Ad

bitkisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitkisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Isparta Kuyucak Köyü Lavanta Bahçeleri: Mor Çiçeklerin Büyüleyici Dünyasına Yolculuk

Lavanta tarlalarıyla ünlü Kuyucak Köyü, Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı küçük bir köy. Her yıl yüzlerce turistin akınına uğrayan bu köy, lavanta bahçeleriyle adeta bir renk cümbüşüne dönüşüyor. Türkiye’nin lavanta üretiminin %90’ını karşılayan Kuyucak Köyü, lavantanın güzelliğini ve sakinleştirici etkisini görmek isteyenleri ağırlıyor. İşte bu büyüleyici lavanta bahçelerinin detayları ve ziyaretiniz sırasında yapabileceğiniz keyifli aktiviteler!

Kuyucak Köyü’ne Ulaşım

Kuyucak Köyü, Isparta il merkezine yaklaşık 50 km, Süleyman Demirel Havalimanı’na ise 25 km uzaklıkta yer alıyor. Köy, Antalya-İstanbul Karayolu’na yakın bir konumda ve kolay ulaşılabilir. Yüksek konumundan Burdur Gölü’nün manzarasını seyredebileceğiniz bu köy, doğayla iç içe bir deneyim sunuyor.

Lavantaların Çiçeklenme ve Hasat Dönemi

Kuyucak Köyü’nde 5000 dekarlık alana yayılan lavanta bahçeleri, Temmuz ayının başlarında çiçek açmaya başlıyor. Lavantalar en güzel halleriyle, mor renkteki çiçekleriyle ziyaretçilerini büyülüyor. Hasat dönemi ise Temmuz sonundan Ağustos ortasına kadar devam ediyor. Sıcaklık ve yağış gibi mevsimsel koşullar lavantaların çiçeklenme zamanını etkileyebilse de, bu dönemde köydeki lavanta bahçeleri adeta bir kartpostalı andırıyor.

Lavantanın Faydaları ve Üretimi

Kuyucak Köyü lavantaları, hem taze hem de kurutulmuş olarak satışa sunuluyor. Bu köyde üretilen lavantalar, fabrika işlemlerinden geçerek krem, sabun, yağ ve kolonya gibi birçok ürüne dönüşüyor. Lavanta; sinirleri yatıştırıcı, uyku düzenini destekleyici, romatizma ve kas ağrılarını hafifletici, akne tedavisinde etkili, saç köklerini güçlendirici ve güzel kokusuyla doğal bir hava temizleyici gibi pek çok yarara sahip. Ayrıca lavanta çayı, sakinleştirici etkisi ve hoş aromasıyla da tercih edilen bir içecek.

Kuyucak’ta Fotoğrafçılık ve Aktiviteler

Lavantaların çiçek açtığı dönemde Kuyucak Köyü, fotoğraf tutkunları için ideal bir mekana dönüşüyor. Mor renkli tarlalar, doğanın en güzel tonlarını sergileyerek unutulmaz kareler sunuyor. Kuyucak ve çevresinde yürüyüş, bisiklet turu ve fotoğraf çekimi gibi aktiviteler de oldukça popüler.

Lavanta Rotası ve Görülmesi Gereken Yerler Eğer Kuyucak Köyü’ne gelmişken civardaki diğer doğal ve tarihi güzellikleri de görmek isterseniz, Eğirdir’i ziyaret edebilirsiniz. İşte lavanta rotası boyunca görebileceğiniz birkaç önemli yer:

  • Isparta – Eğirdir İlçe Merkezi: Tarihi dokusu ve doğal güzellikleri ile ziyaretçilerine sakin bir atmosfer sunar.
  • Hızırbey Camii: Eğirdir’in önemli tarihi yapılarından biri olan cami, mimarisi ile ilgi çekici bir noktadır.
  • Dündar Bey Medresesi: Tarih severler için görülmesi gereken bu medrese, Eğirdir’in Osmanlı dönemine dayanan tarihini yansıtır.
  • Eğirdir Kalesi ve Yeşilada: Eğirdir Gölü’nün yanı başında yer alan bu alan, doğa ile iç içe vakit geçirmek isteyenler için idealdir.
  • Akpınar Köyü Seyir Terası: Burada, hem lavanta tarlalarını hem de Eğirdir Gölü’nün eşsiz manzarasını görebileceğiniz bir seyir terası bulunur.

Lavanta Bahçelerinde Serbest Zaman

Kuyucak Köyü’nü ziyaret ettiğinizde, lavanta bahçelerinde serbest zaman geçirip köyün atmosferini yaşamanızı öneririz. Lavantaların kokusu eşliğinde huzurlu bir yürüyüş yapabilir, yerel üreticilerden taze veya kurutulmuş lavanta ürünlerini satın alabilirsiniz.

Sonuç olarak, Kuyucak Köyü sadece lavanta bahçeleriyle değil, aynı zamanda doğa ve huzurla iç içe bir tatil deneyimi sunarak her yaştan ziyaretçinin ilgisini çekiyor. Türkiye’nin lavanta cenneti olan bu köyde, kendinizi mor çiçeklerin büyüsüne kaptırabilir, unutulmaz bir deneyim yaşayabilirsiniz.

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

........................................................

Genç Lokman Hekimler whatsapp grubuna dahil olarak Besler Şifa için daha güncel kalabilirsiniz. Buyrun gruba Tıklayınız
Ankara 'da Besler Şifa olarak 50 den fazla Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerimiz ile hizmet ediyoruz. Sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında aromaterapi, fitoterapi ve doğal yaşam konularında ücretsiz eğitimler ve atalık tohum takas etkinlikleri yapıyoruz. Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz.

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Üretici ve tüketici dostu mağaza: https://good4trust.org/beslersifa
aZall.com mağazamız: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle...

Şifanız daim olsun. 


İğde Çekirdeği Tozunun Bilinmeyen Şifaları

Doğanın sunduğu en değerli hediyelerden biri olan iğde meyvesi, besleyici içeriğiyle hem sağlık hem de güzellik alanında mucizeler yaratıyor. C vitamini bakımından zengin olan iğde, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. İşte iğdenin sunduğu faydalar:

Zengin Besin İçeriği

İğde, C, K, B1 ve B2 vitaminleri bakımından oldukça zengindir. Ayrıca, vücudun ihtiyaç duyduğu elzem aminoasitleri de içerir. Bu bileşenler, sağlığımız için kritik öneme sahiptir.

Omega 7 Deposuyla Güçlü Etkiler

İğde, tam bir omega 7 deposudur. Özellikle bu mucizevi meyve, tip 2 diyabet riskini azaltmanın yanı sıra bağışıklık sistemini güçlendirir. İğde tozu, bir bardak süte bir tatlı kaşığı eklenerek tüketildiğinde şifa kaynağı haline gelir. Bu kombinasyon, çocukların boy uzamasına ve gelişimine de katkı sağlar.

Kemik Sağlığını Destekler

İğde, kemik erimesini engellemekte ve kemik kırıklarıyla çatlaklarının tedavisinde eşsiz bir doğal ilaç olarak öne çıkmaktadır. İğde çekirdeği tozu, sütle karıştırıldığında eklem tamiri ve sırt ağrılarının hafifletilmesinde etkili bir yöntemdir.

Mide ve Bağırsak Problemleri

İğde, mide bulantısını azaltmaya ve kusmayı engellemeye yardımcı olur. Aynı zamanda sindirim sistemini düzenleyerek bağırsak sağlığını destekler. İshal sorununu dindirme özelliği ile de dikkat çeker.

Cilt ve Ağız Sağlığı

Cilt sağlığı açısından da önemli faydaları vardır. Egzama gibi cilt problemlerine karşı etkili olan iğde çekirdeği tozu, ağızdaki zararlı bakterileri engelleyerek ağız yaralarının iyileşmesine katkı sağlar.

Cinsellik Üzerindeki Etkisi

Araştırmalar, iğde çekirdeği tozunun cinsel gücü artırıcı etkisini ortaya koymaktadır. Hem kadınlar hem de erkekler için faydalıdır.

Güçlü Bağışıklık Sistemi

Soğuk algınlığı dönemlerinde bağışıklık sistemini güçlendirmek için iğde çekirdeği tozu tüketimi önerilir. Düzenli olarak kullanıldığında, hastalıklara karşı direnci artırır.

Sonuç

İğde çekirdeği tozu, sağlığımızı desteklemek için zengin bir kaynak sunmaktadır. Günde bir porsiyon tüketmek, vücudun C vitamini ihtiyacını büyük ölçüde karşılar. Ayrıca, doğal ve sağlıklı yaşam arayışında önemli bir yer edinir. Besler Şifa olarak, bu doğal şifalı bitkilerin sunduğu faydaları keşfetmek ve sağlıklı yaşam tarzını desteklemek için iğdeyi sofralarımızdan eksik etmememizi öneriyoruz!



BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

........................................................

Genç Lokman Hekimler whatsapp grubuna dahil olarak Besler Şifa için daha güncel kalabilirsiniz. Buyrun gruba Tıklayınız
Ankara 'da Besler Şifa olarak 50 den fazla Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerimiz ile hizmet ediyoruz. Sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında aromaterapi, fitoterapi ve doğal yaşam konularında ücretsiz eğitimler ve atalık tohum takas etkinlikleri yapıyoruz. Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz.

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Üretici ve tüketici dostu mağaza: https://good4trust.org/beslersifa
aZall.com mağazamız: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle...

Şifanız daim olsun. 

Osmanlı Hat Sanatı: Ustaların İzinde Bir Yolculuk

Osmanlı İmparatorluğu, yalnızca askeri ve idari başarılarıyla değil, aynı zamanda sanatta yarattığı eşsiz mirasla da tarihe damga vurmuştur. Bu mirasın en önemli parçalarından biri, İslam sanatının inceliklerini ve estetik anlayışını yansıtan hat sanatıdır. Özellikle 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar geçen süreçte Osmanlı hattatları, sanatın zirvesini temsil eden eşsiz eserler meydana getirmiştir.

Hat Sanatının Öncü İsimleri

Osmanlı hat sanatı, Şeyh Hamdullah gibi büyük ustalarla şekillenmiş ve Hafız Osman gibi dahi hattatlarla altın çağını yaşamıştır. Her biri kendi döneminin estetik anlayışına yön veren bu ustalar, sadece eserleriyle değil, yetiştirdikleri öğrencilerle de bu sanatı sonraki kuşaklara taşımıştır.

  • Şeyh Hamdullah: Osmanlı hat sanatının kurucusu olarak anılan Şeyh Hamdullah, akıcı ve dengeli yazı üslubuyla tanınır. O, hat sanatını İslam coğrafyasının zirvesine taşımış bir öncüdür.
  • Hafız Osman: Yazıya estetik bir ruh kazandıran Hafız Osman, Osmanlı hat sanatında "yenilikçi hattat" olarak bilinir. Özellikle mushaf yazımındaki titizliği ve estetik anlayışıyla öne çıkar.
  • Kazasker Mustafa İzzet Efendi: Süleymaniye Camii’ndeki devasa yazılarıyla tanınan Mustafa İzzet Efendi, hat sanatında teknik ve sanatsal dengeyi mükemmel şekilde birleştirmiştir.
  • Hamid Aytaç ve Necmeddin Okyay: 20. yüzyıla kadar uzanan Osmanlı hat sanatının son büyük temsilcileridir. Modern döneme taşınan hat sanatının köprü ustaları olarak tanınırlar.

Bir Estetik ve Ruh Yolculuğu

Osmanlı hattatları, sanatlarını yalnızca teknik bir beceri olarak değil, aynı zamanda ruhani bir ibadet olarak görmüşlerdir. Hat eserleri, İslam’ın kutsal mesajlarını yazıya dökmenin yanı sıra, yazının estetik değerini yüceltmeyi de amaçlamıştır. Bu ustaların yazdığı eserler, hem görsel bir ziyafet sunar hem de insan ruhuna huzur ve dinginlik verir.

Günümüzde Osmanlı Hat Sanatı

Bugün, Osmanlı hat sanatının izlerini müzelerde, camilerde ve koleksiyonlarda görmek mümkündür. Tuğrakeş İsmail Hakkı Altunbezer ve Mustafa Halim Özyazıcı gibi ustaların modern dönem için bıraktığı miras, hat sanatının hala yaşatıldığının bir göstergesidir. Ayrıca, günümüzde düzenlenen hat sergileri ve workshoplar, bu sanatın yeni nesillere aktarılmasını sağlamaktadır.

Osmanlı Hattatlarından İlham Almak

Osmanlı hattatlarının eserleri, yalnızca sanatseverlere değil, her alandan insana ilham verecek bir estetik anlayış ve incelik sunar. Bu miras, hem geçmişin hikayesini anlatır hem de geleceğe ışık tutar. Eğer siz de bu eşsiz sanat dalını daha yakından tanımak isterseniz, Osmanlı hattatlarının eserlerini inceleyebilir, onların izinde derin bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Sonuç: Osmanlı hat sanatı, yazıya duyulan saygının ve estetik arayışının bir sonucudur. Şeyh Hamdullah’tan Hamid Aytaç’a kadar uzanan bu usta hattatların bıraktığı miras, kültürümüzün en değerli hazinelerinden biri olmaya devam ediyor.

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

........................................................

Genç Lokman Hekimler whatsapp grubuna dahil olarak Besler Şifa için daha güncel kalabilirsiniz. Buyrun gruba Tıklayınız
Ankara 'da Besler Şifa olarak 50 den fazla Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerimiz ile hizmet ediyoruz. Sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında aromaterapi, fitoterapi ve doğal yaşam konularında ücretsiz eğitimler ve atalık tohum takas etkinlikleri yapıyoruz. Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz.

Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Üretici ve tüketici dostu mağaza: https://good4trust.org/beslersifa
aZall.com mağazamız: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle...

Şifanız daim olsun. 


Zagros Dağları: Neandertaller ve Homo Sapiens’in Kesiştiği Tarihi Kavşak

İnsanlık tarihine dair yeni bir araştırma, İran, Irak ve güneydoğu Türkiye’yi kapsayan Zagros Dağları’nın, Neandertaller ile modern insanlar (Homo sapiens) arasında genetik alışverişin gerçekleştiği önemli bir bölge olduğunu ortaya koyuyor. Bu keşif, insan evrimine dair bildiklerimizi genişleten kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor.

Genetik Etkileşimlerin Coğrafyası

Geç Pleistosen dönemine odaklanan araştırmada, ileri düzey ekolojik niş modelleme ve coğrafi bilgi sistemleri (GIS) teknikleri kullanıldı. Bu yöntemler, Neandertaller ve Homo sapiens’in yaşam alanlarının örtüştüğü olası bölgeleri belirledi. Araştırmacılar, iki insan türünün Zagros Dağları’nda karşılaşmış, gen alışverişinde bulunmuş ve modern insanın genetik yapısını şekillendirmiş olabileceği sonucuna ulaştı.

Zagros Dağları: İdeal Bir Karşılaşma Alanı

Zagros Dağları, her iki tür için de zengin bir yaşam alanı sunuyordu. Yoğun bitki örtüsü, bol av hayvanları ve korunaklı mağaralar, Neandertaller ile Homo sapiens arasındaki bu tarihsel etkileşimlere zemin hazırlamış olabilir. Bölgedeki fosil kalıntıları ve arkeolojik buluntular, bu hipotezi destekleyen somut kanıtlar sağlıyor.

İnsanlık Evriminin Yeni Bir Boyutu

Modern insan DNA’sında tespit edilen Neandertal izleri, bu iki tür arasındaki genetik alışverişin bir mirasıdır. Ancak bu alışverişin coğrafi olarak nerede gerçekleştiği belirsizdi. Zagros Dağları’nın bu süreçteki rolünün keşfedilmesi, insanlığın evrimini yalnızca Afrika’dan çıkış hikayesiyle değil, aynı zamanda diğer insan türleriyle olan etkileşimlerle de açıklıyor.

Bu karşılaşmalar, iki türün hayatta kalma stratejilerini birleştirerek genetik çeşitliliğimizin temelini atmış olabilir. Bu durum, Zagros Dağları’nı yalnızca bir coğrafi bölge değil, aynı zamanda türler arası etkileşimlerin yaşandığı tarihi bir dönüm noktası haline getiriyor.

Zagros Dağları’nın insanlık tarihindeki bu eşsiz rolü, evrimsel geçmişimize dair daha geniş bir perspektif sunarken, genetik mirasımızın derin köklerini anlamamıza da olanak sağlıyor.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Isparta'nın Gül Bahçelerinde Büyülü Bir Gün: Rosa Damascena’nın İzinde

"Isparta gülü" veya "pembe yağ gülü" olarak da bilinen Rosa damascena, kokusu ve sağlık faydaları ile dünya çapında tanınır. Bu kendine özgü yoğun kokuya sahip gül türü, parfüm, kozmetik, ilaç ve gıda endüstrisinde önemli bir hammadde olarak öne çıkmaktadır. Isparta’nın gül bahçeleri, özellikle bahar aylarında, büyüleyici bir atmosfer sunar ve bölgeye gelen ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim yaşatır.

Isparta’da Gülcülüğün Kısa Tarihi

Isparta'da yağ gülü üretimi, 1888 yılında Müftüzade İsmail Efendi tarafından başlatılmıştır. O dönemlerde basit imbik kazanlarıyla üretilen gülyağı, zamanla gelişerek 1935 yılında modern bir gülyağı fabrikasının kurulmasıyla sanayi tipi üretime geçiş yapmıştır. Isparta’nın Milas, Gölcük, Vakavönü, Gelincik Köyü, Atabey ilçesinin İslamköy, Gönen ilçesinin Güneykent Kasabası gibi birçok bölgesi, gül yetiştiriciliği ile ön plana çıkmaktadır.

Gülün Mucizevi Faydaları ve Kullanım Alanları

Gül, başta parfüm ve kozmetik sektörü olmak üzere birçok alanda kullanılır. Gül yağının cildi besleyici ve dokuları sıkılaştırıcı özellikleri, kozmetik ürünlerde yoğun olarak kullanılmasını sağlar. Bunun yanı sıra gülden elde edilen gülsuyu cilt bakımında, gül reçeli ve gül lokumu gibi ürünler ise mutfaklarda yer bulur.

Gül Rotası: Gül Kokulu Bir Gezi Programı

Isparta ve çevresindeki gül bahçelerinde dolu dolu bir gün geçirebilir ve bölgedeki diğer doğal ve tarihi güzellikleri de keşfedebilirsiniz. İşte size önerdiğimiz Isparta Gül Rotası:

  1. Güneykent Gül Bahçelerinde Gül Toplama ve Kahvaltı

    • Sabah erken saatlerde Güneykent’te yer alan gül bahçelerinde gül toplama etkinliğine katılabilir, taze gül kokuları eşliğinde geleneksel bir kahvaltı yapabilirsiniz. Bölge halkının el emeğiyle hazırladığı ürünlerle yapılan kahvaltı, doğal ve sağlıklı bir başlangıç sunar.
  2. Gül Fabrikası ve Atölye Ziyareti

    • Güneykent’teki gül fabrikalarını ve atölyeleri gezerek güllerin nasıl işlendiğini görebilir, gül yağı ve gülsuyu gibi ürünlerin nasıl üretildiğine tanık olabilirsiniz. Atölyelerde, gül bazlı ürünlerin üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı bulabilirsiniz.
  3. Eğirdir İlçe Merkezi: Tarihi Yapılar ve Göl Kenarında Öğle Yemeği

    • Gül bahçelerinden sonra Eğirdir ilçesine geçerek burada Hızırbey Camii, Dündar Bey Medresesi, Eğirdir Kalesi gibi tarihi yapıları ziyaret edebilirsiniz. Eğirdir Gölü kıyısında öğle yemeği molası vererek göl manzarası eşliğinde yöresel lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz.
  4. Sorkuncak Köyü: Gül Bahçeleri ve Göl Manzarası

    • Sorkuncak Köyü’ndeki gül bahçelerine uğrayarak göl manzarası eşliğinde bir yürüyüş yapabilirsiniz. Bu sakin ortamda bolca fotoğraf çekebilir ve köyün huzurlu atmosferinin keyfini sürebilirsiniz.
  5. Akpınar Köyü Seyir Terası

    • Yolunuzu Akpınar Köyü’ne çevirerek buradaki seyir terasında kısa bir mola verebilir, Isparta’nın ve Eğirdir Gölü’nün muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Seyir terasındaki kahve molası da gününüze lezzetli bir dokunuş katacaktır.
  6. Atabey İslamköy: Süleyman Demirel Külliyesi Ziyareti

    • Gezinizin sonunda Atabey ilçesinin İslamköy mahallesine giderek Süleyman Demirel Külliyesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in anısına yapılmış olan külliye, Isparta’nın tarihine ışık tutan önemli bir yapıdır.

Isparta Gül Bahçeleri Gezisi İçin Tavsiyeler

  • Gül toplama döneminde ziyaret etmek için özellikle Mayıs ve Haziran aylarını tercih edin.
  • Güneşten korunmak için yanınıza şapka ve güneş kremi almayı unutmayın.
  • Çekim için fotoğraf makinesi ya da telefonunuzu hazırda bulundurun; çünkü gül bahçeleri görsel bir şölen sunar!

Isparta’nın gül bahçeleri, doğanın güzelliklerini keşfetmek isteyenler için büyüleyici bir rota sunuyor. Lavanta bahçeleriyle ünlü Kuyucak gibi, Isparta da gül bahçeleriyle bölgenin benzersiz bir sembolü haline gelmiştir. Gül kokularıyla dolu bu yolculuk, unutulmaz anılar biriktirmeniz için sizleri bekliyor........................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Ateş Durumunda Yapılacaklar 🌡

Ateş, vücudun enfeksiyonlara karşı doğal bir savunma mekanizmasıdır ve vücudun kendini temizleme işleminin bir parçasıdır. Ateş olması, genellikle bir sorun belirtisi değildir. İşte ateş durumunda izlenmesi gereken bazı adımlar:

1. Ateşin Doğası

  • Ateşten korkmayın: Ateş, vücudun savunma sisteminin bir parçasıdır. 39°C’nin altında bir ateş için müdahaleye gerek yoktur.
  • Müdahaleye dikkat edin: Ateş düşürücü ilaçlar, bağışıklığı zayıflatabilir ve doğal bağışıklık kazanımını zorlaştırır.

2. Doğal Yöntemler

  • Beslenme: Nar, çilek, limon, yoğurt ve sirkeli su tüketimi ateşi düşürebilir.
  • Bitkisel Çaylar: Papatya ve adaçayı, toksin atmaya yardımcı olur ve ateşi düşürür.
  • Limonlu çorap: Limonu çorabın içine sıkarak giyinmek ateşi düşürebilir.
  • Elma sirkesi: Sirke içirerek ateşi düşürmek mümkündür, ancak market sirkesi yerine helal sertifikalı sirke tercih edilmelidir.
  • Çörekotu yağı: Eklem yerlerine sürmek ateşi düşürebilir.
  • Gül suyu ile ılık duş: Vücut sıcaklığını düşürmeye yardımcı olur.

3. Alternatif Uygulamalar

  • Kulağın uç noktasından kan çıkarma: 1-2 damla kan çıkarmak ateşi düşürebilir.
  • Dut kürü: 1.5 su bardağı suya 3 yemek kaşığı dut kurusu ekleyip 7 dakika kaynatın, ılıyınca süzerek için.
  • Halsizlikte uyku: Çocuklar uykuda dinlenmek isteyebilir; bu şifalıdır. Uyurken ateşi arada kontrol edin.
  • Bağırsak hareketleri: Zeytinyağı ve limon karışımı içirmek, bağırsakları boşaltarak ateşi düşürebilir. Kabızlık, ateşi artırabilir.
  • Soğan: Soğanı halka halka doğrayıp ayağın altına yerleştirmek, ateşi düşürmeye yardımcı olabilir.

4. Ateşi Ölçme ve İletişim

  • Gerçek ateş ölçümü: Koltuk altından ölçüm yapmak en doğru sonuçları verir.
  • Ilık su: Vücudu susuz bırakmamak önemlidir; susuzluk ateşi artırabilir.
  • Vücut ısı dengesini sağlamak: Soğuk olan yerler ısıtılmalı, sıcak olan yerler soğutulmalıdır.

5. Dua ile Destek

Ateşli hastalar için okunacak dua:

  • Okunuşu: "Bismillahil’kerim, e’ûzü billâhil’Aziym, min şerri külli ırkın naârin ve min şerri harrinnâr."
  • Anlamı: "Yüce Allah’ın adıyla, amansız ağrıların tümünün şerrinden ve cehennemin amansız ateşinin şerrinden yüce Allah’a sığınırım."

Sonuç

Bir kere ateşi yendikten sonra, ateşten korkmamanız gerektiğini anlayacaksınız. Unutmayın, doğal yöntemlerle vücudunuza destek vermek, ateşin düşmesine yardımcı olabilir. Her durumda bir sağlık profesyoneline danışmayı ihmal etmeyin.

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 


Hatalı Bir Eko-Sistemde Geleceğimiz Nasıl Olacak?

Doğal dengenin bozulduğu, ekosistemin sürdürülemez bir noktaya geldiği bir dünyada geleceğimiz nasıl şekillenecek? Alman yazar Dirk C. Fleck'in "GO! Eko-Diktatörlük" adlı distopyası, iklim krizinin giderek ağırlaştığı bir gelecek kurgusu sunuyor. "Önce Yeryüzü, Sonra İnsan" alt başlığıyla yayımlanan bu roman, doğaya karşı işlenen suçların sonuçlarını ve bu yıkıcı sistemin olası sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Ekosisteme Zarar Veren Sistemler ve Ekolojik Uyanış

Büyüme ideolojisi, ormansızlaşma, kimyasal tarım ve nükleer enerji gibi insan faaliyetleri, iklim krizini hızlandırarak gezegenimizi geri dönülmez bir yıkıma sürüklüyor. Besler Şifa-Doğal Bitkisel Kozmetik olarak bizler, Fleck'in distopyasında olduğu gibi ekolojik dengemizi bozmanın bedelini gelecekte daha ağır ödeyeceğimizin farkındayız. Üstelik Fleck, biyopolitik kontrollerin ve manipülasyonların uygulanacağı bir dünyayı gözler önüne sererek bizleri uyarmaktadır. Bilgi kaynaklarının devlet kontrolünde olduğu, insanların doğaya yabancılaştığı bir dünyada, bireyler ekosistemle bağlarını kaybedebilir.

Ekolojik Bilinç ve Doğal Yaşamla Barışık Bir Gelecek

Bu tür uyarıcı kurgular, sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsememiz gerektiğini hatırlatıyor. Besler Şifa olarak biz, doğayla barışık bir gelecek inşa etmek için bitkisel kozmetik ürünlerimizi, ekolojik dengeyi göz önünde bulundurarak tasarlıyor ve üretiyoruz. Yaratıcı eko-kurmacalar bize, doğaya verdiğimiz zararın kendi yaşamlarımıza nasıl yansıdığını ve bireysel farkındalıklarımızın bir fark yaratabileceğini gösteriyor.

Dirk C. Fleck’in "GO! Eko-Diktatörlük" eseri, doğanın korunmasının, sadece çevreyi değil aynı zamanda insan onurunu ve özgürlüğünü de korumak anlamına geldiğini hatırlatıyor. Doğal yaşamın bir parçası olan her bitki, her ekosistem parçası, bizden sonra gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakmak için önemli. Biz de Besler Şifa olarak doğadan aldığımız ilhamla doğayla uyumlu ürünler sunarak, sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı hedefliyoruz.

Bu yazı 10 Kasım 2024 Oksijen Gazetesinden alıntı yapılarak hazırlanmıştır.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Beş Yaşındaki Çocuklarda Bile Karaciğer Yağlanması Var

Dr. Mark Hyman, çocuklarda ve gençlerde hızla artan karaciğer yağlanması oranlarına dikkat çekiyor. Dr. Hyman’ın katıldığı bir obezite konferansında bir pediatrik gastroenterolog arkadaşıyla arasında geçen diyalog, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Dr. Hyman, arkadaşıyla yaşadığı bu çarpıcı anı şöyle anlatıyor:

"Konferansta pediatrik gastroenterolog olan bir doktor arkadaşımla karşılaştım. Ona ‘Burada ne işin var, sen çocuk doktoru değil misin?’ diye sordum. ‘Beş yaşındaki çocuklarda bile artık karaciğer yağlanması görüyoruz. Çocukların karaciğerleri, diyabetli yaşlılar gibi’ yanıtını verdi. Duyduklarıma inanamadım."

Bu bulgular, çocuklarda karaciğer sağlığı açısından alarm verici bir durum yaratıyor. Dr. Hyman, genç yaştaki bireylerde bile görülen karaciğer yağlanmasının nedenlerini araştırırken, bu konuda yapılması gerekenleri de vurguluyor.

Sağlığınız İçin Açlık İnsülin Seviyenizi Kontrol Edin

Dr. Hyman, bu sorunla mücadelede açlık insülin seviyesinin büyük öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor. Doktorunuzdan açlık insülininize bakmasını istemenizin önemini şu sözlerle açıklıyor:

"Açlık insülin seviyesi en önemli göstergelerden biridir, çünkü insülin seviyeniz kan şekerinizden çok daha önce yükselmeye başlar. Basit bir kan testiyle kolayca tespit edilebilen bu değerin 5’in üzerinde olması sıkıntılıdır. Eğer 10’un üzerindeyse, başınız büyük bir belada demektir. Bu durum yalnızca fiziksel sağlığınızı değil, zihinsel sağlığınızı da doğrudan etkiler."

Normal Kilo Yanıltıcı Olabilir

Dr. Sethi-Dalai, normal kiloda olan bireylerin bile insülin direnciyle karşılaşabileceğini belirtiyor. Toplumda “Zayıfım, çok şeker yiyorum ama bu beni etkilemiyor” düşüncesine sahip birçok insan olduğuna dikkat çekiyor. Ancak metabolik olarak sağlıklı görünmenin, sağlıklı olmak anlamına gelmediğine vurgu yapıyor.

Dr. Hyman, konuyla ilgili şöyle devam ediyor:

"Aslında, zayıf görünen insanların yaklaşık %20 ila %40’ı metabolik olarak sağlıksızdır. Bu bireyler dışarıdan zayıf görünseler de içten içe sağlıksızlar. Özellikle insülin direncini harekete geçiren göbek yağı gibi faktörler bu bireylerde tehlikeli sağlık sorunlarına yol açabilir."

Dr. Hyman, beslenme psikiyatrisi ve metabolik psikiyatrinin önemini vurgulayarak bu alanın psikiyatristlerin hastaları tedavi ederken ilk göz önünde bulundurmaları gereken konulardan biri olması gerektiğini belirtiyor. Bu sayede ruh sağlığı sorunları ve fiziksel sağlık sorunları arasındaki bağlantının daha iyi anlaşılabileceğini savunuyor.

Sonuç

Erken yaşlarda görülen karaciğer yağlanması, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının ve şeker tüketiminin gençler üzerindeki etkilerinin ciddiyetini ortaya koyuyor. Dr. Mark Hyman’ın açıklamaları, yalnızca çocuklarda değil, normal kiloda olup sağlıklı olduğunu düşünen bireyler arasında da bu sorunun yaygın olduğunu gösteriyor. Sağlığınız için açlık insülin seviyenizi kontrol ettirmeyi ve sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturmayı göz önünde bulundurmalısınız.


Yazar: Dr. Mark Hyman

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Edremit ve Ayvalık Körfezi: Şifalı Bir Gezi Rehberi

Kazdağları'nın doğal güzellikleri ve Ege'nin eşsiz manzaralarıyla dolu bir tatil planı yapmaya hazır mısınız? Edremit ve Ayvalık körfezinde keşfedeceğiniz birçok yer var. İşte bu güzellikleri keşfederken yapabileceğiniz öneriler:

Kazdağları ve Akçay Gezisi

  1. Altınkum Sahili: Kazdağları’nın huzur veren doğasıyla birleşen Altınkum Sahili, denize girmek için mükemmel bir nokta. Uzak yerlerinde kumsalda serinleyebilirsiniz.

  2. Zeytinli Köyü: Zeytinli Köyü'nde bir mola vermek için kahvehaneyi ziyaret edin. Burada yerel lezzetlerin tadını çıkarabilir ve yöre halkıyla keyifli sohbetler edebilirsiniz.

  3. Hasan Boğuldu Şelalesi: Doğanın harikalarından biri olan bu şelale, sadece 20 TL'ye giriş yapabileceğiniz, serin sularında dinlenebileceğiniz bir yer. Doğanın sesi eşliğinde kısa bir yürüyüş yapmak için ideal.

  4. Kazdağı Milli Parkı: Eşsiz flora ve faunası ile Kazdağı Milli Parkı’nda yürüyüş yaparak doğanın tadını çıkarın. Bu park, zengin bitki örtüsü ve temiz havasıyla size tazelenme imkanı sunar.

  5. Güre Tahtakuşlar Etnoğrafya Galerisi: Bu galeri, bölgenin kültürel mirasını tanımak için harika bir yer. Ziyaret ederek bölgenin tarihini öğrenebilirsiniz.

  6. Akçay Sahil Turu: Akçay'ın sahilinde yürüyüş yaparak güneşin tadını çıkarın. Dalgaların sesi ve denizin huzuru ile stresten uzaklaşacaksınız.

  7. Kitap Fuarı: Eğer geziniz Kitap Fuarı dönemine denk gelirse, Akçay Altınkum’daki Edremit Belediyesi tesislerinde yer alan bu fuara katılın. Kitaplarla dolu bir dünya sizi bekliyor!

Edremit Şehir Gezisi (Çarşamba Günü)

  1. Edremit Faruk Serpil Parkı: Çay molası verip, güzel manzarada dinlenebilirsiniz. Ardından, Sıdıka Erke Etnografya Müzesi’ni gezerek bölgenin kültürünü keşfedin.

  2. Çarşamba Pazarı: Yerel pazarı ziyaret ederek, taze ürünler ve el yapımı hediyelik eşyalar alabilirsiniz. Bu pazar, Ege'nin taze ürünlerini keşfetmek için harika bir fırsat.

  3. Kurşunlu Camii: Tarihi Selçuklu eseri olan Kurşunlu Camii’ni ziyaret ederek bölgenin tarihi dokusunu inceleyin. Mimari yapısı ve atmosferi ile etkileyici bir deneyim sunar.

  4. Öğrenci Yurtları: Bademli, Zeytinli veya Kadıköy Öğrenci Yurdu’nu ziyaret ederek yerel yaşam hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Burhaniye Gezisi

  1. Hotel Club Nina: Burhaniye'deki İğdeburnu Mevkii’nde denize girebileceğiniz ücretli bir piknik alanı bulunuyor. Rahat bir gün geçirmek için harika bir seçim.

  2. Çarşı Gezisi: Burhaniye’nin çarşısında dolaşarak yerel ürünleri keşfedin. Ayrıca Muhittin Rumi Türbesi ve Koca Cami’yi ziyaret etmeyi unutmayın.

  3. Ören Sahil Turu: Bu güzel sahil, dinlenmek ve güneşlenmek için ideal bir mekan.

  4. Bizim Köy Etnografya Müzesi: Yöre halkının yaşamını ve kültürünü tanımak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

  5. Ayaklı Mesire Yeri: Piknik yapmak için harika bir alan olan Ayaklı Mesire Yeri, masa ve kömürlü mangal kiralama imkanı sunuyor (25 TL).

  6. Koca Seyit Onbaşı Kabri: Vakit bulursanız, Çanakkale kahramanı Koca Seyit Onbaşı’nın kabri ziyaretiyle tarihi bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Cuma günü Havran Pazarı’nda yerel ürünleri deneyimleme fırsatını kaçırmayın!

Ayvalık Ziyareti

  1. Sarımsaklı Badavut Sahili: Bu sahil, deniz keyfi yapmak için mükemmel bir yer. Sıcak güneşin tadını çıkarabilirsiniz.

  2. Şeytan Sofrası: Gün batımında muhteşem manzarasıyla ünlü bu noktada, doğanın sunduğu eşsiz güzelliklerin tadını çıkarın.

  3. Kolçak Bistro: Akşam yemeği için bu bistroyu tercih edebilirsiniz. Toros ürünleriyle hazırlanan lezzetli yemeklerin tadına bakın.

  4. Cunda Adası: Cunda Adası’nı ziyaret ederek, Ege’nin sıcak atmosferinde keyifli bir gün geçirin. Yerel restoranlarda lezzetli deniz ürünlerinin tadını çıkarabilirsiniz.

Bu önerilerle dolu bir gezi planı, Edremit ve Ayvalık’ta unutulmaz anılar biriktirmenize yardımcı olacaktır. Doğanın ve kültürün iç içe geçtiği bu bölgede, sağlıklı ve huzurlu bir tatil geçirmenizi dilerim!

Kaz Dağları

Kazdağları’ndaki ormanlar; kuzey ve güney bakılar olarak belirgin şekilde iki gruba ayrılır: Güney yamaçlarda deniz seviyesinden 800 m. yüksekliğe kadar çıkan bölgede kızılçam ormanları, beraberinde maki elemanları ve palamut meşesi, tüylü meşe, Türk meşesi gibi türler bulunur. Oradan da zirve olan 1774 m.’ye kadar karaçam ormanları ve beraberinde Türk meşesi, kestane, ardıç gibi ağaçlardan oluşan ormanlar vardır. Bu orman yapısı nispeten daha kurakçıldır.

Kazdağları’nın kuzeyindeki ormanı, 500 m.’ye kadar sapsız meşe, Türk meşesi, kızılçam, Macar meşesi, ova akçaağacı, doğu kayını gibi ağaçlar oluşturur. 500 -1200 m. yükseltiler arasında doğu kayını, karaçam, Macar meşesi, Türk meşesi ve nemli çalılar yoğun bir biçimde bulunur. Bu orman yapısı ise daha nemcildir.

1200 metreden sonra da endemik olan Kazdağı göknarı ile karaçam ve nemcil çalılar orman kurarlar. En üst bölgede de, otsu bitkilerden oluşan alpin kuşağı yer alır.

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 


Şifalı bitkiler Süreci ve Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi Yayımlandı

Tıbbi ve aromatik bitkiler, baharat olarak kullanıldığı gibi diyetlere aroma katar, gıdaların bozulmasını önler, masaj yağları, kokular ve parfümeri ürünleri, arıcılık, meraların rehabilitasyonu, süs bitkileri, doğal kozmetik ürünleri, çaylar, tentürler, şuruplar ve daha birçok alanda kullanılır. Aynı zamanda, bazı tıbbi ve aromatik bitkiler antimikrobiyal ve böcek uzaklaştırıcı özelliklere sahip olabilir.

Türkiye, tıbbi ilaç ve baharat bitkileri ihracatında önemli bir konumdadır ve kekik, defne yaprağı, kimyon, anason, rezene tohumu, ardıç kabuğu, mahlep, çemen, biberiye, meyankökü, nane, sumak, adaçayı ve ıhlamur çiçeği gibi bitkiler bu alanda öne çıkar. Ayrıca, karabiber, kakule, karanfil, zencefil, zerdeçal ve vanilya gibi dünya baharat ticaretinde de önemli bir yere sahiptir. Türkiye, kekik ve defne gibi bitkilerin gen merkezi olarak da bilinir.

Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi, Güdül ve çevresindeki kültürel bitkiler arasında kimyon, anason, kekik, nane, kırmızıbiber, rezene, haşhaş ve çörekotu gibi bitkilerin yetiştiriciliğine dair bilgiler sunar. Son yıllarda ise adaçayı, ısırgan otu, lavanta, oğulotu ve kişniş gibi bitkilerin üretimi de artmıştır.

Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği, tohumdan ekim dikime, gübrelemeden sulamaya, ot mücadelesinden hasat ve kurutmaya kadar bir dizi aşamayı içerir. Aynı zamanda ambalajlama, depolama, nakliye gibi süreçlerle de ilgilenir. Bu süreçlerde tohum temini, gübreleme, sulama, ot mücadelesi, hasat ve kurutma gibi çeşitli masraflar bulunur.

Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi Yayımlandı

Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi, Allah'ın adıyla başlayarak, Muhyi Allah'ın yaratıcılığı ve hayat verme gücünü vurgulayan bir başlangıçla başlamaktadır. Özellikle güdül civarında yetiştirilebilecek 25 bitkinin listesini geniş bir literatür ve analizle yapması yerinde olmuş.

Bu kitap, Güdül ve çevresinde yetiştirilebilecek 25 şifalı bitki hakkında toprak ve iklim gereksinimleri, yetiştirme teknikleri, kullanım alanları, hasat ve kurutma özellikleri gibi bilgiler sunmaktadır. Ayrıca, kitap Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği konusunda iyi uygulamaların devamını sağlamayı ve var olan çalışmaların bilinirliğini artırmayı amaçlayan Besler Şifa Girişimi'nin GEF Küçük Destek Programı tarafından desteklenen Sakinşehir Güdül Şifa Yolu Projesi kapsamında yayımlanmıştır. Geçen yıl Prof. Dr. Gülendam Tümen ve Prof. Dr. Fatih Satıl ile başlangıç raporu hazırladığımız bu proje Ekoturizm ve aromaterapiyi merkeze alıyor.

Doğal ve kültürel özellikleriyle Güdül ilçesi şifalı bitkileriyle de biliniyor. Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu Projesi sürecinde Doğal yaşam üreticileri ile aromaterapi kapsamında “Şifalı Ürünler Atölyeleri” ve ekoturizm kapsamında köylerde “Doğal Yaşam Eğitimleri ve Atölyeleri” yapıldı. Bu atölye ve eğitimlere köylerden 60 kişi ve doğal yaşam çevrimiçi eğitimlere ortalama 450 kişi katıldı. Proje; Ekoturizm, Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği ve Doğal Yaşam Eğitimleri ile devam edecektir.

  

Güdül Belediye Başkanı Muzaffer Yalçın; “Bu rehberde, Güdül’de yetiştirilmesi mümkün olabilecek tıbbi ve aromatik bitkiler hakkında bilgiler bulacaksınız. Bu bitkilerin tanıtımı, kullanımı ve faydaları hakkında bilgi sahibi olabileceksiniz. Umarız bu rehber, tıbbi ve aromatik bitkileri tanıma ve yetiştirme hakkında bilgi sahibi olmanıza ve bitkilerle “Doğal Yaşam” çözümleri bulmanıza yardımcı olur. Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu Projesi kapsamında bu rehberi sizlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

Rehber köylerden talep eden 200 kişiye dağıtılacaktır.

 

Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi Yayımlandı

Doğal ve kültürel özellikleriyle Güdül ilçesi şifalı bitkileriyle de biliniyor. Sakin Şehir Güdül Şifa Yolu Projesi sürecinde GEF SGP desteği ile Besler Şifa Atölyesi tarafından  doğal yaşam üreticileri ile aromaterapi kapsamında “Şifalı Ürünler Atölyeleri” ve ekoturizm kapsamında köylerde “Doğal Yaşam Eğitimleri ve Atölyeleri” yapıldı. Bu atölye ve eğitimlere köylerden 60 kişi ve doğal yaşam çevrimiçi eğitimlere ortalama 450 kişi katıldı. Proje; Ekoturizm, Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği ve Doğal Yaşam Eğitimleri ile devam edecektir.

 

Proje boyunca Güdül ve çevresinde yetişebilecek 25 adet tıbbi ve aromatik bitki üzerinde duruluyor. Adaçayı, Altınotu (Ölmez çiçek), Anason, Aspir, Aynısafa, Biberiye, Çemen, Çörekotu, Ölmezotu, Ekinezya (Portakal Nergisi), Kekik ve Mercanköşk, Kimyon, Kişniş, Civanperçemi, Kökboya, Kuşburnu, Lavanta, Melisa (Oğulotu), Nane, Papatya, Reyhan / Fesleğen, Rezene, Safran, Sarı Kantaron, Aronya yetiştiriciliği konusunda doyurucu bilgiler yer alıyor.

Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi, doğal şifalı bitki yetiştiriciliği konusunda bilgi vererek, yerel ekonomiye katkı sağlamayı, doğal kaynakların korunmasını teşvik etmeyi ve bölgedeki bitkisel mirası koruyup geliştirmeyi amaçlar. Ayrıca, bu kitap aracılığıyla insanlara doğal ürünlerin kullanımı ve sağlıklı yaşam tarzı konusunda farkındalık kazandırılır.

Sonuç olarak Proje ve Güdül İçin Şifalı Bitkiler Rehberi, bölgenin şifalı bitkilerini yani tıbbi aromatik bitki kaynaklarını keşfetmek, geleneksel tıp bilgisini korumak, sağlık ve iyilik hali için doğal çözümler sunmak, ekoturizmle doğal yaşam üreticilerinin kapasitesini arttırarak şifalı destinasyonlar geliştirmek için bir dizi öneme sahiptir. Kitap, insanları doğal kaynaklara daha fazla ilgi duymaya teşvik eder ve sağlıklı bir yaşam tarzını desteklemek için değerli bir kaynak sunar.

 


Rehberi şuradan indirebilirsiniz; https://www.beslersifa.com/2023/03/gudul-icin-sifal-bitkiler-rehberi.html

Huş Ağacı (Betula Pendula)

Huş ağacı, dağlık bölgelerde ve nemli, asitli topraklarda yetişen estetik bir ağaçtır. Endüstride kerestesi, peyzajda güzel görünümü ve kabuğu ile bitkisel ilaçlarda kullanılır. Bu ağacın üç türü bulunmaktadır: Adi huş, Kafkas tüylü huş ve kızılağaç yapraklı huş. Huş, soğuk iklimlere dayanıklıdır ancak güneşi çok sever; bu nedenle bol ışıklı alanlarda daha iyi gelişir.

Üretim Yöntemleri: Huş ağacının üretimi, tohum ve çelik ile gerçekleştirilebilir. Doğal ortamında nemli, kumlu bölgelerde sağlıklı bir şekilde büyür ve çevresine estetik bir görünüm katar. Rusya'nın sembol ağaçlarından biri olarak bilinen huş, aynı zamanda doğal alanların yeşillendirilmesinde de önemli bir rol oynar.

Huş ağacı, çevresel koşullara uyum sağlayabilmesi ve sunduğu çeşitli faydaları ile doğal alanların zenginleşmesine katkıda bulunur.

.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 


Karahindiba Çiçeği: Güneş, Ay ve Yıldızların Çiçeği

Doğa, her köşesinde bizlere ilham verici ve şaşırtıcı hikayeler sunar. Bu hikayelerden biri de, dünyanın dört bir yanında yaşamaya ve doğaya uyum sağlamaya başaran, “karahindiba” bitkisinde saklıdır. Sıradan bir yabani ot gibi görünse de, karahindiba çiçeği pek çok kültürde hem doğayı hem de yaşamın döngüsünü sembolize eden bir mucizedir. Gelin, bu güneş, ay ve yıldızları temsil eden özel bitkiyi yakından tanıyalım.

Karahindiba: Doğanın Gizemli Çiçeği

Karahindiba çiçeği, dünyada güneş, ay ve yıldızları temsil eden tek çiçek olarak bilinir. Karahindibanın parlak sarı çiçekleri gündüzün enerjisini, tam olarak açtığında görülen puf topu şeklindeki yapısı geceyi, dağılan tohumları ise yıldızları anımsatır. Güneşe benzeyen çiçekleri sabah açılır, akşam ise kapanarak adeta doğanın ritmine uyum sağlar.

Her Yeri Şifa Kaynağı

Karahindibanın tüm parçaları—kök, yaprak ve çiçek—doğal tedavi ve gıda olarak kullanılabilir. Örneğin, kökleri kavrulup öğütülerek kahve yerine kullanılabilirken, yaprakları salata gibi taze olarak tüketilebilir veya şifa çaylarına katılabilir. Çin’de, 1000 yıldan fazladır geleneksel tıpta kullanılan bu bitki, enfeksiyonların tedavisinde, karaciğer rahatsızlıklarının iyileşmesinde ve vücudu doğal olarak arındırmada önemli bir yer tutmaktadır.

Tohumlarıyla Seyahat Eden Bir Gezgin

Karahindiba, doğanın en dayanıklı ve hayatta kalma yeteneği en yüksek bitkilerindendir. Tohumları, rüzgarın yardımıyla küçük bir paraşüt gibi taşınır ve ortalama 10 metre uzağa kadar seyahat edebilir. Bu hareketli tohumları; kuşlar, kelebekler ve böcekler tarafından tüketilerek, doğadaki döngüyü destekler. İlginç olan ise, karahindiba tohumları diğer çiçeklerin aksine polenleşmeye ihtiyaç duymaz; bu da onların dünya çapında yayılmasına ve kolayca çoğalmasına olanak tanır.

Bir Direnç Simgesi: Biçildiğinde Büyümeye Devam Eder

Karahindiba, bulunduğu yere uyum sağlamada ustadır. Bir karahindibayı biçtiğinizde veya kökünü kazıdığınızda, sanki doğaya inat daha da küçük ve dirençli kökler çıkarır. Bu özellik, onun ne kadar başarılı bir yaşam ustası olduğunu gösterir. Doğanın bu sevimli savaşçısı, en zor şartlarda bile hayatta kalma konusunda azimli bir bitkidir.

Geçmişten Günümüze Karahindiba

Karahindiba, eski Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar tarafından da biliniyor ve kullanılıyordu. Özellikle Çin halk tıbbında, karahindiba kökleri karaciğeri temizlemek, vücudu arındırmak ve enfeksiyonlarla savaşmak için 1000 yıldan fazladır kullanılan bir şifa kaynağı olarak öne çıkar. Günümüzde ise, karahindiba çayı doğal bir antibiyotik olarak tanınır ve halk hekimliğinde kullanımı devam etmektedir.

Doğanın Şifalı Elleri Arasında Karahindiba

Doğanın bizlere sunduğu bu mucizevi bitkiyi daha yakından tanıdığımızda, onun sıradan bir yabani ot olmaktan çok daha fazlası olduğunu görüyoruz. Besler Şifa olarak, doğanın her parçasının insan sağlığına, güzelliğine ve ruhuna kattığı değere inanıyor; doğanın bize sunduğu bu hediyeleri sizlere en doğal haliyle ulaştırmaktan mutluluk duyuyoruz.

Karahindibanın gücünü, dayanıklılığını ve sağlığa olan katkılarını yaşamınıza katmak isterseniz, bu şifa kaynağı bitkinin hikayesi size ilham verebilir.



.............................................................
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

Şifanız daim olsun. 

Zeytinburnu Kültür Vadisi Şifalı Gezi Rotası

İstanbul’un Avrupa Yakası’nda yer alan Zeytinburnu Kültür Vadisi, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle dolu bir gezi rotası sunuyor. Bu rotada, doğanın şifasını keşfederken, kültürel zenginliklerle de tanışacaksınız. İşte Zeytinburnu Kültür Vadisi’nde yapabileceğiniz keyifli bir gezi planı:

  1. Balıklı Rum Manastırı

    • İlk durağınız, tarihi Balıklı Rum Manastırı. 19. yüzyıldan kalma bu manastır, hem mimari güzelliği hem de huzurlu atmosferiyle dikkat çekiyor. Manastırın çevresindeki doğal alanlarda yürüyüş yaparak, sakin bir başlangıç yapabilirsiniz.
  2. Tıbbi Bitkiler Bahçesi

    • Manastırdan sonra, Tıbbi Bitkiler Bahçesi’ne geçin. Bu bahçe, şifalı bitkilerin çeşitliliğini keşfetmek için harika bir yer. Burada, doğal bitkilerin sağlık üzerindeki etkilerini öğrenirken, doğanın huzur verici atmosferinde dinlenebilirsiniz. Bahçedeki bitkilerin özellikleri hakkında bilgi alarak, doğal sağlık yöntemleri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.
  3. Yenikapı Mevlevihanesi

    • Bir sonraki durağınız, Yenikapı Mevlevihanesi. Tasavvuf kültürünün önemli bir parçası olan Mevlevilik, burada deneyimlenebilir. Mevlevihanenin mistik atmosferinde, sema törenlerini izleyerek ruhsal bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Ayrıca, tarihi dokusuyla bu mekan, zihin ve ruh dinlenmesi için mükemmel bir ortam sunuyor.
  4. Merkezefendi Camii

    • Gezi rotanızın son durağı Merkezefendi Camii. Hem tarihi hem de mimari açıdan önemli bir yapı olan cami, çevresindeki yeşil alanlarla birlikte dinlenmek ve meditasyon yapmak için ideal. Cami ziyaretinizin ardından, bahçesinde birkaç dakika geçirerek doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

Gezi Sonrası

Zeytinburnu Kültür Vadisi’nde geçirdiğiniz bu şifalı gün, hem kültürel zenginlikleri keşfetmenizi hem de doğanın sunduğu huzuru yaşamanızı sağlayacak. Bu rotayı tamamladıktan sonra, bölgedeki yerel kafe ve restoranlarda lezzetli bir şeyler deneyerek gününüzü taçlandırabilirsiniz. Unutmayın, her adımınızda doğanın şifalı dokunuşunu hissedeceksiniz.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.





Deri: Vücudun En Büyük ve Hayati Organı

Deri, vücudun açık ara en büyük organıdır. Boya ve vücut kütlesine bağlı olarak yaklaşık 1,5 ila 2 metrekarelik bir alanı kaplar ve 3,5 ila 10 kilogram arasında bir ağırlığa sahiptir. Bu, toplam vücut kütlemizin yaklaşık %15'ine denk gelir.

New Scientist'in ifade ettiği gibi, "Cildinizi bir tür akıllı zırh olarak düşünün." Cilt, çevremizdeki dünyayı algılamamıza yardımcı olur, iç organlarımızı korur ve bizi patojenlere karşı savunur. Bu nedenler, cildimize iyi bakmamız için yeterlidir. Çünkü cildin erken yaşlanması, bu hayati işlevleri yerine getirme kapasitesini azaltabilir ve bizi enfeksiyon riskine daha açık hale getirebilir.

Ancak son araştırmalar, cilt sağlığının etkilerinin çok daha derinlere inebileceğini gösteriyor. İşte New Scientist'in bu konudaki araştırmalarını değerlendirdiği kapak yazısından satır başları:

Cilt Katmanları ve Görevleri

Cilt üç ana katmandan oluşur:

  1. Üst deri (epidermis): Sürekli yenilenen, su geçirmez bir tabakadır.
  2. Alt deri (dermis): Kolajen ve elastin lifleriyle dolu bir katmandır.
  3. Deri altı dokusu (hipodermis): Yağ ve bağ dokusundan oluşur; vücudu şoktan korumaya yardımcı olan boşluklarla doludur.

Bu katmanlardan herhangi birinin hasar görmesi, deri hücrelerinin iltihaplı proteinler salgılamasına neden olabilir. Kısa vadede bu durum, yaralanma bölgesine daha fazla kan akışı sağlayarak iyileşmeyi hızlandırabilir. Ancak uzun süreli yüksek iltihaplanma seviyeleri, bu kimyasalların birikmesine ve dermisteki geniş kan damarları aracılığıyla diğer organlara yayılmasına yol açabilir.

Hızlandırılmış Yaşlanma

Yaşlanma, bu süreci daha da hızlandırabilir. Yaşlandıkça cildimiz kolajen, su ve yağ kaybeder, bu da onu daha kırılgan hale getirir. Dahası, birçok cilt hücresi "senesens" adı verilen bir duruma girerek iltihaplı kimyasalların üretimini artırır. Bu durum, diyabet, kalp hastalığı ve bunama gibi yaşa bağlı hastalıkların riskini artırabilir.

Örneğin, hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, cilt hasarının kronik iltihaplanmayı tetikleyebileceğini göstermektedir. Gelecekte, yaşlanan hücreleri temizleyen ya da iltihaplı proteinlerin salınımını durduran "senoterapötik" ilaçların geliştirilmesi mümkündür. Bu konuda bilimsel ilerlemeler umut verici görünmektedir.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Dünya Su Günü: Suyun Değeri ve Tarımın Sorumluluğu

Bugün, 22 Mart Dünya Su Günü'nü kutlarken, su kaynaklarımızın geleceği konusundaki endişelerle doluyuz. Küresel ısınma, artan nüfus, yoğun tarım ve sanayi faaliyetleri ile su kaynakları üzerindeki baskı her geçen gün daha da artıyor. Dünya üzerindeki 2,2 milyar insanın temiz suya erişiminin sınırlı olduğunu düşündüğümüzde, suyun geleceğinin aslında insanlığın geleceği ile ne kadar iç içe olduğunu fark ediyoruz. Bu büyük sorumluluk, sürdürülebilir bir dünya için öncelikli olarak tarım sektörünün omuzlarında.

Su: İnsanlığın Ortak Değeri

Su, her insan için farklı anlamlar taşıyor. Evdeki bir bardak su, sağlık, hijyen ve üretkenlik demekken; bir okulda temiz suya ulaşabilmek çocuklar için saygınlık ve eğitim demek. Kültürel ve dini mekanlarda su, insanın varoluşla, toplumla ve kendiyle bağ kurmasının bir simgesi. Doğada ise su, barış, uyum ve koruma anlamına gelir. Ancak tüm bu değerlerin ötesinde su, yaşamın temel kaynağıdır. Doğru bir su yönetimi olmadan ne sağlıklı bir toplumdan ne de sürdürülebilir bir gelecekten söz etmek mümkün.

Suyun Olmazsa Olmaz Rolü: Tarımda Su Kullanımı

Dünya üzerindeki suyun %70’i tarımda kullanılıyor. Tarımsal üretim olmadan yiyecek üretmek mümkün değil, dolayısıyla tarım ve su birbiriyle koparılamaz bir bağa sahip. Üstelik gıda güvenliğini sağlamak adına tarımda kullanılan su miktarı büyük bir dikkatle yönetilmek zorunda. Bu noktada, modern sulama teknolojileri büyük bir fark yaratıyor. Damla sulama gibi su tasarrufunu maksimize eden sistemler, tek bir damlayı bile boşa harcamadan verimli sulama imkanı sunuyor.

Tarımı Dönüştüren Teknolojiler: Verimli Su Kullanımı

Tarımsal üretimde su tüketimini azaltmak için kullanılan teknolojiler suyun daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Gelişmiş tohum teknolojileri, az miktarda su ile daha fazla verim elde edilmesine olanak tanırken; sürdürülebilir sulama sistemleri de bitkilerin tam ihtiyaç duyduğu kadar su almasını sağlıyor. Tarımda kullanılan su miktarını en aza indirgeyerek, gelecekte daha az kaynakla daha fazla üretim yapmak mümkün hale geliyor.

Suyun Alternatifi Yok!

Toprak olmadan yapılabilen topraksız tarım, robotik sistemlerle desteklenen üretim gibi gelişmeler tarımın geleceğine dair umut verse de, suyun alternatifi yok. Su olmadan üretim yapmak, yaşamı sürdürmek mümkün değil. Bu yüzden, tarımda suyun verimli kullanımına odaklanmak ve suyu korumak, insanlığın geleceği için en önemli adımlardan biri.

Su ve İnsanlığın Ortak Geleceği İçin Tarımın Sorumluluğu

Su kaynaklarının korunması yalnızca bireysel bir sorumluluk değil; aynı zamanda toplumsal bir görev. Tarım sektörünün bu konuda üstleneceği rol ise hayati. Bugün tarımda suyu daha verimli kullanan her yöntem, gelecek nesillerin sağlıklı bir dünyada yaşayabilmesine katkı sağlıyor. Hem küçük üreticilerin hem de büyük tarım işletmelerinin su tasarrufu konusunda yapabileceği değişiklikler, suyun geleceğini şekillendirecek en büyük faktörlerden biri olacak.

Bu Dünya Su Günü'nde, suyun gerçek değerini bilmek, su kaynaklarını bilinçle kullanmak ve doğayla uyumlu bir gelecek inşa etmek için bir adım daha atalım. Besler Şifa olarak, su kaynaklarının korunmasını ve sürdürülebilir tarımı destekliyoruz. Su kaynaklarımızın korunması için yapacağımız her şey, sadece bugünkü yaşamımız için değil, geleceğimiz için de büyük bir adım olacak.

Tüm okuyucularımızın Dünya Su Günü kutlu olsun! Suya değer verelim, çünkü su yaşam demektir.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Türkiye 2024'te En Çok Psikolojik Destek Aradı, Neden?

2024 yılına ait sağlık sektörü verileri, Türkiye'de en çok hangi branşlara başvurulduğunu ortaya koydu. Dijital sağlık platformu Doktor Takvimi tarafından 200 binden fazla hekim ve uzman profili incelenerek hazırlanan rapora göre, 2024 yılında en fazla psikolojik destek talep edildi.

Psikoloji İlk Sırada

Raporda, psikoloji branşı %20 oranıyla ilk sırada yer aldı. Psikolojiyi sırasıyla şu branşlar takip etti:

  • Kadın Hastalıkları ve Doğum: %12,2
  • Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları: %8,8
  • Psikiyatri: %8
  • Diş Hekimliği: %5,1
  • Dermatoloji: %5,1
  • Diyetisyenlik: %4,9
  • Kulak Burun Boğaz: %3,8
  • Ortopedi ve Travmatoloji: %2,3
  • Üroloji: %2,2

Doktor Takvimi platformu üzerinden 2024 yılında toplamda 408 bin randevu alındı. Platform, yılda 80 milyon ziyaretçi sayısına ulaşarak Türkiye'nin en büyük online sağlık hizmeti sağlayıcılarından biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Eskişehir Zirvede

Nüfusa oranla en fazla randevu alınan şehirler sırasıyla Eskişehir, Kocaeli ve Denizli oldu. Eskişehir'in birinci sırada yer almasının, genç nüfusun yoğunluğu ve dijital platformlara olan yatkınlıkla bağlantılı olduğu belirtildi. Buna karşın, Muş, Bitlis ve Kilis gibi illerde sistem üzerinden hiç randevu alınmadı. Araştırmacılar, bu durumun söz konusu illerde özel hastane sayısının azlığıyla ilişkili olduğunu ifade etti.

Psikolojik Desteğe Talep Artışı

Doktor Takvimi Türkiye Ülke Müdürü Hakan Türkoğlu, psikolojiye olan yoğun talebin ülkenin devam eden stresli ve sıkıntılı süreçlerinden kaynaklandığını belirtti. Türkoğlu, "2024 yılında psikoloji, 2023'te olduğu gibi en çok randevu alınan branş oldu. Bu, toplumun ruh sağlığına yönelik ihtiyaçlarının devam ettiğini gösteriyor. Ayrıca, çocuk sağlığı branşının bu yıl ilk beşte yer alması, çocuk hastalıklarındaki artışla bağlantılı olabilir. Platformumuzun ziyaretçi sayısının 73 milyondan 80 milyona yükselmesi ise başarımızın en büyük göstergesidir," dedi.

Besler Şifa olarak bitkisel kozmetik ve doğal yaşam ürünleri olarak sıkıntı ve strese çözümlerimize bakalım. 50 den fazla ürünümüzle hizmetinizdeyiz.

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



Sosyal Medya ile Tanışma Yaşı: 13 mü, 16 mı?

Sosyal Medya ile Tanışma Yaşı: 13 mü, 16 mı?

Sosyal medya ve akıllı telefonlar hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelirken, bu teknolojilerin çocuklar üzerindeki etkileri de giderek daha fazla tartışılıyor. Çocukların dijital dünyaya ne zaman adım atması gerektiği konusu, aileler, uzmanlar ve hükümetler için kritik bir soru.

Avustralya’nın 16 yaşından küçükler için sosyal medya yasağı getirmesi, bu konuda atılan en radikal adımlardan biri. Türkiye’de de benzer bir düzenleme için çalışmalar sürerken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların sosyal medya kullanımına yönelik modeller geliştirmek üzere bir komisyon kurdu.

Peki, sosyal medya ile tanışma yaşı kaç olmalı?


Uzmanlar Ne Diyor?

Uzmanlar, sosyal medyanın çocuklar ve ergenler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Doç. Dr. Herdem Aslan Genç, sosyal medyanın yoğun kullanımının ergenlerde kaygı, depresyon, yeme bozuklukları ve uyku problemlerine yol açtığını belirtiyor. Ayrıca, dijital zorbalık, manipülasyon ve siber suçlar gibi risklere de daha açık hale geldiklerini vurguluyor.

Türk Psikologlar Derneği’nden Ecem Demirtürk ise sosyal medya ile tanışma yaşının gelişimsel ihtiyaçlara ve dijital beceri düzeylerine uygun olarak belirlenmesi gerektiğini söylüyor. 13 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımının önerilmediğini ifade ediyor.


Dünyadan Örnekler

Dünyanın farklı ülkelerinde sosyal medya kullanımı için yaş sınırları şu şekilde düzenlenmiş durumda:

  • Norveç: Yaş sınırını 13’ten 15’e çıkarma önerisi var.
  • AB Ülkeleri: 16 yaş altındaki çocukların kişisel verilerinin işlenmesi için ebeveyn onayı gerekiyor; ancak üye ülkeler bu sınırı 13’e düşürebiliyor.
  • Fransa: 15 yaş altındakilerin sosyal medya hesabı oluşturması için ebeveyn izni şartı getiren yasa çıkarıldı.
  • Almanya: 13-16 yaş arasındaki çocuklar ebeveyn izni ile sosyal medya kullanabiliyor.
  • İtalya: 14 yaş altındakiler için ebeveyn izni gerekiyor, okullarda akıllı telefon kullanımı yasaklandı.
  • İrlanda: 16 yaş altına akıllı telefon yasağı tartışılıyor.
  • Yunanistan: Öğrenciler okullarda telefonlarını çantalarından çıkaramıyor.

Besler Şifa’dan Öneriler

Doğal yaşamın bir parçası olarak, çocukların teknolojiyle dengeli bir ilişki kurmalarını desteklemek çok önemli. Çocukların erken yaşta dijital dünyaya adım atmaları, fiziksel ve ruhsal sağlıkları üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.

Bizler, Besler Şifa olarak, çocukların doğayla daha fazla zaman geçirmesini, ekranlardan uzaklaşıp gerçek hayatla bağ kurmalarını öneriyoruz. Ebeveynlere, çocuklarıyla birlikte açık hava etkinlikleri düzenlemelerini, doğal yaşamı keşfetmelerini ve ekran başında geçirilen zamanı sınırlamalarını tavsiye ediyoruz.

Sosyal medya ile tanışma yaşı konusunda karar verirken, her çocuğun bireysel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak ve onlara sağlıklı bir dijital deneyim sunmak için rehberlik etmek önemlidir.

Doğanın ve sağlıklı yaşamın gücüyle, çocuklarımız için daha dengeli bir gelecek inşa edebiliriz. 🌿

.......................

BESLER ŞİFA- "Doğallığın tam adresi"

Bitkisel kozmetik, aromaterapi ve kişisel bakım ürünleri, şifalı krem ve aromatik yağlar için bizi takip edebilirsiniz. Tüm ürünlerimiz doğal, bitkisel, helal ve Sağlık Bakanlığı (ÜTS) onaylıdır.

İnstagram Vitrin www.instagram.com/beslersifa

Hepsiburada Mağazası https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa

Trendyol Mağazası: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0

aZall.com Mağazası: https://www.azall.com/besler-sifa/

Ürün, hizmet ve projelerimizle Ankara Sincan'daki atölyemize bekleriz.



© beslersifa.com | Her hakkı sağlıklıdır.
Coded by @suleymancetinx | ile yapılmıştır.