Ad

doğal yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğal yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nadir Tatlarla Doğal Yaşam Notları

Sonbaharın serin rüzgarlarıyla birlikte evlerde bir telaş başlar. Bahçeden toplanan ürünlerin son hasadı yapılır, mutfaklarda mayhoş, acı, buruk, kekremsi, acur ve ağdalı tatların kokusu yayılmaya başlar. Bu nadir tatlar, turşu kurma, hoşaf kaynatma, salamura yapma gibi geleneksel hazırlıkların başladığına işarettir. Eğer siz de bu telaşlı hazırlıklara katıldıysanız, işlerin yolunda gittiğini bilmelisiniz.

Kışa hazırlanırken doğadan gelen bu zengin tatlar, sadece damaklarınızı şenlendirmekle kalmaz, aynı zamanda sağlığınızı da destekler. Ev yapımı turşular, doğal salamuralar ve hoşaflar, hem probiyotik bakımından zengin hem de bağışıklık sistemini güçlendiren geleneksel lezzetlerdir. Bu hazırlıklar, sadece aile bütçesine katkı sağlamaz, aynı zamanda doğanın sunduğu zenginliklerle tasarruf ederek kışa sağlıklı bir şekilde girmenize yardımcı olur.

Kış Hazırlıklarında Doğal Yaşamın Önemi

Günümüzde modern yaşamın hızı, sağlıklı beslenme ve doğal gıdalara olan ilgiyi artırdı. Özellikle son yıllarda ev yapımı ürünler, doğal yöntemlerle hazırlanan yiyecekler büyük önem kazandı. Evde yapılan turşular ve salamuralar, marketten aldığınız hazır ürünlerden çok daha faydalı ve sağlıklıdır. Bunun en büyük nedeni, evde yapılan bu ürünlerin katkı maddesi içermemesi ve tamamen doğal fermantasyon sürecine dayanmasıdır.

Turşular, probiyotikler açısından oldukça zengindir. Doğal fermantasyonla elde edilen bu lezzetler, sindirim sistemini destekler ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Kış aylarında sıkça karşılaşılan hastalıklara karşı vücut direncini artırır. Aynı zamanda salamuralar, içerdikleri minerallerle vücudu dengeleyip, sıvı elektrolit dengesini sağlamaya yardımcı olur.

Besler Şifa Olarak Doğal Yaşamı Destekliyoruz

Besler Şifa- Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam firması olarak, doğal ve sağlıklı bir yaşamı destekleyen ürünler sunuyoruz. Ürünlerimizin temelinde, doğadan gelen şifayı ve zenginliği en saf haliyle koruyarak sizlere ulaştırmak yatıyor. Aynı şekilde, kış hazırlıklarınızı yaparken de doğal yöntemlerle hazırlanan gıdaları tercih etmenizi öneriyoruz.

Kış aylarına hazırlık yaparken, evde turşu kurmak, hoşaf kaynatmak ve salamura yapmak sadece bir gelenek değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için de büyük bir adımdır. Bu geleneksel yöntemlerle hem aile bütçenize katkı sağlarsınız hem de kendinizi ve sevdiklerinizi sağlıklı bir kışa hazırlarsınız.

Doğal Yaşamın Lezzetleri

Turşu kurma süreci, sadece fermente bir yiyecek yapmaktan ibaret değildir. Bu süreç, sabır ve emeğin yanı sıra, doğanın size sunduğu nimetleri en sağlıklı şekilde kullanma becerisini de gerektirir. Mevsiminde toplanan sebzeler, doğal yöntemlerle fermente edildiğinde, sağlık açısından da büyük faydalar sunar. İşte bu yüzden, kış aylarına hazırlanırken doğal yaşamın bu nadir lezzetlerini sofralarınızdan eksik etmemenizi öneririz.

Besler Şifa olarak Ankara'da Ekoköy Evi bünyesinde doğal şerbetler, turşu yapımı, doğal sirke yapımı gibi seminerler ile doğal yaşamı desteklemiştir.

Her mevsim doğanın sunduğu lezzetlerden ve sağlıklı ürünlerden faydalanmak için basit yöntemlerle, siz de evde sağlıklı kış hazırlıkları yapabilirsiniz.

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.


Çocukları Okula Hazırlama Ürünleri: Doğal ve Güvenli Seçenekler

Okula dönüş zamanı, çocuklar için yeni bir dönemin başlangıcını ifade ederken, ebeveynler için de sağlıklı ve doğal ürünlerle çocuklarını en iyi şekilde hazırlama fırsatı sunar. Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, çocuklarınızın okula dönüş sürecinde ihtiyaç duyabilecekleri güvenilir ve doğal ürünleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

1. Doğal El Yıkama Sabunu

Okul döneminde hijyen her zamankinden daha önemlidir. Çocuklarınızın ellerini sık sık yıkamaları, mikroplardan korunmalarına yardımcı olur. Kimyasal içermeyen, bitkisel özlerle zenginleştirilmiş doğal el yıkama sabunları, cildi tahriş etmeden temizler. Özellikle lavanta veya bıttım gibi yatıştırıcı veya şifalı içeriklerle formüle edilmiş sabunlar, çocukların hassas cildi için idealdir.

2. Nazik ve Etkili Sabun

Çocukların saç ve saç derisi, yetişkinlere göre daha hassastır. Bu nedenle, çocuklarınız için tercih edeceğiniz şampuanın doğal ve nazik bir formüle sahip olması önemlidir. Paraben, sülfat ve sentetik koku içermeyen, bitkisel özlü şampuanlar, çocukların saçlarını yumuşak ve sağlıklı tutar. Aloe vera ve hindistancevizi yağı gibi doğal içerikler, saçların nem dengesini koruyarak kolay taranmasını sağlar.

3. Doğal Böcek Kovucu Sprey

Okul bahçelerinde veya açık hava etkinliklerinde çocuklarınızı böceklerden korumak için doğal böcek kovucular idealdir. Kimyasal madde içermeyen, tamamen bitkisel içeriklerle hazırlanan böcek kovucu spreyler, çocuklarınızın cildine zarar vermeden etkili bir koruma sağlar. Limon otu, okaliptüs yağı ve nane yağı gibi doğal bileşenler, böcekleri uzak tutarken hoş bir koku bırakır.

4. Doğal Dudak Nemlendiricisi

Soğuk havalar ve okul günlerinin yoğun temposu, çocukların dudaklarının kurumasına neden olabilir. Doğal dudak nemlendiricileri, dudakları korurken aynı zamanda yumuşak ve pürüzsüz tutar. Bal, shea yağı ve hindistancevizi yağı gibi doğal içeriklerle formüle edilmiş dudak balmları, çocuklarınızın hassas cildi için güvenli bir koruma sunar.

5. Doğal Yüz ve Vücut Losyonu


Çocuklarınızın cildini okul günleri boyunca nemli ve sağlıklı tutmak için doğal yüz ve vücut losyonları harika bir seçenektir. Cildi derinlemesine nemlendiren ve besleyen, aynı zamanda alerji riski taşımayan bitkisel içeriklerle hazırlanmış losyonlar, özellikle kış aylarında cildin kurumasını önler. Aloe vera, badem yağı ve lavanta gibi içerikler, cildinize ihtiyacı olan bakımı sağlar.


Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, çocuklarınızın sağlığı ve mutluluğu için en doğal ve güvenilir ürünleri sunuyoruz. Okul dönemi boyunca çocuklarınızı koruyacak ve destekleyecek bu ürünlerle, hem onların hem de sizin içinizi rahat ettirecek bir hazırlık süreci geçirebilirsiniz. Unutmayın, doğal olan her zaman en iyisidir!

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.




Ekoturizm yeni sezonda Turizm 5.0'a hazırlanıyor

Kimler, kalın seyahat rehberlerini karıştırıp, seyahat acenteleriyle saatlerce telefonda vakit geçirdiğimizi hatırlıyor? Bundan sadece 20 yıl önce, seyahat planlaması tamamen manuel bir süreçti. Ekoturizm ve agroturizm meraklıları destinasyonları araştırmak, yerel çiftliklerde konaklama ayarlamak, etkinlikleri organize etmek için fiziksel kaynaklara ve zaman alıcı işlemlere bağımlıydı. Ancak dijital dönüşüm bu süreci tamamen değiştirdi.

Dijital teknolojiler, gezginlerin doğaya daha sürdürülebilir bir yaklaşımla seyahat etmesini sağladı. Özellikle ekoturizm ve agroturizm gibi alanlarda, rezervasyonlardan tur planlamasına kadar her şey artık çevrimiçi platformlarla daha erişilebilir hale geldi. Yalnızca rezervasyon değil, çiftlik turları, doğa yürüyüşleri, organik tarım eğitimleri gibi aktiviteler de teknoloji sayesinde daha kolay organize edilebiliyor. Dünya çapında gezginlerin %80’i, seyahat planlarını çevrimiçi yapmanın önemli olduğunu düşünüyor. Bu alanda Y kuşağı öncülük ederken, Z kuşağı da onları takip ediyor.

Daha Kişisel ve Sürdürülebilir Deneyimler

Dijitalleşmenin en büyük avantajlarından biri, veri analizi yaparak gezginlere daha kişisel ve sürdürülebilir deneyimler sunabilmesidir. Ekoturizmde doğal alanların korunması ve tarımsal üretim alanlarının sürdürülebilirliği, gezginlerin seyahat kararlarında önemli bir rol oynamaya başladı. Yapay zeka, ekolojik dengenin korunmasına yardımcı olacak rotaları önerirken, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik teknolojileri sayesinde çiftlikleri ve doğal yaşam alanlarını daha iyi tanıma imkanı sunuyor.

Seyahat boyunca sürdürülebilirliği destekleyen mobil uygulamalar, yerel ekosistemlerin korunmasına yönelik adımlar atmayı kolaylaştırıyor. Bunun yanında, gezginler seyahatlerinin çevresel etkilerini minimize etmek için karbon ayak izi azaltma, yerel kültürleri koruma ve enerji verimliliği gibi konularda daha bilinçli tercih yapabiliyor.

Teknoloji ve Sürdürülebilirlik

Agroturizm ve ekoturizmde teknoloji, sürdürülebilirliği artırmak ve gezginlerin deneyimlerini daha etkili hale getirmek için kullanılıyor. Tarım alanlarında ziyaretçiler için interaktif turlar sunan platformlar, doğa koruma projelerine bağış yapma imkanı sağlayan uygulamalar ve ekosistem dostu konaklama seçeneklerini gösteren çevrimiçi araçlar, dijitalleşmenin getirdiği kolaylıkların sadece birkaçı. Bu yeni dijital çözümler, tarımsal ve ekolojik turizmi destekleyen firmaların rekabet gücünü artırıyor.

Dijitalleşme aynı zamanda ekoturizmin geleceğini de şekillendiriyor. Sektördeki oyuncular, hem çevreyi koruma hem de gezginlere özel deneyimler sunma konusunda teknolojiden faydalanarak yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor.

İnsan Odaklı Dönüşüm

Turizmde geleceğin öncelikleri arasında sürdürülebilirlik ve müşteri odaklılık ön planda yer alıyor. Agroturizm ve ekoturizmde bu, gezginlerin doğayla olan bağlarını güçlendirecek deneyimlerin tasarlanması anlamına geliyor. Ayrıca, seyahat planlamasında yapay zeka ve dijital araçlar kullanılarak, hem sürdürülebilir hem de kişiye özel çözümler üretmek mümkün hale geliyor. Bu sayede gezginler, doğayla iç içe daha anlamlı ve sürdürülebilir seyahatler yapabiliyor.

Sonuç olarak, ekoturizm ve agroturizm gibi alanlarda dijitalleşmenin sunduğu fırsatlar, hem doğayı korumayı hem de kişisel deneyimleri zenginleştirmeyi sağlıyor.

Besler Şifa'nın Ekoköy Evi olarak atalık tohum, pestisit kullanmadan üretim, ürün çeşitliliği, agroekoloji, yerel pazarlar ve ağları, sürdürülebilir kırsal ve insani kalkınma hakkı, tıbbi ve aromatik bitkiler, doğrudan üreticiye ulaşma, doğal yaşam pratiklerine çok önem veriyoruz.

Güdül Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayı sonuçlarına bu yayından inceleyebilirsiniz. Ekoköy Evi whatsapp grubuyla yine daha fazla bilgiyi sizinle paylaşabiliriz. Bu gruba dahil olmak için tıklayınız.

Besler Şifa, Bitkise Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.


Yerel Üretimin Gücü: Doğal ve Etik Kozmetik Ürünleri ile Küresel Etki

Günümüzde sürdürülebilirlik ve etik üretim, tüketici tercihleri ve çevresel sorumluluk açısından büyük önem taşıyor. Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, yerel üretimin ve etik değerlerin gücünü vurgulayarak, hem çevresel hem de toplumsal etkilerimizi olumlu yönde şekillendiriyoruz. Yerel üretimle elde ettiğimiz doğal ve etik kozmetik ürünleriyle, küresel ölçekte nasıl bir etki yarattığımızı ve bu sürecin nasıl işlediğini bu makalede keşfedeceksiniz.

1. Yerel Kaynaklardan Doğal Hammaddeler

Yerel üretimin temel avantajlarından biri, doğal hammaddelerin yerel kaynaklardan temin edilmesidir. Atölyemizde, yöresel tarımla elde edilen bitkisel içerikleri kullanarak, yüksek kalite ve saf ürünler üretiyoruz. Yerel çiftçilerle iş birliği yaparak, doğal ve organik ürünlerin tedarikini sağlıyoruz. Bu yaklaşım, hem yerel ekonomilere katkıda bulunur hem de ürünlerimizin tazeliğini ve etkinliğini artırır.

2. Çevresel Sürdürülebilirlik

Yerel üretim, çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sunar. Ulaşım mesafelerini kısaltarak, karbon salınımını minimize ederiz. Ayrıca, yerel üretim süreçlerimizde enerji ve su tasarrufuna özen gösteririz. Atölyemizde, çevre dostu ambalajlar kullanarak ve geri dönüştürülebilir malzemeler tercih ederek, doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunuruz. Bu sayede, çevresel etkileri en aza indirerek, doğanın sürdürülebilirliğine destek oluruz.

3. Etik Üretim ve Sosyal Sorumluluk

Etik üretim, hem çalışanların hem de toplumun haklarını korumayı gerektirir. Besler Şifa olarak, üretim süreçlerimizde adil ücret politikalarını uygular ve iş güvenliğine önem veririz. Ayrıca, yerel topluluklarla iş birliği yaparak, sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiririz. Eğitim, sağlık ve çevre koruma gibi alanlarda yürüttüğümüz projelerle, toplumsal faydayı artırmaya çalışırız. Bu yaklaşımlar, markamızın etik ve sorumlu bir üretici olarak tanınmasına katkıda bulunur.

4. Küresel Etki ve Bilinçli Tüketim

Yerel üretimin küresel ölçekteki etkisi, bilinçli tüketim alışkanlıklarını teşvik eder. Tüketiciler, doğal ve etik ürünlere olan talebi artırarak, büyük ölçekli endüstriyel üretimlerin olumsuz etkilerini azaltır. Besler Şifa olarak, küresel pazarda yer alarak, bu bilinçli tüketim hareketini destekler ve yaygınlaştırırız. Ürünlerimizin kalitesi ve etik standartları, global tüketicilere de hitap ederek, sürdürülebilir güzellik anlayışını teşvik eder.

5. Yenilikçi ve Sürdürülebilir Ürün Geliştirme

Yerel üretim ve doğal içeriklerle yenilikçi ürünler geliştirmek, sürdürülebilirlik hedeflerimizin merkezindedir. Ar-Ge süreçlerimizde, çevre dostu ve etkili formülasyonlar geliştirerek, piyasada fark yaratan ürünler sunarız. Doğal bitkisel içerikler, bilimsel araştırmalarla desteklenen formüllerle birleştirilerek, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayan yenilikçi çözümler üretiriz. Bu yaklaşım, hem ürünlerimizin etkinliğini artırır hem de çevresel etkileri minimize eder.


Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, yerel üretimin gücünü ve etik değerlerin önemini vurgulayan bir yaklaşımı benimseyerek, küresel ölçekte olumlu etkiler yaratmayı hedefliyoruz. Yerel kaynaklardan elde edilen doğal içerikler, çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projeleriyle desteklenen üretim süreçlerimiz, doğa dostu ve etik kozmetik anlayışımızı şekillendiriyor. Bu yaklaşımlarımızla, hem yerel hem de küresel düzeyde daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunuyoruz.

Besler Şifa, Bitkise Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.





Çocuklar İçin Doğal Kozmetik Ürünleri

Çocuklarımızın sağlığı ve mutluluğu, her ebeveynin en büyük önceliğidir. Onların hassas cildini ve sağlığını korumak için en güvenilir yöntem, doğal ve bitkisel kozmetik ürünler kullanmaktır. Besler Şifa - Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, çocuklarınızın günlük bakımında güvenle kullanabileceğiniz bitkisel içerikli ürünleri sizlere sunuyoruz. İşte çocuklar için önerdiğimiz genel doğal kozmetik ürünleri:

1. Udihindi Yağı

Üst solunum yolu enfeksiyonları, özellikle kış aylarında çocuklar arasında yaygın olarak görülen bir sağlık sorunudur. Bu enfeksiyonlar, soğuk hava, kapalı ortamlarda fazla zaman geçirme ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi faktörlerden etkilenir. Çocukların savunma sistemini güçlendirmek ve bu enfeksiyonların etkilerini azaltmak için doğal çözümler oldukça önemlidir. Bu noktada, udihindi yağı, çocuklar için önemli bir destekleyici üründür. Besler Şifa tarafından özel olarak üretilen udihindi yağı, doğal içerikleri sayesinde üst solunum yollarının sağlığını destekler. Udi hindi bitkisi, anti-inflamatuar ve antimikrobiyal özellikleri ile bilinir. Bu özellikleri, enfeksiyonlara karşı koruma sağlarken, aynı zamanda solunum yollarının rahatlamasına da yardımcı olur.

Kış aylarını sağlıklı bir şekilde geçirebilmek için evde udihindi yağını bulundurmak büyük bir avantajdır. Soğuk algınlığı ve grip gibi rahatsızlıkların belirtilerini hafifletmek için kullanabileceğiniz bu doğal yağ, çocuğunuzun bağışıklığını destekleyerek, kış aylarında daha az hastalanmasını sağlar. Besler Şifa'nın özenle ürettiği udihindi yağı, kaliteli ve güvenilir bir seçenek sunarak ailenizin sağlığını korumaya yardımcı olur. Kış boyunca, bu değerli yağı düzenli olarak kullanarak, çocuklarınızın üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir kalkan oluşturabilirsiniz. Udi hindi yağı ile evinizde doğal bir sağlık destekçisi bulundurmayı unutmayın!

2. Doğal Nemlendirici

Soğuk hava ve rüzgar, çocukların dudaklarının kurumasına ve çatlamasına neden olabilir. Doğal dudak nemlendiricileri, dudakları korurken aynı zamanda yumuşak ve pürüzsüz tutar. Aynısafa Nemlendirici; Hindistancevizi yağı, balmumu ve E vitamini gibi doğal içeriklerle zenginleştirilmiş dudak balmları, çocuklarınızın hassas cildinizi nemlendirir ve besler.

3. Doğal El Yıkama Sabunu

Çocuklarınızın hijyen alışkanlıklarını geliştirmesi için el yıkama önemli bir adımdır. Kimyasal maddelerden arındırılmış, bitkisel içeriklerle zenginleştirilmiş doğal el yıkama sabunları, cildi tahriş etmeden temizler ve çocuklarınızın hassas cildini korur. Doğal Yıkama El Yıkama Sabunu, Lavanta, çay ağacı ve nane gibi doğal yağlarla formüle edilmiş sabunlar, mikroplara karşı etkili bir koruma sağlar.

4. Doğal Güneş Koruyucu

Çocukların cildi, güneşin zararlı UV ışınlarına karşı daha hassastır. Doğal güneş koruyucular, cildi güneş yanıklarından ve güneşin zararlı etkilerinden korurken, kimyasal filtreler içermez. Çinko oksit gibi fiziksel koruyucular içeren doğal güneş kremleri, çocuklarınızın cildini güvenle korur ve nemlendirir.


Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, çocuklarınızın sağlığını ve bakımını en iyi şekilde desteklemek için tamamen doğal ve güvenilir ürünler sunuyoruz. Çocuklarınızın günlük bakım rutininde bu ürünleri kullanarak, onların hassas cildini koruyabilir ve doğallığın gücüyle besleyebilirsiniz. Çocuklarınızın sağlığı, en değerli hazinemizdir; onları en doğal ve güvenilir şekilde korumak için doğadan gelen çözümler her zaman en iyi seçimdir!

Besler Şifa olarak, doğa dostu ve sağlıklı yaşamı desteklemeye devam ediyoruz. Bu yazılarla sizlere ilham vermeyi umuyoruz. Keyifli okumalar!

Besler Şifa, Bitkise Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.










GÜDÜL ŞİFA YOLU DOĞA YÜRÜYÜŞÜ NOTLARI

Güdül, Ankara'nın ilk ve tek Sakinşehir olarak yanıbaşınızda sizi bekliyor. Yöresel Sinsin oyunu, bazlama, Güdül simidi, meydanda meyve sebzecileri, leblebi imalathaneleri gibi bir çok özelliğini not edelim.

Tahtacıörencik köyünde Durmuşlar'ın çiftliğinde kahvaltı yada Sağlam Hanesi'nde gözleme ile bir başlangıç yapılabilir. Duvarlarında duvar halısı, pencereleri işlemeli, bahçe yada ev kapıları çeşitli, ev köşeleri kültür kokan özelliği ile bu şifa yolu doğal yaşam severleri bekliyor. Tahtacıörencik Doğal Yaşam (TADYA) üreticileri ile tanışmayı unutmayın. Muhtemelen bu üretilerle tanışarak ve alışveriş yaparak kendi sağlığınıza katkı yapmış olacaksınız. 

Diş doruğu seyirtepesi köyün hemen üstünde yer alıyor. Burada yürüyüş hakkında kısa bilgilendirme yerinde olabilir. Yürüyüş lideri, artçı ve ilk yardım konusunda görevliler kendini tanıtabilirler. Herkesin ayakkabıları ve kıyafetleri uygun olup olmadığını sormak iyi olur. 

Hepponun Pınarı ve az ilerde Koca Söğüt'ün altında Kamil'in Pınarı tadımlık çeşmeler olduğunu iletelim.

Pekmezin mınarı yol ayrımından sağa döndük, yürüyüş liderimiz çeşmelerin artık bittiğini ilan etti. Hemen solda bayrak tepesi, manzara seyretmek için oldukça müsait olduğunu not edelim.

Saklı bir gölet bulduk...

Ovacık göleti boyunca adaçayı, karaçalı, alıç ve meşe ağaçları arasından ilerleyeceksiniz. Bu gölet antik bir göletmiş gibi duruyor. Ama köylülere cansuyu olduğunu hissediyoruz.

Tatarın tarlası mantar toplanmaya müsaittir. Mantar toplamayı bilmek gerekiyor. Unutmayın bilmediğiniz mantar kesinlikle zehirlidir ve ilk kural budur. Yada olumlu tarafından manidar bir sözle devam edelim; bütün mantarlar yenir, bazıları bir defa yenilebilir.  Bu civarda adaçayı, kuzukulağı, kantaron, gibi şifalı bitkileri bulabilirsiniz.

Beşçamındere de öbek öbek meşeler sizi bekliyor. Bayraktar'ın ağılında keçi koyun (davar) ayranı içilebilir. Biraz tırmandıktan sonra eski taş ocağı denk gelecek.

Zirveye ulaştık...

Karaçam ve göknar ormanları başlıyor. Ormanın derinliklerine vardıkça cümbüş artıyor. Serinlik kendini daha da hissettiriyor. Belin Doruğu'nda soluklanabilirsiniz. 

Bu doruktan Sorgun Tabiatı Koruma Alanı karşınızda görünecek. İster hemen aşağıya devam ederek yada ister sağa giden yoldan devam edebilirsiniz.  Eski orman binasından sağa ormanın derinliklerine doğru ilerleyin. 

Sorgun Tabiatı Koruma Alanı ortasında göl ve etrafında orman ile âdeta bir vaha gibi. O kadar güzel bir manzara keyfi sunuyor ki etkilenmemek mümkün değil. Yabani at, geyik, ayı, tilki, kurt izlerini görebileceğiniz bu alanda yaban hayatı oldukça zengindir.

Tabiat alanında çay, su gözleme gibi ihtiyaçlar yanında tuvalet, lavabo, mescit gibi yerlerde bulunuyor. İlaveten çocuklar için eğlenceli halat parkuru yada kampçılar için yerler olduğunu not edelim.






Güneşin Zararlı Etkilerine Karşı Doğal Koruma: Besler Şifa'nın Canlandırıcı ve Onarıcı Güneş Kremi

Güneş, yaşamın kaynağı olarak birçok fayda sunarken, aynı zamanda cildimiz için riskler de barındırır. Özellikle yaz aylarında, cildimizin güneşin zararlı UVA ve UVB ışınlarına maruz kalması, leke oluşumuna, cilt yaşlanmasına ve hatta cilt kanserine yol açabilir. Bu nedenle, güneşe çıkmadan önce cildimizi doğru şekilde korumak büyük önem taşır. Besler Şifa olarak, doğal içeriklerle formüle ettiğimiz Canlandırıcı ve Onarıcı Güneş Kremi ile cildinizi güneşin zararlı etkilerinden korurken, aynı zamanda ona ihtiyaç duyduğu bakımı da sağlıyoruz.

Doğal İçeriklerle Güçlendirilmiş Formül

Doğal içeriklerin gücüne inanıyoruz. Güneş kremimizin içeriğinde bulunan aromatik yağlar, cildinizi UVA ve UVB ışınlarına karşı korurken, cilt tonunun dengeli ve pürüzsüz görünmesine yardımcı olur. Özellikle güneş lekeleriyle mücadele eden bu formül, cildinizin nem dengesini koruyarak sağlıklı bir görünüm kazanmasına destek olur. Fitoterapik yağlar, cildin tahriş olmasını önlerken, E vitamini ise cildinizin canlanmasını sağlar.

Tüm Cilt Tiplerine Uygun Koruma

Besler Şifa'nın Güneş Kremi, tüm cilt tipleri için uygundur. Güneşe çıkmadan 15-20 dakika önce yüz, boyun ve açık giysi bölgelerine uygulandığında, uzun süreli ve yüksek koruma sağlar. İhtiyaç halinde 2-3 saatte bir tekrar uygulanabilir. Kremimiz, leke oluşumunu önlerken, yaşlanma karşıtı etkisiyle de cildinizi korur.

Sürdürülebilir ve Doğa Dostu Üretim

Doğal güzelliğin, doğaya saygı göstererek korunabileceğine inanıyoruz. Bu nedenle, güneş kremimiz %100 doğal formüle sahiptir ve hiçbir kimyasal ya da koruyucu madde içermez. Besler Şifa olarak, helal üretim süreçlerine uygun, alüminyum, paraben, sülfat, SLES, SLS, silikon gibi zararlı maddelerden arındırılmış ürünler sunuyoruz. Ürünlerimiz, doğa dostu olup hayvanlar üzerinde test edilmemiştir. Sentetik parfümler yerine, ürünümüzün mis gibi kokusunu içeriğindeki aromatik uçucu yağlardan alıyoruz.

Cildinize İyi Bakmanın Yolu

Güneş kremimizi kullanırken, cildinize dairesel hareketlerle masaj yaparak uygulamanız, kremimizin etkisini artıracaktır. Haricen kullanım için uygun olan bu ürün, gözle temasından kaçınılmalıdır. Kremimizi oda sıcaklığında, direkt güneş ışığından uzakta ve ağzı sıkıca kapalı olarak saklayarak, tazeliğini koruyabilirsiniz.

Sağlık Bakanlığı Onaylı Güvenilir Ürün

Besler Şifa olarak, ürünlerimizin güvenilirliği bizim için ön plandadır. Doğal Güneş Kremimiz, Sağlık Bakanlığı Ürün Takip Sistemi (ÜTS) bünyesinde barkod numarası ile kayıtlı ve onaylıdır. %100 doğal hammaddeler ve saf uçucu yağlarla formüle edilen bu krem, sağlığınız için güvenle kullanabileceğiniz bir üründür.

Sonuç

Güneşin zararlı etkilerinden korunmak, cildinizin sağlığını korumak ve aynı zamanda ona gereken bakımı sağlamak için Besler Şifa'nın Canlandırıcı ve Onarıcı Güneş Kremi en iyi seçeneklerden biridir. Doğal içeriklerle formüle edilen bu ürün, cildinizi korurken, ona ihtiyaç duyduğu nemi ve bakımı sağlar. Siz de doğanın gücünden ilham alarak formüle edilen bu özel kremi deneyerek, güneşin tadını güvenle çıkarabilirsiniz.

Besler Şifa'nın Canlandırıcı ve Onarıcı Güneş Kremi için tıklayınız.

Besler Şifa, Bitkise Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.



Besler Şifa Propolisi ile Doğal Sağlığı Koruma

Doğanın bizlere sunduğu mucizeler, binlerce yıldır insan sağlığını desteklemek ve korumak için kullanılıyor. Arıların bu mucizevi armağanlarından biri de hiç şüphesiz propolis. Arıların bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladığı bu doğal ürün, antioksidan maddeler açısından zengin olup, arı kovanlarının ve ürünlerinin korunmasında hayati bir rol oynar. Peki, propolisin bu olağanüstü özelliklerinden nasıl faydalanabilirsiniz? İşte size Besler Şifa’nın su bazlı propolisi hakkında bilmeniz gerekenler.

Propolisin Gücü Nedir?

Propolis, arıların kovanlarını korumak için kullandığı güçlü bir savunma aracıdır. "Pro" (ön) ve "polis" (koruyan) kelimelerinin birleşiminden oluşan bu terim, arıların yaşam alanını temiz tutmak ve dış tehditlerden korumak için geliştirdiği bir stratejiyi ifade eder. Petek gözlerini propolis ile kaplayan arılar, böylece balını, yavrusunu ve besinini bozulmadan muhafaza eder. İşte bu koruyucu gücü Besler Şifa, özenli bir işçilikle size sunuyor.

Besler Şifa Propolisi ile Doğal ve Güvenli Destek

Besler Şifa Propolisi, arıların doğadan topladığı bu değerli maddeyi, uzman bir ekip tarafından işleyerek sizlere sunar. Özel bir teknikle işlenen propolis, besin öğelerinin maksimum düzeyde korunmasını sağlar. Üstelik, balmumu ve diğer safsızlıklar uzaklaştırılarak ürünün kalitesi artırılır. Bu sayede, propolisin doğal faydalarından en üst düzeyde yararlanabilirsiniz. 

Arıların savunma mekanizması için geliştirdikleri propolis, insanoğluna çok şifalıdır. Ancak katı haldeki propolisin sıvı çözelti şeklinde kullanılabilir duruma getirilmesi için 2 seçenek vardır; Su ve alkol.. Piyasada üretim yapan çoğu firma genellikle alkolde çözmeyi tercih eder. Bunun sebebi ise propolisin suda az, alkol de ise fazla çözünürlük göstermesidir. Kısacası Propolis için helal haram dairesi dikkat edilmesi gerekir. Satın alırken içindekiler kısmına bakıp alkol adının direkt yazılmayıp etanol, metanol, glikol vb şeklinde telaffuz edebileceği de dikkat etmek gerekir. (İnsan ve Hayat Dergisi, Eylül 2019, Sayı 115).

Propolisi Nasıl Kullanabilirsiniz?

Besler Şifa Propolisi'ni günlük hayatınıza dahil etmek oldukça kolay. Günlük 15-60 damla arasında tüketebilir, bu damlaları bal, pekmez, yoğurt gibi ılık ya da soğuk katı gıdalara ekleyebilirsiniz. Propolis damlalarını doğrudan da tüketmek mümkün. Ancak, kullanım öncesinde ürünü çalkalamayı unutmayın.

Propolis Kullanım Şekli

  1. Oda sıcaklığında muhafaza edilecektir.
  2. Kullanmaya başlamadan önce bilek iç kısmına bir iki damla damlatıp bekleyin, kaşıntı kızarıklık vs yoksa devam edebilirsiniz.
  3. 1,5 yaştan itibaren 10 kiloda bir damla verilebilir.
  4. Hastalık durumlarında damla sayısını 3 -4 kat artırabilirsiniz.
  5. Bebeklerde 6.aydan itibaren yarım damla verilebilir.
  6. Burun deliklerine kullanılacaksa 2 şer damla damlatılabilir.
  7. Damlalar direk ağıza damlatılıp hemen üstüne su içilebilir veya bala, pekmeze, yoğurda, ekmeğe damlatılarak tüketilebilir.

Neden Besler Şifa Propolisi?

  • Doğal ve Saf: Ürün, herhangi bir kimyasal kullanılmadan, alkolsüz tekniklerle üretilmiştir.
  • Katkısız: İçeriğinde alkol, glikol, gliserin, emülgatör gibi kimyasallar ve kıvam artırıcılar bulunmaz.
  • Sağlık Bakanlığı Onaylı: Ürünümüz, Sağlık Bakanlığı Ürün Takip Sistemi (ÜTS) bünyesinde barkod numarası ile kayıtlı ve onaylıdır.

Propolis Saklama Koşulları

Ürününüzü en iyi şekilde muhafaza etmek için, rutubetsiz, serin ve direkt güneş ışığından uzak bir yerde saklayınız. Ayrıca, ağzı sıkıca kapalı tutarak tazeliğini koruyabilirsiniz. Çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklamak ise her zaman en iyisidir.

Doğal Sağlık İçin Besler Şifa Propolisi

Besler Şifa Propolisi, sağlığınızı desteklemek ve bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için mükemmel bir doğa armağanıdır. Doğal, katkısız ve güvenilir içeriği ile propolis, günlük hayatınızın vazgeçilmez bir parçası olmaya aday. Doğanın gücünü arkanıza alarak, sağlıklı ve dengeli bir yaşam için ilk adımı atın!

Besler Şifa Propolis- Su Bazlı Özel Damlalıklı Şişe- 30ml

Besler Şifa, Bitkise Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.





Terlikten Ayakkabıya Geçişte Ayak Bakımı

Yaz tatili boyunca terliklerin ve sandaletlerin rahatlığına alışan ayaklarımız, tatil dönüşü kapalı ayakkabılara geçişte zorluk yaşayabilir. Bu geçiş sürecinde ayaklarınızın sağlığını korumak ve rahat bir şekilde günlük hayata adapte olabilmek için doğru ayak bakımını ihmal etmemek önemlidir. Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, terlikten ayakkabıya geçişte ayaklarınızı korumanız ve sağlıklı tutmanız için bazı doğal öneriler hazırladık.

1. Düzenli Nemlendirme ile Ayaklarınızı Yumuşatın

Tatil boyunca açıkta kalan ayaklarınız, güneş ve deniz suyu nedeniyle kurumuş ve sertleşmiş olabilir. Bu nedenle, ayaklarınızı düzenli olarak nemlendirmek, onları yumuşatmak ve sağlıklı tutmak için ilk adımdır. Shea yağı, hindistancevizi yağı ve zeytinyağı gibi doğal içeriklerle zenginleştirilmiş masaj kremi, ayaklarınızın ihtiyaç duyduğu nemi geri kazandırır. Her akşam yatmadan önce ayaklarınıza bu doğal nemlendiricilerle masaj yaparak bakım yapabilirsiniz.

2. Doğal Ayak Banyosu ile Rahatlatın

Kapalı ayakkabılara geçiş öncesinde ayaklarınızı rahatlatmak için doğal bir ayak banyosu harika bir çözüm olabilir. Ilık suya birkaç damla lavanta yağı, nane yağı veya çay ağacı yağı ekleyerek ayaklarınızı 15-20 dakika boyunca bu karışımda dinlendirin. Bu işlem, ayaklarınızı yumuşatır, kaslarınızı rahatlatır ve cildinizi canlandırır. Ayrıca, ayaklarınızı banyodan sonra nazikçe törpüleyerek ölü derilerden arındırabilirsiniz.

3. Doğal Peeling ile Ölü Derilerden Kurtulun

Tatil boyunca ayaklarınızda biriken ölü derilerden kurtulmak için doğal bir peeling uygulamak önemlidir. Şeker, deniz tuzu veya öğütülmüş kahve çekirdekleri gibi doğal peeling malzemelerini kullanarak ayaklarınıza nazikçe masaj yapabilirsiniz. Bu işlem, ayaklarınızı pürüzsüzleştirir ve cildinizin daha sağlıklı görünmesini sağlar.

4. Tırnak Bakımını İhmal Etmeyin

Tatil dönüşü kapalı ayakkabılara geçiş, tırnaklarınızı da zorlayabilir. Tırnaklarınızı düzenli olarak kesmek ve şekillendirmek, tırnak batması ve diğer sorunların önüne geçer. Ayrıca,  tırnak etlerinizi doğal bir yağla (örneğin, badem yağı veya jojoba yağı) nemlendirmek, tırnaklarınızın sağlığını korumanıza yardımcı olur. Tırnaklarınızı besleyen ve güçlendiren doğal krem kullanarak, tatil sonrası sağlıklı tırnaklara kavuşabilirsiniz.

5. Doğru Ayakkabı Seçimi ile Rahatlığı Sağlayın

Tatil dönüşü kapalı ayakkabılara geçerken ayaklarınızın rahatlığını sağlamak için doğru ayakkabı seçimi çok önemlidir. Ayak yapınıza uygun, kaliteli ve nefes alabilen malzemelerden yapılmış ayakkabılar tercih edin. Ayrıca, ayaklarınızın yeni ayakkabılara uyum sağlaması için, ilk birkaç gün boyunca ayakkabıları kısa süreli giymek ve ayaklarınızı dinlendirmek iyi bir fikir olabilir.


Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak, ayaklarınızın sağlığını ve rahatlığını ön planda tutan doğal ürünler sunuyoruz. Tatil dönüşü ayak bakımınızı ihmal etmeyerek, hem ayaklarınızın sağlığını koruyabilir hem de günlük hayata kolayca adapte olabilirsiniz. Unutmayın, sağlıklı ayaklar, rahat bir yaşamın anahtarıdır!

Masaj kremi ile ayağınızın kıymetini bilin.

Besler Şifa, Bitkise Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz.



Doğal Bir Yaşam Tarzı Köy Yaşamı

Günümüzde şehirlerde çöp ve atık yönetimi büyük bir sorun haline gelirken, köylerde doğal yaşamın bir parçası olarak çöpün nasıl hiç oluşmadığını görmek ilginçtir. İşte köylerde, doğaya saygı ve geri dönüşüm bilinciyle sürdürülen bu doğal yaşam tarzının ayrıntıları:


Köyde Yemek Artmaz

Köyde yaşayan insanlar, yemek artıklarını bile değerlendirmeyi bilirler. Artan yemekler genellikle köpekler tarafından tüketilir. Meyve ve sebze kabukları ise küçük ve büyükbaş hayvanlarla tavuklara verilir, böylece atık olmaktan çıkar.


Kıyafetler ve Tekstil Ürünleri Değerlendirilir

Köyde kıyafetler aileden aileye dolaşır ve yeniden kullanılır. İyice kötü durumdaki tekstil ürünleri bir araya getirilerek minder veya örtü yapılır. Bu şekilde, tekstil atıkları minimuma indirilir.

Atık Malzemeler Yeniden Kullanılır

Sert kabuklar, kâğıt ve mukavva ambalajlar köyde ocaklarda yakılarak değerlendirilir. Gazete ve dergiler, dolap ve raf altlarına serildikten sonra ocakta odunu tutuşturmak için kullanılır. Ayrıca, parlak ve eğlenceli gazete sayfaları defter kaplama malzemesi olarak veya çocukların oyunlarında kullanılır.


Plastik ve Metal Atıkların Dönüşümü

Plastik ambalajlar, geniş olanlar saksı olarak kullanılırken, dar olanlar çeşitli sıvılar için taşıma ve saklama kaplarına dönüştürülür. Metal ambalaj ve kutular kesilerek plakalar halinde çatılara kaplama veya bağlara oluk yapılır. 


Tuhaf Biçimsiz Atıklar Bile Değerlendirilir

Köyde her türlü atık bir şekilde değerlendirilir. Şekilsiz ve tuhaf atıklar bile bağlarda şahane korkuluklar olarak yeniden kullanılır. Bu sayede, doğaya zarar vermeden atıklar değerlendirilir.

Köyde Çöp Oluşmaz

Evet, köyde yemek artmaz, hiçbir şey artırılmaz. Her şey bir şekilde geri dönüştürülür veya yeniden kullanılır. Bu bilinçli ve sürdürülebilir yaşam tarzı, köylerde çöp oluşmasını engeller. Köyde yaşayan insanlar, doğayla uyum içinde yaşamanın ve kaynakları verimli kullanmanın en güzel örneğini sergilerler.

Bu yaşam tarzı, doğaya saygının ve sürdürülebilirliğin ne kadar önemli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Şehirde yaşayanlar olarak, köylerdeki bu doğal geri dönüşüm ve değerlendirme bilincinden öğrenmemiz gereken çok şey var.




















Besler Şifa, Bitkise Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini İnstagram vitrininden yada Trendyol mağazamızdan temin edebilirsiniz. 

Kekik Yetiştiriciliği ve Üretimi

Türkiye’den ihracatı yapılan kekik ve yağı, Origanum türlerinden (özellikle O. onites L. ve O. vulgare L.) elde edilmektedir. Türk kekikleri ve kekik yağı karvakrolce zengindir. Kurak şartlarda kekik tarımında verim düşük, yağ oranı yüksek olurken sulanan şartlarda, yağ oranı düşük verim yüksek gerçekleşmektedir. Kekik yağı distilasyon yöntemiyle "distilasyon ünitesi" ile elde edilmektedir. Daha büyük çaplı uçucu yağ üretimleri için "imbik" kullanılır. Bilimsel çalışmalarda laboratuvar koşullarında drog herbada uçucu yağ oranı Clevenger cihazı kullanılarak ve kekik uçucu yağının bileşenlerinin tayininde Gaz Kromatografi/Kütle Spektrometre (GC/MS) cihazı kullanılmaktadır. Hasadının kolaylıkla yapılabilmesi ve en az 7-10 yıl ürün alınabilmesi sebebiyle tercih sebebidir. Bitki boyu 50-100 santim arasında kökleri saçak kök şeklinde 35 75 cm derinliğe kadar inmektedir. 

Baharat ve uçucu yağ sanayi için ekonomik önemi bulunan İstanbul kekiği (Origanum vulgare L. subsp. hirtum) ülkemizde çoğunlukla doğadan temin edilse de kültüre alınarak çeşitleri geliştirilmiştir. Ortalama bitki boyu 60-65 cm civarındadır. Çiçekleri oldukça küçük olup, beyaz renklidir. Uçucu yağ verimi % 3.6-5.7 arasında değişmektedir. Karvakrolce zengin uçucu yağa sahip olmakla birlikte timol ve linalool kemotipinde bitkilere rastlamak mümkündür. Uçucu yağındaki diğer önemli bileşenler β-caryophyllene, γ-terpinene, pcymene ve myrcene’ dir. % 40-84 oranında karvakrol taşır. Tohumları oldukça küçük olup, bin tane ağırlığı 0.2-0.3 g’dır. Tohum rengi kahverengi, şekli yuvarlak-ovaldir. Bitkinin çiçeklenme dönemi genellikle temmuz-ağustos aylarına rastlamaktadır.

Orignum çeşitleri her çeşit toprakta yetişmelerine karşın özellikle tınlı-killi alüvyal ve iyi havaalanıbilir nötr'den alkaliya kadar değişen pH 6-8 topraklarda iyi gelişmektedir. Direkt güneşten hoşlanmaktadır fazla su kök çürüklüğüne neden olduğundan derenajı iyi Topraklar yetiştiricil için elverişlidir bitki ilk tesis yılı hariç tutulursa soğuğa karşı oldukça dayanıklıdır. Fakat kumru topraklar yaz aylarında çok miktarda sulama gerektiğinden kekik yetiştiriciliğinde tercih edilmemektedir.


Kurağa ve soğuğa karşı dayanıklıdır. Yöney olarak kuzeyi açık, hava akımı
olan ve çiçeklenme döneminde sıcakların aşırı yükselmediği alanlarda verim ve uçucu yağ kalitesi yüksek olur. Toprak istekleri bakımından fazla seçici değildir. Kumlu–tınlı, su tutmayan ve hafif meyilli topraklar kekik yetiştiriciliği için uygundur. Kıraç koşullara İzmir kekiği, taban ve su tutan koşullara ise İstanbul kekiği daha iyi uyum sağlar.

Toprak İşleme ve Fide Dikimi:
Kekik bitkisi hem tohum hem de çelik ile çoğaltılabilir. Ancak tohum ile çoğaltılması daha pratiktir. Tohumlar Ekim-Kasım-Aralık aylarında özel olarak hazırlanan yastıklara ekilerek burada idare haline getirilir. Fideler araziye aktarılmadan önce derin sürüm yapılmalı, daha sonra diskaro-tırmık veya kazayak-tırmık kombinasyonu ile toprak yüzeyi düzeltilmelidir. Fide dikimleri ilkbaharda don riski ortadan kalktıktan sonra bölgelere göre Mart sonu ile Mayıs ayı ortalarına kadar yapılır. Fideler dikim makinası ile tarlaya şaşırtılır ve dikiminden sonra mutlaka can suyu verilmelidir. Kekik yetiştiriciliğinde 30 cm sıra üstü, 70 cm sıra arası dikim mesafesi uygundur. Fakat damla sulama yapıldığında damla sulamanın niteliklerine göre dikim yapılması tavsiye edilir.
İlk gelişme dönemi oldukça yavaş olduğundan yabancı otlarla rekabeti zordur. Malçlamak yabancı otlarla mücadeleyi kolaylaştıracaktır ve bahar aylarında3 ay boyunca 3 haftada 1 ot alımı gerekir. Ot alımı muhakkak elle yapılmalıdır. Eğer herbisit (ot ilacı) kalıntısı veya yabancı ot bulunması büyük ihracat problemleri oluşturmaktadır.

Hastalık ve Zararlıları:
Kekikte üretimi engelleyecek önemli bir hastalık ve zararlısı yoktur. Ancak taban suyu yüksek, su tutan ve geçirimsiz topraklarda bitki kök bölgesi iyi havalanamadığı için kök çürüklüğüne neden olan toprak kaynaklı fungal hastalıklara rastlanabilmektedir. Kekik bitkisi baharat ve tıbbi amaçlı olarak değerlendirilmektedir. Bundan dolayı organik tarımda kullanılanlar dışında hiçbir bitki koruma ürünü kullanılmamalıdır.

Gübreleme ve Bakım:
Ot ile mücadele en önemli bakım çalışmasıdır. Kekik kıraç koşullarda yetişir ve genel olarak yılda bir biçim alınır. İlk yıl bitki gelişimi yavaş olduğundan dolayı yabancı otlarla mücadele etmek ve bitkinin kök boğazını doldurmak amacıyla birkaç kez çapalama yapılmalıdır. Ertesi yıllarda ise yabancı otlarla mücadele etmek, toprağı havalandırmak ve buharlaşma ile topraktan su kaybını azaltmak için en az iki kere çapalanmalıdır.

Kekik tarlaları tesis edilmeden önce toprağın yapısını düzeltmek amacıyla dekara 5 tona kadar çiftlik gübresi verilebilir. Genel olarak verim döneminde yılda dekara 7-8 kg azot (N) ve 4-5 kg fosfor (P) verilmesi yeterlidir. Uçucu yağ kalitesi için potasyum elementinin önemi büyüktür. Bundan dolayı doğru bir bitki besleme yapabilmek amacıyla makro ve mikro besin elementlerini içeren toprak analizi sonuçlarına göre gübreleme yapılmalıdır.

Hasat ve Kurutma:
Kekik bitkisi çiçeklenme başlangıcı ile tam çiçeklenme dönemi arasında hasat edilir. Bitkinin hasadı toprak seviyesinin 10 cm üzerinden testereli ot bıçağı veya bu konuda geliştirilmiş diğer hasat makineleri ile yapılır. Hasat esnasında yabancı otların karıştırılmamasına dikkat edilmelidir. Bitkinin biçim süresi yeniden gelişim kabiliyeti yüksek olup sulandığında bir vejetasyon döneminde 3 ve fazla biçim alma imkanı olmaktadır.

Hasat edilen bitkilerin doğal koşullarda "gölge bir ortamda" kurutulması gerekmektedir. Güneşte kurutulan bitkilerde renk değişimi ve uçucu yağ kaybı meydana gelmektedir. Bu durum kekik bitkisinin pazar değerini düşürmektedir. Kızışmayı önlemek için bitki yüksekliği 1 karış (30 cm'yi) geçmemeli ve belirli aralıklarla alt üst edilmelidir. Genel olarak yaş bitkiden kuru materyal elde etme oranı 4-5 birime 1 birimdir. Kurutulmuş bitkilerde değişik yöntemlerle sapları yapraklardan ayrılmalıdır. Elde edilen materyal çuvallanarak ışık almayan serin ve nemsiz bir ortamda pazarlamaya kadar muhafaza edilmelidir.

Kıraç koşullarda; iklim ve toprak koşulları, rakım ve yöneye göre değişmekle birlikte genel olarak 120-250 kg/da arasında verim alınır.

Kekik Faydaları:
Bitkilerden elde edilen uçucu yağlar halk tıbbında, gıda sanayinde, koku ve eczacılık endüstrisinde geniş bir kullanım alanına sahiptir. Uçucu yağların antimikrobiyal ve antioksidan özellikleri uzun zamandan beri bilinmekte olup
bu yağların bakteriler, virüsler ve mantarlara karşı antimikrobiyal etkileri hakkında birçok araştırma yapılmıştır. 
Kekik broşürü: tıklayın
Bakanlığın Keklik Yatırım Rehberi: rehber



Güdül-Beypazarı Hattındaki Madencilik Tehlikesi

Beypazarı Uruş Mahallesi ve çevresinde kurulmak istenen “Sepiyolit Madeni Ocağı Ve Kırma-Eleme Tesisi” bölge halkının sert tepkisiyle karşılaştı. Söz konusu proje, 1862 hektarlık geniş bir alanı kapsıyor. Maden ocağı halkın haklarını, bölgenin doğasını, tarımını, hayvancılığını ve hava kalitesini ciddi şekilde tehdit ediyor.

Uruş’ta yani Güdül ve Beypazarı hattında Kirmir ve Süvari çaylarının birleştiği Köroğlu dağlarının etekleri doğal ve kültürel özellikleriyle zengin bir bölgedir. Gerçekleştirilmek amaçlanan vahşi madencilik faaliyetleri, bölgenin doğal güzelliklerini ve ekosistemini ciddi şekilde tehdit etmektedir.

1. Su Kaynaklarının Kirlenmesi: Sakarya Nehri'nin doğduğu vadilere (Kirmir Ve Süvari) sahip bu bölgedeki madencilik, hayati öneme sahip su kaynaklarını kirletme riski taşımaktadır. Bu durum, hem yerel ekosistemler hem de Sakarya Nehri boyunca insan sağlığı için büyük bir tehlike arz etmektedir. Beypazarı içme suyu havzasının geliştirilmesi gerekmektedir.
2. Biyolojik Çeşitliliğin Tahribatı: Güdül-Beypazarı hattı, koruma altında olan alanların yoğunlaştığı alan olup “korunan alanların sürdürülebilirliğine” ve “referans ekosistemlere” tahrip edecektir. Madencilik faaliyetleri, bu bölgedeki zengin biyolojik çeşitliliği tahrip ederek, ekolojik dengeyi bozacaktır. Bölgede yutak alan ve korunan alan niteliği ve niceliği zenginleştirilmelidir.
3. Ekoturizm ve Gıda Arzı Güvenliğine Etkileri: Bölgedeki vahşi madencilik, “ekoturizm potansiyeline”, “gıda arzı güvenliğine” ve “sürdürülebilir insani kalkınma hakkına” ciddi zararlar verebilir. Doğal tarım üreticilerinin üretim kapasitesi ve motivasyonu olumsuz etkilenerek, bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınması sekteye uğrayacaktır. Ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayı raporunda belirtilen hedeflerin irdelenmesi gerekmektedir.
4. Ankara Halkının Haklarının Gaspı: Ankara'ya oldukça yakın olan bu madenler, başkent halkının “temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevrede yaşama hakkını” ve “arazi hakkını” gasp etmektedir. Örneğin Mamak’ın biyolojik çeşitliliğe sahip vadisinde yer alan Kıbrıs Köyü'ndeki maden faaliyetleri de, yerel ürün üretimleriyle kırsal kalkınma imkânlarını tehdit etmektedir.

Bu nedenlerle, Güdül-Beypazarı hattındaki vahşi madencilik faaliyetlerinin durdurulması ve bölgenin doğal ve kültürel değerlerinin korunması gerekmektedir. Sağlıklı bir çevre ve sürdürülebilir kalkınma, hem yerel halkın hem de tüm Türkiye'nin hakkıdır.

Doğaya ve Tarım Alanlarına Sahip Çıkalım!


Beypazarı ve Güdül köylüleri, toprağına, havasına, suyuna ve geleceğine sahip çıkmak için kararlılıkla mücadele ediyor. "ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Gerekli Değildir" kararına karşı kazandıkları dava, mücadelelerinin ilk adımı oldu. Şimdi ise, seslerine kulak verilip proje durdurulmazsa, yeniden başlatılan ÇED sürecine karşı yine hukuk mücadelesi vermeye hazırlanıyorlar. Bölge sakinleri, projenin gerçek çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri yeterince değerlendirilmeden “ÇED Olumlu” kararı verilme ihtimaline karşı tüm yurttaşları farkındalığa, yetkilileri de sorumluluğa çağırıyor.


Sorgun Tabiat Parkı İçin Çözümler

Tabiat parkları Milli Parklar Kanunu’nda; “Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara büyüklüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarıdır” şeklinde ifade edilmektedir.  Türkiye’nin ilk tabiat parkı 1983 yılında kurulmuş olan Fethiye Ölüdeniz’deki Kıdrak Tabiat Parkı’dır.  1983 yılında kabul edilen 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'na göre, sadece Milli Parklar ve Tabiat Parkları için rekreasyon ve turizm gibi amaçlara tahsis edilebilir.

Türkiye’de tabiat parklarında yapılan araştırmaya göre ülke genelinde toplamda 53 farklı rekreatif aktivitenin tabiat parklarında yapıldığı görülmektedir. Buna göre ‘doğa yürüyüşü, fotoğrafçılık, piknik’ en fazla yapılan aktivite olma özelliğindedir. Buna ilaveten en az yapılan aktiviteler; deve gezintisi, fırın, ip parkuru ve pentatlon, mavi gölde yüzme ve trenle göl turudur. Aktivite zenginliği bakımından Samsun- Vezirsuyu tabiat parkı(21), Bolu- Abant Gölü Tabiat Parkı(17), Harmankaya Kanyonu(15), Avcıkoru(15) ve Şahinkaya Kanyonu(15) Tabiat Parkları ülkemizdeki rekreasyonel aktivitesi en zengin tabiat parkı olma özelliğindedir. Sorgun Tabiat Parkı’nın geliştirilmesine yönelik bu özelliklerdeki tabiat parkları ziyaret edilebilir. Diğer yandan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ve proje fonlama kurum ve kuruluşları ile işbirliklerine devam edilebilir.

Türkiye’deki tabiat parklarının fiziksel altyapı olanakları ve donatılar bakımından değerlendirdiğimizde; kır gazinosu/kahvesi/lokanta, WC, giriş kontrol noktaları, büfe, çocuk oyun alanı, kameriyeler, piknik alanları ve mescitler, otopark, seyir terası-kulesi, idari hizmet binası, bekçi evi, piknik masaları, halat parkuru, karavan parkı gibi sıralanabilir. Bu imkânlar ve dahası Sorgun Tabiat Parkı için düşünülebilir (Doğanay Yener, 2021).

Güdül ekoturizm ve Agroturizm Çalıştayı'nda verilen bilgilere göre önemli bir destinasyon olan Sorgun Ankara'nın Köroğlu Dağları'ndaki zirvesinde bir hazinedir. Bu hazinin kıymetini bilmek gerekiyor.

Sorgun Tabiat Parkı

Ankara'nın Güdül ilçesine bağlı Sorgun beldesinde yer alan Sorgun Tabiat Parkı, 54 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Parkın kuzey ve doğusunda Sorgun Göleti, güneyinde ise karaçam ormanları bulunmaktadır. Batısında ise geniş çayır alanlarıyla çevrili olan bu park, doğal güzellikleriyle göz kamaştırmaktadır.

Ankara'dan Sorgun Tabiat Parkı'na iki farklı güzergah ile ulaşabilirsiniz. İlk yol, Ankara'dan Ayaş ve Güdül ilçeleri üzerinden geçerek, Kamanlar, Yeşilöz ve Sorgun Beldeleri'ni takip ederek parka ulaşmanızı sağlar. İkinci güzergah ise Ankara-İstanbul otoyolunun 60. kilometresinden Güdül yoluna saparak, Çeltikçi Beldesi'nden geçip sırasıyla Kurumcu, Hüyük ve Kınık köylerini takip ederek Sorgun Beldesi üzerinden parka varmanızı mümkün kılar.

Sorgun Tabiat Parkı, turizm ve rekreasyon açısından bölgenin önemli merkezlerine yakınlığı ile dikkat çekmektedir. Hem doğal kaynakları hem de konumu itibarıyla park, çevresi ve Ankara için önemli bir çekim merkezi olma potansiyeline sahiptir. Orman ve göl manzaraları ile ziyaretçilere benzersiz manzara güzellikleri sunan park, rekreasyonel olanaklarıyla da öne çıkmaktadır.

Sorgun Tabiat Parkı, doğa turizmi odaklı pek çok aktivite için uygun alanlara sahiptir. Piknik, çadırlı veya karavanlı kamp, bungalov tipi konaklama, manzara seyir, yürüyüş ve koşu parkurları, flora ve fauna izleme gibi birçok etkinlik, parkta kontrollü bir şekilde gerçekleştirilebilir. Halen daha çok piknik amaçlı kullanılan park, yılın her döneminde çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında ziyaretçi sayısı artmakta, okulların kapalı olduğu Haziran-Eylül ayları arasında ise en yoğun dönemini yaşamaktadır.

Parkın başlıca kaynak değeri, içinde bulunan doğal orman dokusu ve göldür. Bu eşsiz doğal güzellikler, Sorgun Tabiat Parkı'nı ziyaretçiler için cazip bir destinasyon haline getirmektedir.

Sorgun Tabiat Parkı, doğanın kalbinde huzurlu bir kaçış arayanlar için ideal bir mekandır. Bu benzersiz doğa harikasını keşfetmek için yılın her döneminde ziyaret edebilirsiniz.

Doğanay Yener Ş. (2021) Türkiye’deki tabiat parklarının rekreasyonel açıdan analizi, Eurasian Journal of Forest Science 2021 9(3): 122-133, İstanbul. Makale: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2002228







Akdeniz'de Toros Dağlarının Ormancılık Açısından Önemi

Akdeniz bölgesinde bulunan Toros Dağları, bölgenin önemli bir topoğrafik özelliğidir ve ormancılık açısından bir dizi öneme sahiptir. İşte bu dağların ormancılık açısından önemli olan bazı faktörler:

1. Biyoçeşitlilik: Toros Dağları, zengin biyoçeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır. Farklı iklim ve topoğrafik özellikler, bölgede çeşitli bitki ve hayvan türlerinin bulunmasına olanak tanır. Bu biyoçeşitlilik, ormancılık faaliyetlerinin çeşitliliği ve sürdürülebilirliği açısından önemlidir.

2. Su Kaynakları: Toros Dağları, bölge için önemli su kaynaklarını barındırır. Ormanlar, su kaynaklarını koruma ve yönetme açısından kritik bir rol oynar. Ormanların, suyun toprakta tutulmasına, akarsuların düzenlenmesine ve su kalitesinin korunmasına katkı sağladığı bilinmektedir.

3. Toprak Erozyonunu Önleme: Ormanlar, erozyonun önlenmesinde kilit bir rol oynar. Toros Dağları'ndaki ormanlar, yağış sularının toprak erozyonunu azaltmaya yardımcı olarak tarım alanlarını korur ve toprak kalitesini sürdürülebilir bir şekilde korurlar.

4. Odun ve Orman Ürünleri: Ormanlar, odun ve diğer orman ürünleri sağlar. Bu ürünler, geleneksel ve yerel olarak kullanıldıkları gibi aynı zamanda ticari faaliyetler için de değerlidir. Orman yönetimi, bu kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını sağlamak için önemlidir.

5. Turizm: Toros Dağları ve çevresindeki ormanlık alanlar, doğa turizmi için popüler destinasyonlardan biridir. Ormanlar, trekking, doğa yürüyüşleri, dağ bisikleti ve diğer doğa aktiviteleri için çekici alanlar sunar. Bu turizm faaliyetleri, bölge ekonomisine katkı sağlar.

6. İklim Düzenlemesi: Ormanlar, karbon emilimi, oksijen üretimi ve iklim düzenlemesi gibi ekosistem hizmetleri sağlar. Bu faktörler, sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel ölçekte çevresel sürdürülebilirlik açısından da önemlidir.

Toros Dağları'nın ormancılık açısından sunduğu bu önemli ekosistem hizmetleri, bölge üzerindeki doğal kaynakları korumak ve sürdürülebilir bir şekilde yönetmek için ormancılık politikalarının ve uygulamalarının geliştirilmesini gerektirir.




Yağmura Dair

Canlılık için nefes almak kadar elzemdir. Tatlı sular, yer altı kaynakları, ihtiyacımızı karşılasa da devamlılıkları için yaya gereklidir. Bu yağışlar farklı şekilde olur. Yüksek ve soğuk yerlerde kar olarak düşer, yazdığı yeri ipeğimsi bembeyaz bir örtüyle kapatır, sıcak yaz günleri için açık hava su deposu vazifesi görür, Bazen de ani sıcaklık değişimleri ile dolu olarak yağar. Ancak dünyanın hemen hemen büyük çoğunluğunda yağışlar, yağmur olarak düşer. Onun içindir ki yağmur yerine çoğu zaman yağış tabiri kullanılır.

Peki, bu yağışlar nasıl oluşur?

Cenab-ı Hakk’ın dilemesi ile meydana gelen yağmur için bazı maddi sebepler gereklidir. Yeryüzünde yükselen nemli sıcak hava, yükseldikçe soğuyarak bulutları ve yağmur damlalarını oluşturur. Orta büyüklükteki bir bulut, yaklaşık 1 kilometre kare büyüklüğündedir ve 4 milyar metreküp su hacmine sahiptir. İçinde 1 ila 5 milyon kilogram su vardır. Bu kadar ağırlık, havada nasıl kalır diye bir soru akla gelebilir. Bunun sebebi de su damlacıklarının çok küçük olmasıdır. Yağmur taneleri iyice olgunlaşıp, bulutların taşıyamayacağı bir seviyeye gelirse yağmur olarak yere düşer. Allah'ın bir lütfudur ki bu kadar su bir anda değil, bir ahenk içinde yere iner.

Her coğrafyada farklı iklim ve hava olayları meydana geldiği için, yağmurun şekli ve yağdığı zaman farklıdır. Coğrafya biliminde konveksiyonel, cephe, muson gibi genel geçer yağmur tipleri vardır.

Bilhassa ülkemizde farklı iklim tipleri görüldüğü için bu durum, coğrafyayı şekillendirdiği gibi dili de etkilemiş ve ülkemiz insanı, yağışına göre yağmuru isimlendirmeye gitmiştir. Hayati Develi'nin tespitlerine göre yağış şekli, damla büyüklüğü ve diğer bileşenlerle birlikte ülkemizde yaklaşık 180 farklı yağmur isimlendirmesi vardır. Kimisi yalnızca bazı yörelerde kullanılırken bazısı da genele yayılmış ve meşhur olmuştur. Bu yazımızda bir kısmına değinip, neden böyle bir isimlendirme yapıldığından bahsedeceğiz. Ülkemizde yağmurlar daha çok ekim ayı ile bahar ayları sonuna yoğunlaşmıştır. Karadeniz haricinde yaz dönemi çok yağışlı değildir. Şimdi de yağmur çeşitlerine değinelim...

Çilemek

İstanbul'da sıkça rastladığımız bir yağmur tipidir. Yaygın ismi, ahmakıslatandır. Hafif hafif, ince ince bazen de kepek gibi uzun süre yağar. Bu duruma aldanıp tedariksiz çıkan insanlar, sonunda sırılsıklam olurlar. Bir anda ıslatmadığından ve ıslaklık hemen fark edilmediğinden dolayı böyle isimlendirilmiştir birçok yerde. Bazı yerlerde de böyle yağışlar püsen püsen, çisil çisil yağıyor diye de isimlendirilir. Hafif hafif yağıp uzun sürmeyenine de çilemek, çilen atmak denir.

Sulu Yağmur

Yağmur zaten su değil mi, diye akla gelebilir. Aslında bu, damlanın büyüklüğü ile alakalıdır. Bu şekilde yağan yağmurun damlaları büyük ve uzun süreli değildir. Su dolu bir balon patladığı zaman nasıl ki binlerce damlacık ortaya çıkıyorsa bu şekilde düşen yağmur damlası da düştüğü zaman, damlacıklara ayrılmaktadır. Onun için böyle yağmurlara sulu yağmur denmektedir.

Sulu Sepken

Bilhassa kış günlerde karla karışık yağan yağmurlara denmektedir. Sulu kar da denir. Hem kar hem de yağmuru aynı anda görürüz.

Sağanak Yağmur

Şiddetli yağan yağmurlardır. Genellikle, bu şekilde yağan yağmurlara şimşek, gök gürültüsü eşlik eder. Uzun süre devam ederse sel felaketine, su baskınlarına neden olur.

Kırkikindi Yağmurları

Bilhassa Orta Anadolu'da görülen bir yağmurdur. Coğrafyada yükselim ya da konveksiyonel yağış diye bilinen yağışın, yerel isimlendirilmesidir. Çünkü bu yağmurlar, bahar aylarında görülür ve gün içinde ısınan hava öğleden sonra soğumaya başlar ve yağmur yağışları görülür. Uzun günler devam ettiği ve genellikle ikindi saatlerinde görüldüğü için bu şekilde isimlendirilmiştir.

Nisan Yağmurları

Rumi takvimle 14 Nisan-13 Mayıs tarihleri arasında yağan yağmurların genel adıdır. O yılki mahsulün bol ve bereketli olması için gereklidir. Yılanın ağzına girerse zehir, istiridyenin içine girerse inciye dönüştüğü söylenir. Hadis-i şeriflerle de usulüne uygun olarak kullanılması tavsiye edilmiştir.

Karyiyen Yağmur

Karın üstüne yağıp, karı eriten yağmur için kullanılmıştır. Daha çok Sivas Suşehri'nde karşımıza çıkar.

Kadıkaçıran Yağmur

Antalya havalisine mahsus bir yağmur tanımlamasıdır. Aniden bastıran, çok şiddetli yağan ve uzun süren bir yağmurdur. Selbaskınlarına yol açabilir. Hatta bu isimlendirmeye sebep olan şöyle bir hikâye anlatılır:

"Zamanında Antalya'ya bir kadı tayin edilmiş ve eşyasını bir arabaya yükleyip Antalya'ya gelmiş. Yeni evlerine kadar rahat, şen şakrak giderken tam arabadan inecekleri sırada aniden bir yağmur bastırmıştır. Ama öyle böyle bir yağmur değil. Hem yoğun hem de çok şiddetlidir. Kadı, bölgenin yağmurunun özelliğinden habersiz; yağmur dinsin öyle inelim, demiş. Fakat yağmur çok uzun süre devam edince, arabada mahsur kalan kadı; durmam ben bu memlekette demiş ve şehri terk etmiştir. Gerçekten de aniden bastıran bir yağmurdur ki saklanacak bir saçak buluncaya kadar ıslanmadık yer bırakmaz."

Güneşli Yağmur

Bahar ve yaz günlerinde karşımıza çıkan bir yağmurdur. Bir tarafta güneş varken bir tarafta da yağmur yağar. Böyle durumlarda birden fazla gökkuşağı bile oluşur.

Yaz Yağmuru

Yaz aylarında, sıcak havalarda görülen ve mahalli olan bir yağmurdur. Hatta köyün bir tarafına yağarken, diğer tarafına yağmaz. Kısa sürelidir. Hatta eskiler, devenin bir tarafını ıslatır, diğer tarafını ıslatmaz, derler. Ama bu yağış, öğle saatlerinde başlarsa, birkaç gün öğle saatlerinde arka arkaya devam eder. Hatta şöyle bir deyim vardır. Öğleye tadan yağmur ile obaya tadan merkebin hakkından gelinmez.

Velhasıl yağmur berekettir. Bereketini dile de vermiş, kitap yazacak kadar bir birikim ortaya çıkmasına vesile olmuştur.

Ne diyelim, Hazreti Allah, bu bereketten mahrum etmesin.

Bu yazı İnsan ve Hayat Dergisinde yayımlanmıştır.



© beslersifa.com | Her hakkı sağlıklıdır.
Coded by @suleymancetinx | ile yapılmıştır.