadece aile bütçesine katkı sağlamaz, aynı zamanda doğanın sunduğu zenginliklerle tasarruf ederek kışa sağlıklı bir şekilde girmenize yardımcı olur.

Kış Hazırlıklarında Doğal Yaşamın Önemi

Günümüzde modern yaşamın hızı, sağlıklı beslenme ve doğal gıdalara olan ilgiyi artırdı. Özellikle son yıllarda ev yapımı ürünler, doğal yöntemlerle hazırlanan yiyecekler büyük önem kazandı. Evde yapılan turşular ve salamuralar, marketten aldığınız hazır ürünlerden çok daha faydalı ve sağlıklıdır. Bunun en büyük nedeni, evde yapılan bu ürünlerin katkı maddesi içermemesi ve tamamen doğal fermantasyon sürecine dayanmasıdır.

Turşular, probiyotikler açısından oldukça zengindir. Doğal fermantasyonla elde edilen bu lezzetler, sindirim sistemini destekler ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Kış aylarında sıkça karşılaşılan hastalıklara karşı vücut direncini artırır. Aynı zamanda salamuralar, içerdikleri minerallerle vücudu dengeleyip, sıvı elektrolit dengesini sağlamaya yardımcı olur.

Besler Şifa Olarak Doğal Yaşamı Destekliyoruz

Besler Şifa- Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam firması olarak, doğal ve sağlıklı bir yaşamı destekleyen ürünler sunuyoruz. Ürünlerimizin temelinde, doğadan gelen şifayı ve zenginliği en saf haliyle koruyarak sizlere ulaştırmak yatıyor. Aynı şekilde, kış hazırlıklarınızı yaparken de doğal yöntemlerle hazırlanan gıdaları tercih etmenizi öneriyoruz.

Kış aylarına hazırlık yaparken, evde turşu kurmak, hoşaf kaynatmak ve salamura yapmak sadece bir gelenek değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için de büyük bir adımdır. Bu geleneksel yöntemlerle hem aile bütçenize katkı sağlarsınız hem de kendinizi ve sevdiklerinizi sağlıklı bir kışa hazırlarsınız.

Doğal Yaşamın Lezzetleri

Turşu kurma süreci, sadece fermente bir yiyecek yapmaktan ibaret değildir. Bu süreç, sabır ve emeğin yanı sıra, doğanın size sunduğu nimetleri en sağlıklı şekilde kullanma becerisini de gerektirir. Mevsiminde toplanan sebzeler, doğal yöntemlerle fermente edildiğinde, sağlık açısından da büyük faydalar sunar. İşte bu yüzden, kış aylarına hazırlanırken doğal yaşamın bu nadir lezzetlerini sofralarınızdan eksik etmemenizi öneririz.

Besler Şifa olarak Ankara'da Ekoköy Evi bünyesinde doğal şerbetler, turşu yapımı, doğal sirke yapımı gibi seminerler ile doğal yaşamı desteklemiştir.

Her mevsim doğanın sunduğu lezzetlerden ve sağlıklı ürünlerden faydalanmak için basit yöntemlerle, siz de evde sağlıklı kış hazırlıkları yapabilirsiniz.

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.


Çocukları Okula Hazırlama Ürünleri: Doğal ve Güvenli Seçenekler

Okula dönüş zamanı, çocuklar için yeni bir dönemin başlangıcını ifade ederken, ebeveynler için de sağlıklı ve doğal ürünlerle çocuklarını en iyi şekilde hazırlama fırsatı sunar. Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, çocuklarınızın okula dönüş sürecinde ihtiyaç duyabilecekleri güvenilir ve doğal ürünleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

1. Doğal El Yıkama Sabunu

Okul döneminde hijyen her zamankinden daha önemlidir. Çocuklarınızın ellerini sık sık yıkamaları, mikroplardan korunmalarına yardımcı olur. Kimyasal içermeyen, bitkisel özlerle zenginleştirilmiş doğal el yıkama sabunları, cildi tahriş etmeden temizler. Özellikle lavanta veya bıttım gibi yatıştırıcı veya şifalı içeriklerle formüle edilmiş sabunlar, çocukların hassas cildi için idealdir.

2. Nazik ve Etkili Sabun

Çocukların saç ve saç derisi, yetişkinlere göre daha hassastır. Bu nedenle, çocuklarınız için tercih edeceğiniz şampuanın doğal ve nazik bir formüle sahip olması önemlidir. Paraben, sülfat ve sentetik koku içermeyen, bitkisel özlü şampuanlar, çocukların saçlarını yumuşak ve sağlıklı tutar. Aloe vera ve hindistancevizi yağı gibi doğal içerikler, saçların nem dengesini koruyarak kolay taranmasını sağlar.

3. Doğal Böcek Kovucu Sprey

Okul bahçelerinde veya açık hava etkinliklerinde çocuklarınızı böceklerden korumak için doğal böcek kovucular idealdir. Kimyasal madde içermeyen, tamamen bitkisel içeriklerle hazırlanan böcek kovucu spreyler, çocuklarınızın cildine zarar vermeden etkili bir koruma sağlar. Limon otu, okaliptüs yağı ve nane yağı gibi doğal bileşenler, böcekleri uzak tutarken hoş bir koku bırakır.

4. Doğal Dudak Nemlendiricisi

Soğuk havalar ve okul günlerinin yoğun temposu, çocukların dudaklarının kurumasına neden olabilir. Doğal dudak nemlendiricileri, dudakları korurken aynı zamanda yumuşak ve pürüzsüz tutar. Bal, shea yağı ve hindistancevizi yağı gibi doğal içeriklerle formüle edilmiş dudak balmları, çocuklarınızın hassas cildi için güvenli bir koruma sunar.

5. Doğal Yüz ve Vücut Losyonu


Çocuklarınızın cildini okul günleri boyunca nemli ve sağlıklı tutmak için doğal yüz ve vücut losyonları harika bir seçenektir. Cildi derinlemesine nemlendiren ve besleyen, aynı zamanda alerji riski taşımayan bitkisel içeriklerle hazırlanmış losyonlar, özellikle kış aylarında cildin kurumasını önler. Aloe vera, badem yağı ve lavanta gibi içerikler, cildinize ihtiyacı olan bakımı sağlar.


Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, çocuklarınızın sağlığı ve mutluluğu için en doğal ve güvenilir ürünleri sunuyoruz. Okul dönemi boyunca çocuklarınızı koruyacak ve destekleyecek bu ürünlerle, hem onların hem de sizin içinizi rahat ettirecek bir hazırlık süreci geçirebilirsiniz. Unutmayın, doğal olan her zaman en iyisidir!

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.




© beslersifa.com | Her hakkı sağlıklıdır.
Coded by @suleymancetinx | ile yapılmıştır.